Makina nedir, Makina ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Makine.

Makina ile ilgili Cümleler

  • Bu fotoğraf makinasının garantisi 5 senedir.
  • Bugün saçını ütüleyen kız, yarın çamaşır makinasında yıkanır.
  • Çamaşır makinası bir evin olmazsa olmazıdır.
  • Fotoğraf makinasına gülümseyin lütfen!
  • Bu iş için size, köşeli bir bileyi makinası kullanmanızı tavsiye ederim.
  • Bu makinada garip bir şeyler var.
  • Tom, Boston'da fotoğraf makinasını kaybetti.
  • Acaba öyle bir makina var mı?
  • Makina yine aynı hatayı yaparsa, üzerine firmasına yazın.
  • O makinalar şimdi çalışmıyor.
  • Tom, fotoğraf makinasını Boston'da kaybetti.

Makina hakkında bilgiler

Makine, herhangi bir enerji türünü başka bir enerjiye dönüştürmek, belli bir güçten yararlanarak bir işi yapmak veya etki oluşturmak için dişliler, yataklar ve miller gibi çeşitli makine elemanlarından oluşan düzenekler bütünü. Herhangi bir mekanik parçası olmayan elektronik veya organik aygıtlar da makine kapsamındadır. Makineler belirli bir işin gerçekleştirilmesinde ya da fiziksel bir işlevin yerine getirilmesinde, insan ya da hayvan gücüne yardımcı olmak veya tümüyle onların yerini almak için geliştirilmişlerdir. Kaldıraç, eğik düzlem, çıkrık gibi basit makinelerden, modern bir otomobil gibi çok karmaşık sistemlere kadar geniş bir yelpaze içindeki aygıtları kapsarlar. Makineler ısıl, kimyasal, nükleer ya da elektriksel enerjiyi mekanik enerjiye dönüştürerek ya da bunu tam tersi biçiminde çalışabilir veya yalnızca kuvvetleri ve hareketi aktarma ya da uyarlama işlevi görebilir. Bütün makinelerde birer giriş ve çıkış donanımı ile uyarlama ya da dönüştürme ve aktarma donanımları vardır. Giriş enerjilerini (girdi), rüzgâr, akarsu, kömür, petrol ya da uranyum gibi doğal kaynaklardan alan ve bu enerjiyi mekanik enerjiye dönüştüren makinelere birincil devindirici (primer motor) denir. Yeldeğirmenleri, su çarkları, türbinler, buhar makineleri ve içten yanmalı motorlar birincil devindiricilerdir.

 

Makina anlamı, tanımı

Maki : Akdeniz dolaylarında yaygın olan, bodur ağaç ve çalılardan oluşan bitki örtüsü. Makigillerden, Madagaskar Adası'nda sık rastlanan, uzun kuyruklu, yumuşak tüylü bir memeli primat (Lemur)

Makinata : Ayakkabıcıların, ayakkabı taban kenarını düzeltmek ve parlatmak amacıyla kullandıkları araç. (Gölbaşı Çankaya Ankara; Aksaray Niğde).

Gerçekleştirilme : Gerçekleştirilmek işi.

Doğal kaynaklar : Doğa tarafından insanoğlunun kullanımına sunulan toprağın hem kendisi, hem de altında ve üstünde yer alan yenilenebilir ve yenilenemez kaynaklar.

İçten yanmalı : [Bakınız: patlamasız motor].

Dönüştürmek : Dönüşmesini sağlamak, tahvil etmek. Bir şekli, belli bir kurala göre, başka bir şekle çevirmek.

Eğik düzlem : Bir cismi yükseğe çıkarmak için gerekli gücü ayarlamada kullanılan eğik, düz yüzey.

Dönüştürme : Dönüştürmek işi, tahvil.

Elektronik : Serbest elektronların etkisiyle oluşan olayları inceleyen bilim dalı. Elektron temeline dayanan, elektronla ilgili.

 

Oluşturmak : Oluşmasını sağlamak, meydana getirmek, teşekkül ettirmek, tekvin etmek.

Getirilme : Getirilmek işi.

Oluşturma : Oluşturmak işi.

Kaynaklar : Ortaklığın anamalı dışında kalan ve anamal gibi işlem gören varlıklarının (yedek akçe ve yabancı kaynaklar gibi) tümü. İzmir kenti, Buca ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

Yalnızca : Yalnız olarak. (ya'lnızca) Belli durumun, şartın veya işin dışına çıkmaksızın, yalnız, ancak, tek, sırf, salt, sadece. Tek başına.

Kimyasal : Kimyaya ait, kimya ile ilgili, kimyevi.

Uyarlama : Uyarlamak işi, adaptasyon. Birbirine uydurma. Bir eseri çevrildiği dilin, konuşulduğu toplumun yaşayışına, inançlarına uydurma. Uyarlanmış, adapte edilmiş.

Karmaşık : İçinde aynı cinsten birçok öge bulunan, birbirine az çok aykırı birçok şeyden oluşan, mudil. Anlaşılması güç olan (durum), sofistike. Çözeltide kendisini oluşturan parçalara iki yönlü olarak ayrışan (iyon veya birleşik), kompleks. Ögelerinin veya gerekli işlemlerin sayısının çokluğu, çeşitliliği yüzünden anlaşılması, yapılması güç olan, komplike. Üstün teknolojisi olan, sofistike.

Birincil : Sırada, önemde ilk yeri alan. Asli.

Yardımcı : Yardım eden veya gerektiğinde yardım edecek olan kimse vb., muavin, muin, yaver, asistan. Yardımı olan (şey).

Elektrik : Maddenin elektron, pozitron, proton vb. parçacıklarının hareketleriyle ortaya çıkan enerji türü. Fiziğin, bu enerji ile oluşan olaylarını inceleyen kolu. Bu enerjiden elde edilen aydınlanma. Çarpıcılık, cazibe, canlılık. Bu enerjinin gündelik hayatta kullanılan biçimi.

Diğer dillerde Makimsiler anlamı nedir?

İngilizce'de Makimsiler ne demek ? : lemurs