Make a man türkçesi Make a man nedir

  • Adam etmek.

Make a man ile ilgili cümleler

English: This cruel cold could make a man afraid of his own voice.
Turkish: Bu zalim soğuk bir adamı kendi sesinden korkutabilirdi.

English: It is easy to make a man one's friend, but hard to keep him so.
Turkish: Bir insanı birinin arkadaşı yapmak kolaydır fakat onu öyle sürdürmek zordur.

Make a man ingilizcede ne demek, Make a man nerede nasıl kullanılır?

Make : Olmak. Yaratmak. Düzeltmek. Yapılış şekli. Düdüklemek. Yapmak. Meydana getirmek. Kapatmak (devreyi). Marka. Kazanç.

A : Belirli bir tür veya nitelikteki. En iyi kaliteyi simgeleyen harf. En yüksek not. (herhangi) bir. Pek iyi. La (müzik terimi). İngiliz alfabesinin birinci harfi. Argonun simgesi. Atom ağırlığı. Miktar belirtir.

Man : Düşünme ve konuşma yetileri olan bilinçli, toplumsal canlı. Adam. Belirli bir iş için yeterince insan olmak. Erkek. İnsan. Yeterince insan olmak. Adam vermek. Adam atamak. Adam yerleştirmek.

Make a man of : Adam etmek. (erkek için) adam olmak.

Make a backup : Yedeklemek.

Make a blunder : Nane yemek. Gaf yapmak. Baltayı taşa vurmak. Pot kırmak. Falso yapmak.

Make a beeline for : Dosdoğru ve çabucak gitmek. Doğruca gitmek. Kestirmeden gitmek. Dosdoğru bir yere gitmek. -e hemen gitmek.

Make a big stink : Kıyameti koparmak. Olay çıkarmak.

 

Make a bid : Teklif götürmek. Çaba harcamak. Teklif geçmek. Pey sürmek.

Make a bargain : Bir işi bağlamak. Anlaşmaya varmak. Anlaşmak. Mutabık kalmak. Anlaşmak (pazarlık).

İngilizce Make a man Türkçe anlamı, Make a man eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Make a man ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Civilize : Uygarlaştırmak. Kibarlaştırmak. Uygarlaşmak. Aydınlatmak. Medenileştirmek.

Bring to heel : Denetimi altına almak. Boyunduruk altına almak. Dize getirmek.

Make a man of : (erkek için) adam olmak.

Chastises : Eleştirmek. Azarlamak. Sopa atmak. Dayakla cezalandırmak. Pataklamak. Suçlamak (ağır biçimde). Dayak atmak. Ağır biçimde suçlamak. Cezalandırmak (dayakla).

Civilizes : Uygarlaşmak. Medenileştirmek. Kibarlaştırmak. Uygarlaştırmak. Aydınlatmak.

Put in order : Sıraya sokmak. Düzenleme getirmek. Sıraya koymak. Sıralamak. Hale yola koymak. Düzenlemek. Tanzim etmek. Düzene koymak. Düzene sokmak.

Set to rights : Sıraya sokmak. İyileştirmek. Düzeltmek. Düzenli şekle getirmek. Sırayla yapmak.

Civilise : Uygarlaştırmak. İşlemek (toprak). İlerletmek. Geliştirmek. İnsancıllaştırmak. Aydınlatmak. İnceltmek. Eğitmek. Okutmak.

Rectifies : Doğrultmak. Düzeltmek. Doğru akıma çevirmek. Uzunluğunu ölçmek (eğri). Taşlamak. Damıtmak. Rektifıye etmek. Tasfiye etmek. Arıtmak.

Make a man synonyms : bring up well, rectify, civilizing, chastise, lick into shape.