Make way for türkçesi Make way for nedir

  • Yol vermek.
  • Yol açmak.

Make way for ile ilgili cümleler

English: When you are driving, you should make way for ambulances.
Turkish: Araba sürerken ambulanslara yol vermelisin.

English: Please make way for him.
Turkish: Lütfen ona yol verin.

English: Since the mid-20th century, the number of hutongs in Beijing has dropped dramatically as they are demolished to make way for new roads and buildings.
Turkish: 20. yüzyılın ortalarından beri Pekin'de su kuyusu sayısı önemli ölçüde düşmüş ve yeni yol ve binalar için bir yol yapmak için yıkılmışlardır.

Make way for ingilizcede ne demek, Make way for nerede nasıl kullanılır?

Make : Çeşit. Kapatmak (devreyi). Verim. Düzeltmek. Erişmek. Biçim. Yaratmak. Hazırlamak. Yapı. Olmak.

Way : Uzak mesafede. Taraf. Yön. Gelenek. Gidişat. Usul. Kolcuğun veya anahtarın konumlarından her biri. İş alanı. Civar. Yol.

For : İçin. -den dolayı. -e. -e uygun. Uğruna. Karşılığında. Nedeniyle. -e göre. -e elverişli. Yüzünden.

Make way : Yol açmak. Yol vermek. İlerlemek. Öne geçmek. Yol almak.

Made way for : Yol vermek. Yol açmak.

Pave the way for : Yol açmak. -i kolaylastirmak. -e zemin hazırlamak. Kolaylaştırmak. Önünü açmak. Yolunu açmak. -i kolaylaştırmak. Ortam hazırlamak. Zemini hazırlamak. -in yolunu açmak.

 

Paved the way for : Önünü açmak. Zemini hazırlamak. Kolaylaştırmak. Yol açmak. -i kolaylastirmak. -e zemin hazırlamak. Bir şeye zemin hazırlamak. Ortam hazırlamak. Yolunu açmak. -in yolunu açmak.

Smooth the way for someone : İşini kolaylaştırmak.

İngilizce Make way for Türkçe anlamı, Make way for eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Make way for ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Give the boot : Defetmek. Bohçasını koltuğuna vermek. Kovmak. Sepetlemek. Kapı dışarı etmek. Kapıyı göstermek. Pabucunu eline vermek. Tekme atmak. İşten kovmak.

Caused : Sebep olmak. Doğurmak. Sebep olmuş. Neden olmak. Mütevellit. Meydan vermek. Sebep olan. Yol açtı. Sebep oldu.

Make way : İlerlemek. Yol almak. Öne geçmek.

Blaze the trail : Başı çekmek. Öncülük etmek.

Begotten : Neden olmak. Yaratmak. Baba olmuş. Babası olmak.

Bring about : Doğurmak. Neden olmak. Meydana getirmek. Beraberinde getirmek. Gerçekleştirmek. Husule getirmek. Sebep olmak. İleri sürmek. Ortaya çıkarmak.

Beget : Peydahlamak. Yaratmak. Peyda etmek. Vücuda getirmek. Neden olmak. Babası olmak. Baba olmak. Sebep olmak.

Give the right of way : Geçiş önceliği vermek.

Conduces : Götürmek. Katkıda bulunmak. Neden olmak. Yardım etmek. Gerektirmek.

Ease up : Daha az yoğun olmak. Yoğunluğu azaltmak. Yumuşatmak. Hafiflemek. Yoğunluğu indirmek. Bir kimseye yer sağlamak için kaymak. Gevşetmek. Genişlemek. Baskıyı azaltmak.

Make way for synonyms : begetting, conduced, conduce, pay off, blaze a trail, causes, cause, made way for, call forth, give somebody the wall, dismisses, give the push, cranks, begets, crank, gave way, give way, dismiss, given way, begot, beat a path.