Trigger türkçesi Trigger nedir

  • Başlatmak.
  • Patlatmak.
  • -e yol açmak.
  • -e neden olmak.
  • Tetik.
  • Zemin hazırlamak.
  • Bilgisayar alanında kullanılır.
  • Harekete geçirmek.
  • Neden olmak.
  • İnfilak ettirmek.
  • Tetiği çekip ateşlemek.
  • Tetiklemek.

Trigger ile ilgili cümleler

English: Ali took his finger off the trigger and lowered his gun.
Turkish: Ali parmağını tetikten çekti ve silahını indirdi.

English: Ali didn't pull the trigger.
Turkish: Ali tetiği çekmedi.

English: He said that he pulled the trigger to save Tom's life.
Turkish: O, Tom'un hayatını kurtarmak için tetiği çektiğini söyledi.

English: Ali couldn't bring himself to pull the trigger.
Turkish: Ali tetiği çekmek için kendini ikna edemedi.

English: Ali took his finger off the trigger and put his pistol back in its holster.
Turkish: Ali parmağını tetikten çekti ve tabancasını kılıfına geri koydu.

Trigger ingilizcede ne demek, Trigger nerede nasıl kullanılır?

Trigger circuit : Tetikleme devresi. Tetikleyici devre.

Trigger guard : Tetik köprüsü. Tetik mahfazası. Tetik korkuluğu.

Trigger happy : Sorumsuz. Tetiği çekmeye hazır. Mecburi atış. Savaşçı.

Trigger man : Gangster.

Trigger mechanism : Tetik mekanizması.

Trigger pulse : Tetikleme darbesi. Tetikleme vurumu.

Triggering off : Başlatmak. Tetiklemek.

Triggered update : Tetiklenmiş günleme.

 

Hair trigger : Hemen tepki veren. Kolaylıkla aktive edilen. İncelikle ayarlanmış.

Triggered : Başlatmak. Neden olmak.

İngilizce Trigger Türkçe anlamı, Trigger eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Trigger ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abort sequence : Durdurma dizisi.

Clouted : Vurmak. İndirmek. Güç. Prestij. Torpil. İndirmek (argo terim). Nüfuz. Paçavra. Darbe.

Busted : İflas etmek. Vurmak. Tutuklamak. Kırmak. İflas ettirmek. Rütbe indirmek. Kırılmış. Becerememek. Tartışmak. Tutuklanan.

Provokes : Sebep olmak. Kızdırmak. Ateşlemek. Kızıştırmak. Provoke etmek. Öfkelendirmek. Çıkarmak. Dürtmek. Üstüne varmak.

Busting : Becerememek. Vurmak. Bozmak. İflas etmek. Kırmak. İflas ettirmek. Bozulmak. Tartışmak. Rütbe indirmek.

Began : Doğmak. Koyulmak. Başlamak. Girişmek. Önayak olmak. Meydana gelmek.

Agile : Çevik. Levent. Hareketli. Kıvrak. Atik. Becerikli. Faal.

Precipitate : Aceleci. Çökeltmek. Düşürmek. Sürat vermek. Acele. Yağmak. Apar topar. Hızlandırmak. Çökelmek.

Abnormal end : Olağandışı sonlanma.

Set the stage for : Zemini hazırlamak.

Trigger synonyms : pioneer, gun trigger, ac adapter, pass, bestirring, spark, arouses, sparked, brought, clout, blow up, induce, burst, nimble, spark off, deal, get the ball rolling, lever, actuated, begin singing, access mechanism, detonated, bestirred, bring along, begotten, get the show on the road, abbreviate, acception, stimulates, clouting, take place, touch off, begins.

Trigger zıt anlamlı kelimeler, Trigger kelime anlamı

Responsible : Sorumlu. Yükümlü. Mesuliyetli. Mesul. Sorumluluk sahibi. Sorumluluk gerektiren. Emin. -den sorumlu. Güvenilir. Sağlam.

Mild : Ilıman (iklim). Yumuşak. Zarif. Ilık. Ilımlı. Mazlum. Nazik. Halim. Kibar. Yavaş.

Trigger ingilizce tanımı, definition of Trigger

Trigger kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A catch to hold the wheel of a carriage on a declivity.