Magnified türkçesi Magnified nedir

Magnified ile ilgili cümleler

English: She magnified her sufferings.
Turkish: O acılarını abarttı.

Magnified ingilizcede ne demek, Magnified nerede nasıl kullanılır?

Overmagnified : Fazlasıyla büyük göstermek. Aşırı büyütmek. Aşırı genişletmek.

Unmagnified : Büyütülmemiş. Abartılmamış. Genişletilmemiş.

Magnifier : Büyüteç. Büyütücü.

Magnifier knob : Büyüteç düğmesi. Bazı almaçlarda, görüntünün ayrıntılarını daha iyi izleyebilmek için resmin orta bölgesini büyülten düzeni çalıştıran düğme. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Magnifiers : Büyüteç. Büyütücü.

Overmagnifies : Fazlasıyla büyük göstermek. Aşırı büyütmek. Aşırı genişletmek.

Magnificence : Azamet. İhtişam. Tantana. Debdebe. Saltanat. Görkem.

Magnificent : Olağanüstü. Görkemli. Azametli. Nefis. Fevkalade. Debdebeli. Şahane. Muhteşem. Olağanüstü güzel. Harika.

Magnificently : Müthiş bir şekilde. Çok iyi bir şekilde. İhtişamla. Harika bir şekilde. Muhteşem bir şekilde.

Magnifical : Muazzam. Muhteşem.

İngilizce Magnified Türkçe anlamı, Magnified eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Magnified ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Aggrandizes : Çoğaltmak. Yüceltmek. Artırmak.

Enlarged : Genişlemiş. Daha büyük yapılmış. Büyüyebilen. Süresi uzatılabilen. Genişletilmiş. Büyültülebilen. Ebatı büyütülmüş. Arttırılabilen. Çoğaltılmış.

Augment : Arttırmak. Artırmak. Değerlendirmek. Büyümek. Uzamak. Çoğaltmak. Değerlenmek. Çoğalmak. Uzatmak.

Building up : Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Artırmak. Geliştirmek. Kuvvetlendirmek. Kurmak. Eksiciklerin üst üste kabuklara konarak oluşturdukları yapı. Katyapı. Koloninin gelişimi.

Color : Çarpıtmak. Üçlü benek. Bkz.colour. Yüzü kızarmak. Renklendirmek. Renk değiştirmek. Renkli almaçların görüntülüklerinin iç çeperinde bulunan ve her biri, renkli noktalardan üçünün bir üçgen biçiminde yan yana gelmesinden oluşan benek. Belirli dalga uzunluğundaki elektromıknatıs ışınımın gözün ağkatında yarattığı etkinin, merkez sinir dizgesince yorumundan doğan durum. Renközü. Boya.

Beslaver : Öve öve bitirememek. Yaltaklanmak. Yağ çekmek.

Enthroning : Kalbinde veya zihninde bir kimseye yüksek yer verme. Başına taç etmek. Taç giydirmek. Tahta çıkarmak. Tahta çıkartma.

Bring up : Beslemek. Durduruvermek. Paylamak. Azarlamak. Yetiştirmek. Kusmak. Bahis açmak. Çocuk yetiştirmek. Çocuklardan sakınmak.

Balloon : Şişmek. Balon gibi şişmek. Balonla uçmak. Şişirmek. Zam yapmak. Havadan atmak. Havadan atmak (top). Küre. Balon gibi olmak. Balon.

Magnified synonyms : accord praise, cry up, amplifies, aggrandized, enthrone, boosts, exaggerative, nurtured, amplify, belaud, emblazons, aggrandize, carry things too far, acclaiming, bragged, aggrandised, dropped, be a father to, adorn, come it too strong, beefed up, acclaim, carry to excess, celebrating, build up, celebrate, emblazoned, boost, brag, augments, balloons, emblazon, breed.

Magnified zıt anlamlı kelimeler, Magnified kelime anlamı

Decreased : Azaltılmış. Eksilmek. İnmek. Azaltmak. Azalmış. Azalmak. Eksiltmek. Küçülmek. Düşmek. Küçültmek.