Make progress türkçesi Make progress nedir

  • İlerleme göstermek.
  • İlerleme kaydetmek.
  • Gelişme göstermek.
  • Yürümek.
  • Gelişim göstermek.
  • İyiye doğru gitmek (hasta).
  • İlerlemek.
  • Başarı kaydetmek.
  • Gelişme kaydetmek.
  • Aşama kaydetmek.

Make progress ile ilgili cümleler

English: We make progress only one step at a time.
Turkish: Tek seferde sadece bir adım ilerliyoruz.

Make progress ingilizcede ne demek, Make progress nerede nasıl kullanılır?

Make : Zorlamak. Hesap etmek. Düdüklemek. Verim. Biçim. Erişmek. Marka. Çeşit. Kazanç. Yaratmak.

Progress : İlerleme. Devam etmek. Gelişme. Kalkınmak. Gelişim göstermek. Gelişim. İleri gitmek. İyileşme. Devam etme. Kalkınma.

Make tracks : Sıvışmak. Acele gitmek.

Make good : Yerine getirmek. Tazmin etmek.

Make a backup : Yedeklemek.

Make a bargain : Bir işi bağlamak. Anlaşmak. Anlaşmak (pazarlık). Mutabık kalmak. Anlaşmaya varmak.

İngilizce Make progress Türkçe anlamı, Make progress eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Make progress ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Gain : Çoğalmak. Fizik, gitar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. (saat) ileri gitmek. Bir elektronik dizgede ya da bu dizgenin yükselteç gibi bir bölümündeki im gücünde artış. (genellikle çıkış gücünün, giriş gücüne desibel oranıyla belirtilir). Kar etmek. Kazanç. İleri gitmek (saat). Bir elektrik akını ya da geriliminin yükseltim oranı. telsiz iletişiminde akımmıknatıssal dalgaların gücünü yükseltme oranı. Sağlamak.

 

Get ahead : Tasarruf etmek. İlerleyerek diğerlerinin önüne geçmek. Önde olmak. Başarılı olmak. Maddi olarak daha iyi bir duruma gelmek. Para biriktirmek. Öne geçmek. Başarmak.

Gain ground : Güçlü ve önemli duruma gelmek. Önemi artmak. Rağbet kazanmak. Mesafe katetmek. Mesafa almak. Mesafe kaydetmek. Mesafe almak. İyiye gitmek (hastanın durumu). İleri gitmek.

Flourished : Savurmak. Sağlıklı olmak. Süslemek. Güzelleşmek. Zenginleşmek. Büyümek. Süslü konuşmak. Abartılı jestler yapmak. Yıldızı parlamak.

Cover ground : İleri doğru hareket etmek. Uzun yol kat etmek. Hızlı gitmek. Yol katetmek. Belirli bir konu hakkında bilgi vermek. Yol kat etmek. Uzağa yolculuk yapmak.

Make headway : Mesafa almak. Mesafe almak. İleri gitmek. Mesafe katetmek. Yol almak. İlerleme yapmak. Gelişmek.

Progress : İyileşme. Devam etmek. Devam etme. Mesafe kaydetmek. Kalkınmak. İlerleme. Gelişme.

Come along : Eşlik etmek. Görünmek. Ortaya çıkmak. Acele etmek. Düzelmek. İyileşmek. Birlikte gelmek. Beraber gelmek. Çıkmak (fırsat).

March : Uç. Askeri yürüyüş. Gregoryan takviminde üçüncü ay. Marş. Yürünen mesafe. İlerleme. Düzenli adımlarla yürümek. Yürütmek. Gösteri yürüyüşü.

Forges : Düzenlemek. Uydurmak. Yaratmak (edebi). Sahtesini yapmak. Dövmek. İşlemek. Demir dövmek. Biçim vermek. Yapmak. Oluşturmak.

Make progress synonyms : make inroads in, have a walk, foot it, get a long, flourish, made progress, hiked, ankle, forge ahead, be on the up and up, come to the fore, get about, climb, advance, marched, develops, climbs, forge, ambulating, ambulates, develop, flourishes, grow, pacing, ambulate, paced, get somewhere, improves, ambulated, climbed, ankled, gained, break through.