Mılığını yıkmak nedir, Mılığını yıkmak ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Sevinmediğini belli etmek, kırgın durmak, surat etmek.

Mılığını yıkmak kısaca anlamı, tanımı

Mılı : Az ıslak, yaş. Topaç

Yıkma : Yıkmak işi.

Yıkmak : Kurulu bir şeyi parçalayarak dağıtmak, bozmak, tahrip etmek. Yıkımına yol açmak, mahvına sebep olmak. İnsan, hayvan ya da ağaç devirmek. (-i, -e) mec. Herhangi bir suç, iş vb.ni birine yüklemek. Yük indirmek. Bir yana eğmek. Birine yüklemek.

Sevinme : Sevinmek işi.

Kırgın : Bir kimseye gücenmiş, gönlü kırılmış olan. Toplu ölümlere yol açan bulaşıcı hastalık. Gücenmiş, gönlü kırılmış bir durumda.

Durmak : Hareketsiz durumda olmak. Ara vermek. Varlığını sürdürmek. Birisinin malı olarak bulunmak ya da o malla ilişkisi olmak. İşlemez olmak, çalışmamak. Dinmek, kesilmek. Bir konuyla çok ilgilenmek, üstüne düşmek. Beklemek, dikilmek. Bir yerde olmak veya bulunmak. Yaşamak. Bir yerde bir süre oyalanmak, eğlenmek, eğleşmek, tevakkuf etmek. Kalmak. Belli bir durumda, bir görevde bulunmak. Var olmak. Kök veya gövdeleri sonuna -a (-e) zarf-fiil eki almış fiillere gelerek süreklilik bildiren birleşik fiiller oluşturur: Çalışadurmak, bakadurmak, getiredurmak, yiyedurmak gibi.

Kırgı : Dağ eteği. Dağ ve yaylaların yalçın, sarp, keskin yerleri. Taşlık arazi : Kırgıda sürü otlar mı?. [Bakınız: kıran]. Bayır yer. Şahin kuşu. Atmaca : Kırgı tavukları kaptı. Gövdeden ayrılmış ve yaprağı dökülmüş ince ağaç dalı. Kumaşa yapılan pili : Entarinin kırgıları iyi olmamış. Kuru otun hayvanın yemediği kalın kısmı. Küçük parça: Odunun kırgısı.

 

Sevin : “Sevinç duy, hep neşeli ve sevinçli ol” anlamında kullanılan bir isim”.

Surat : Yüz. Soğuk davranma. Somurtkanlık, asık yüzlülük.

Belli : Beli olan. Bilinmedik bir yanı olmayan, malum. Belirli, muayyen. Gizli olmayan, ortada olan, anlaşılan, bedihi, zahir, aşikâr.

Etmek : Bir işi yapmak. "İyi, kötü" zarflarıyla birlikte davranmak. Demek, söylemek. Eşit değer kazanmak. Birini bir şeyden yoksun bırakmak. Küçük ya da büyük abdestini yapmak. Bulmak, erişmek. Herhangi bir değerde olmak. Kötülükte bulunmak.

Durma : Durmak işi.

Sevi : Aşk.

Etme : Etmek işi.

Sura : Yumuşak ince bir tür ipekli kumaş. Bu kumaştan yapılan.

Kırg : Kırk.

Diğer dillerde Mıknatıssal yönelme anlamı nedir?

İngilizce'de Mıknatıssal yönelme ne demek ? : magnetic particle orientation, orientation of magnetic particle