Make noise türkçesi Make noise nedir

  • Gürültü etmek.
  • Gürültü yapmak.
  • Gürültü çıkarmak.

Make noise ile ilgili cümleler

English: The teacher is angry, so please do not make noise in the classroom!
Turkish: Öğretmen kızgın, lütfen sınıfta gürültü yapmayın!

English: Don't make noise here.
Turkish: Burada gürültü yapmayın.

English: Don't make noise while eating soup.
Turkish: Çorba içerken ses çıkarma.

English: Don't make noise!
Turkish: Gürültü yapmayın!

English: Don't make noise when you eat soup.
Turkish: Çorba yerken gürültü yapma.

Make noise ingilizcede ne demek, Make noise nerede nasıl kullanılır?

Make : Yapı. Çeşit. Erişmek. Hesap etmek. Eylemek. Verim. Zorlamak. Yaratmak. -e neden olmak. Düdüklemek.

Noise : Patırtı. Kısa devre. Gürültü etmek. Ses. Titreşimli düzenli olmayan sesler. boğumlanmaları sırasında tonlu ve tonsuz hışırtı niteliği taşıyan z, s ünsüzleri ile tonlu ve tonsuz patlama niteliği taşıyan b, p ünsüzleri titreşim açısından birer gürültü sesidir. Velvele. Yükselteç çıktısında gözlenen ve imlem girdisinde çeşitli nedenlerden kaynaklanan, asalak birleşenlerin yükseltilmesinden ileri gelen uyumsuz sesler. Şamata. Ses çıkarmak. Zımbırtı.

Make noises : Bahsetmek. Söz etmek.

Make noises about : Söz etmek.

 

Make tracks : Acele gitmek. Sıvışmak.

Make good : Tazmin etmek. Yerine getirmek.

İngilizce Make noise Türkçe anlamı, Make noise eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Make noise ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dinning : Çınlamak. Söyleyip durmak. Yankılanmak. Tekrar tekrar söylemek. Kafasını şişirmek (argo terim) gürlemek.

Clamour : Patırtı. Yaygara koparmak. Bağırıp çağırmak. Çığlık. Velvele. Gürültü. Feryat etmek. Yaygara. Feryat.

Bang : Güm diye çarpmak (argo terim). Gürültülü bir şekilde vurmak. Yatmak. Çarpmak. Sevişmek. Küt diye çarpmak. Güm diye çarpmak. Hızla çarpmak. Küt diye çarpmak (argo terim).

Crashes : Gürlemek. İflas etmek. Düşmek. Kırılma. Gürültüyle çarpmak. Çarpmak. İflas bayrağını çekmek. Kırılmak. Hızla iflas etmek (işyeri). Gürültüyle düşmek.

The clash : Çatırdamak. Bindirmek. Birbirine gitmemek. Anlaşamamak. Esas olarak 1970 ve 1980'lerde aktif olan ingiliz punk müzik grubu. Uyuşmamak. Çarpışma. Çatışmak. Çarpışmak.

Kick up a row : Hır çıkarmak. Patırtı çıkarmak. Kavga çıkarmak. Ortalığı birbirine katmak. Yeri göğü inletmek. Kıyameti koparmak. Çıngar çıkarmak. Karışıklık çıkarmak.

Clamored : Bağırıp çağırmak. Yaygara. Gürültü. Çığlık. Haykırma. Feryat. Haykırmak. Feryat etmek. Yaygara koparmak.

Crashed : Düşmek. Sabahlamak. Kırılmak. Parçalanmak. İflas etmek. Davetsiz olarak gitmek. Batmak. Çarpmak. Gürültüyle düşmek.

Make noise synonyms : make a racket, be too noisy, dinned, clamor, making noise, rows, din, crash, make a noise, bang about, clashed, row, clamouring, clamoring, made noise, kick up a shine, rowed, clash, clamors, clamours, clamoured.