Make a phone call türkçesi Make a phone call nedir

  • Telefonla aramak.
  • Çağrı yapmak.
  • Telefon açmak.

Make a phone call ile ilgili cümleler

English: I want to make a phone call.
Turkish: Ben bir telefon görüşmesi yapmak istiyorum.

English: I need to make a phone call.
Turkish: Bir telefon araması yapmam gerekiyor.

English: I didn't make a phone call either.
Turkish: Telefon görüşmesi de yapmadım.

English: Ali left the room to make a phone call.
Turkish: Ali bir telefon görüşmesi yapmak için odadan ayrıldı.

English: I have to make a phone call.
Turkish: Ben bir telefon görüşmesi yapmak zorundayım.

Make a phone call ingilizcede ne demek, Make a phone call nerede nasıl kullanılır?

Make : Yapı. Meydana getirmek. Kazanç. Eylemek. Yapmak. Verim. Yaratmak. Biçim. Düzeltmek. Zorlamak.

A : Belirli bir tür veya nitelikteki. En yüksek not. La (müzik terimi). (herhangi) bir. Atom ağırlığı. Pek iyi. Amperin simgesi. Argonun simgesi. Herhangi bir. En iyi kaliteyi simgeleyen harf.

Phone : Çınka. Çınkalamak. Alısün. Telefonla aramak. Hoparlör. Telefon etmek. Sesbirimcik. Selenli sesbirimbirim. Çınka etmek. Telefon.

Call : Adamla getirtme. Seslenmek. Dava açmak. Adlandırılmak. Söylemek. Aramak (telefon). Telefon etmek. Uyandırmak. Ziyaret etmek. Çağrı.

Accepted a phone call : Telefon çağrısına cevap vermiştir. Bir çağrıyı kabul etmek. Çağrı kabul etmiştir.

 

Waited for a phone call : Telefon gelmesinin bekledi. Telefon bekledi. Belli bir telefonun gelmesini umdu.

Make a bargain : Anlaşmak. Mutabık kalmak. Bir işi bağlamak. Anlaşmak (pazarlık). Anlaşmaya varmak.

Make a backup : Yedeklemek.

Make a bed : Yatak yapmak.

İngilizce Make a phone call Türkçe anlamı, Make a phone call eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Make a phone call ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Call up : Getirtmek. Gelmesini sağlamak. Telefon etmek. Hatırına gelmek. Hatırlatmak. Alısünlemek. Silah altına almak. Zeng vurmak. Orduya çağırmak.

Summoning : Çağırtmak. Çağırmak. Celp etmek. Gelmesini emretmek. Çağırma. Toplamak.

Summon : Celbetmek. Gelmesini emretmek. Çağırmak. Celp etmek. Emirle davet etmek. Davet etmek. Resmen emirle çağırmak. Toplamak. Çağırtmak.

Dial : (telefon) numaraları çevirmek. Tuşlamak. Çevirmek. Telefon numarası çevirmek. Göstermek. Telefon numaralarını çevirmek. Numara çevirmek. Aramak. Telefon çevirmek.

Get in touch with : İrtibat kurmak. İle temasa geçmek. İlişki kurmak. Telefon numaralarını çevirmek. Bağlantı kurmak. Telefon etmek. Temasa geçmek. Bağlantıya geçmek. Temas etmek. İrtibata geçmek.

Telephone : Telefon etmek. Alısün. Zeng etmek. Telefon. Telefonda söylemek. Çınka. Alısünlemek. Telefon ile konuşmak.

Ring up : Otomatik yazar kasaya işlemek. Telefon etmek. Alısünlemek. Açmak. Birisine telefon etmek. Çaldırmak (telefonla arayarak).

Dials : Aramak (telefon). Telefon etmek. Aramak. Numara çevirmek. Telefon çevirmek. Telefon numarası çevirmek. Göstermek. (telefon) numaraları çevirmek. Tuşlamak.

Summoned : Toplamak. Çağırmak. Çağırtmak. Gelmesini emretmek. Celp etmek.

Phone : Telefon. Alısün. Çınka etmek. Çınka. Basit ses. Telefon etmek. Selenli sesbirimbirim. Zeng etmek. Sesbirimcik.