Make for türkçesi Make for nedir
- -e doğru yol almak.
- (sonucu olarak) meydana gelmek.
- -e doğru yol alma.
- -e doğru gitmek.
- Yol almak.
- Kapağı atmak.
- -e neden olmak.
- Hareket etmek.
- Yolunu tutmak.
- -e yönelmek.
Make for ile ilgili cümleler
English: They promised him he'd make fortunes off of his penny stocks.
Turkish: Onlar ona, peni stoklarının kısmetlerinin kaçacak olduğuna söz verdiler.
English: What are you going to make for dinner?
Turkish: Akşam yemeği için ne yapacaksın?
English: Gilded reins do not make for a better horse.
Turkish: Yaldızlı dizginler daha iyi bir at yapmazlar.
English: What'll you make for lunch tomorrow?
Turkish: Yarın öğle yemeği için ne yapacaksın?
English: I wonder what to make for dinner.
Turkish: Akşam yemeği için ne yapacağımı merak ediyorum.
Make for ingilizcede ne demek, Make for nerede nasıl kullanılır?
Make : -e neden olmak. Hesap etmek. Erişmek. Meydana getirmek. Düzeltmek. Yapılış şekli. Kapatmak (devreyi). Olmak. Çeşit. Eylemek.
For : Çünkü. -den dolayı. Diye. Karşılığında. Bir takımyıldızın adı. Zarfında. -e karşı. -dır. Olarak. Nedeniyle.
Make for home : Eve koşmak. Evin yolunu tutmak.
Make formal : Resmileştirmek.
Make formless : Şekilsizleştirmek.
Make tracks : Sıvışmak. Acele gitmek.
İngilizce Make for Türkçe anlamı, Make for eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Make for ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Departs : Gitmek. Yolundan sapmak. Vefat etmek. Caymak. Ölmek. Ayrılmak. Ayrılmak (uçak vb). Kalkmak. Uzaklaşmak.
Cruises : Gemi ile dolaşmak. Sokaklarda dolaşarak müşteri aramak (fahişe). Gemiyle gezmek. Dolaşmak. Seyretmek. Turistik gemi yolculuğu. Dolaşmak (taksi şoförü taksi müşteri arayarak). Gemi gezisi. Gezinmek.
Bob : Çabuk eğip kaldırmak. Aşağı yukarı hareket etmek. Kısa kesmek (saç). Kısa saç modeli. Sallamak. Kısa kesmek. Sallanmak. Aşağı yukarı sallanmak. Yarış kızağı.
Cause : Neden. Yol açmak. Sebep vermek. Sebep olmak. İlke. Belli bir etki, bir devinim ya da değişime yol açan şey, bir olaya zorunlu olarak öngelen koşul. Sebep. Meydan vermek.
Trigger : -e yol açmak. İnfilak ettirmek. Patlatmak. Tetik. Harekete geçirmek. Tetiklemek. Neden olmak. Tetiği çekip ateşlemek. Başlatmak.
Take refuge in : -e sığınmak. Sığınmak. İltica etmek.
Induce : Tüme varmak. Teşvik etmek. Kışkırtmak. Uyarmak. Sebep olmak. -e ikna etmek. Neden olmak. İkna etmek. Sonuç çıkarmak. Kandırıp bir şey yaptırmak.
Make way : Yol açmak. Öne geçmek. Yol vermek. İlerlemek.
Make tracks for : Gitmek üzere ayrılmak. Yol tutmak. -e doğru hızla gitmek veya yol almak.
Make for synonyms : make, budged, budging, budges, provoke, budge, betake oneself to, acted, move forward, itinerate, provokes, cruised, act, wending, depart, wended, comport oneself, have recurrence to, headed for, behaving, behaves, take the road, cruise, conduct oneself, excite, travel, get down to, make headway, head for, behave, comport oneslf.

Bu kısımda Make for kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Make for ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Make for anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Make for ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.