Make allowance türkçesi Make allowance nedir

  • Anlayış göstermek.

Make allowance ile ilgili cümleler

English: You should make allowances for her age.
Turkish: Onun yaşına göre harçlık vermelisin.

English: The lawyer asked the judge to make allowance for the age of the accused.
Turkish: Avukat yargıca suçlananların yaşlarını göz önünde tutmasını rica etti.

English: You must make allowance for his inexperience.
Turkish: Onun deneyimsizliğini hesaba katmalısın.

Make allowance ingilizcede ne demek, Make allowance nerede nasıl kullanılır?

Make : Düdüklemek. Marka. Olmak. Verim. Eylemek. Hesap etmek. Meydana getirmek. Hazırlamak. Yaratmak. Kazanç.

Allowance : Gecikme, açık verme ya da herhangi bir dokunca nedeniyle alacaklısınca kabul edilen vazgeçme ya da indirim. Aylık. Handikap (spor terimi). Pay. İndirim. Göz önünde tutma. Hesaba katma. Müsaade. Sağlanan para. Ağırlık düşümü, tartı azalımı ya da başka tür etkenlerle alıcının uğrayacağı yitirceyi karşılamak için satıcı yönünden kendisine verilen mal artığı ya da satış değerinde yapılan indirim.

Make allowance for : Hesaba katmak. Dikkate almak.

Make allowances for : Göz önünde bulundurmak. Hesaba almak. Göz önüne almak. Göz önünde tutmak. Dikkate almak. İzin vermek. Hesaba katmak.

Make tracks : Sıvışmak. Acele gitmek.

 

Make good : Tazmin etmek. Yerine getirmek.

İngilizce Make allowance Türkçe anlamı, Make allowance eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Make allowance ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Show consideration : Saygı göstermek.

Empathizes : Empatiyle yaklaşmak. Karşısındakinin duygularını hissetmek. Karşısındakinin duygularını anlayıp paylaşmak.

Understand : Kavramak. Başa düşmek. Çakmak. Anlayışlı olmak. İyi anlamak. Sezinlemek. Yorumlamak. Anlayışla karşılamak. Öğrenmek.

Empathise : Karşısındakinin duygularını anlayıp paylaşmak. Anlayış göstermek (empathize olarak da yazılır). Anlayışla karşılamak. Empatiyle yaklaşmak. (britanya ingilizcesi) empatiyle yaklaşmak.

Empathize : Karşısındakinin duygularını hissetmek. Karşısındakinin duygularını paylaşmak. Empatiyle yaklaşmak. Karşısındakinin duygularını anlayıp paylaşmak.

Make allowance synonyms : be tolerant.