Maki nedir, Maki ne demek

Maki; bitki bilimi, hayvan bilimi alanlarında kullanılan bir terimdir. kökeni fransızca dilinden gelmektedir.

Biyoloji'deki anlamı:

Maymunlar (Primates) takımının, makimsiler (Lemuroidea) alt takımından, Güneydoğu Asya'daki adaların ormanlık alanlarında yaşayan, 18 cm kadar boyda, 25 cm kadar kuyruğu olan, kuyruğunun alt tarafı çıplak olan bir memeli türü.

Kuraklığa dayanıklı çalımsı bitki topluluklarının oluşturduğu Akdeniz Bölgesi'ne özgü bitki toplulukları.

Coğrafya'daki terim anlamı:

Akdeniz iklimi bölgelerinde görülen odunsu, dikenli ve meşin yapraklı ağaç ve ağaççıklardan oluşan, yoğun, bu bölgeye özgü türleri kapsayan bitkisel örtü.

İngilizce'de Maki ne demek? Maki ingilizcesi nedir?:

maquis

Fransızca'da Maki ne demek?:

maquis, lémur

Maki hakkında bilgiler

Maki, Akdeniz ikliminin egemen olduğu bölgelere özgü, ortalama 1-2 metre boyundaki küçük ağaç ya da çalıların oluşturduğu bitki örtüsü. Bu bitki örtüsüyle kaplı alanlara makilik denir. Makilikler, eskiden ormanlık olan alanların yangın ya da insanlar tarafından yok edilmesi sonucu oluşmuştur.Orman kendini yenilemeden ortamı kaplayan maki türleri ağaç fidanlarının büyümesini engellerler.

 

Maki bitkileri Akdeniz ikliminin kurak koşullarına yani ortamdaki yetersiz sudan olabildiğince yararlanmaya uyarlanmış derin köklü, ufak ve sert yapraklı, hatta dikenli ağaçlık ve çalılardır. Bu ufak yaprakların yüzeyi genellikle su kaybını önlemek için yaprakları kalın, sert, cilalı, keçeli veya mumsu reçineli bir katmanla kaplanmıştır. Makiliklerde rastlanan pek çok ağaç türü arasında başlıca yabani zeytin, funda, katran ardıcı, keçiboynuzu, sakız ağacı, laden, böğürtlen, zakkum, sandal ağacı, Akdeniz defnesi, menengiç, mersin, koca yemiş (dağ çileği), kermes meşesi, pırnal meşesi sayılabilir. Maki bitki örtüleri genellikle geçit vermeyecek kadar yoğun bir biçimde gelişerek toprağın yüzeyinde oldukça sık bir doku oluşturur. Çoğu su gereksinimini gecenin neminden sağlar. Özellikle denize bakan yamaçlar, yapraksız dikenli çalılıklarla kaplıdır.

Türkiye'de maki tipi bitki örtüsü en çok Akdeniz ve Ege, özellikle Güney Ege kıyılarında yaygındır; Marmara ve Karadeniz kıyılarında ise daha seyrektir. Dünyanın başka bölgelerinde de makiye benzeyen bitki örtüsüne rastlanır, ancak bunlar bulundukları yöreye göre değişik adlar alır.

Akdeniz iklim sahasından uzaklaştıkca maki türleri azalır, çıkabildiği yüksekliği kaybeder. Akdeniz kıyılarında 18-20 tür, Ege kıyılarında 13-14 türe, Karadeniz kıyılarında 4-5 türe iner.Makilerin çıkabildiği yükseklik enleme bağlı olarak güneyden kuzeye azalır:Akdenizde 800-900m, Egede 500-600m, Marmara çevresinde 300-400, Karadenizde 150-200m .

 

Maki ile ilgili Cümleler

  • Bu makine bir süredir çalışmıyordu.
  • Çamaşır makinesi tuhaf bir ses çıkartıyor.
  • Makine çalışmayı durdurdu.
  • Makine çevirisi neden kullanışsızdır?
  • O çamaşır makinesini monte ediyor.
  • Makine çalışıyordu.
  • Makina yine aynı hatayı yaparsa, üzerine firmasına yazın.
  • Makine çalışmayı kesti.
  • Bu makinenin nasıl çalıştırılacağını bana öğretmek zorundasın.
  • Makine gibi çalışma!
  • Saç kurutma makinesini ödünç alabilir miyim?
  • Makine çok yer kaplar.
  • Hiçbir makine senin yerini alamaz.
  • En son ne zaman bu makineyi çalıştırdın?

Maki anlamı, kısaca tanımı:

Akdeniz : Mersin iline bağlı ilçelerden biri.

Yaygın : Sınırı genişlemiş. Herhangi bir bölgede çok görülen, bulunan. Çoğu kimselerce duyulmuş, öğrenilmiş, kullanılmış veya benimsenmiş olan.

Ağaç : Tahta, kereste. Meyve verebilen, gövdesi odun veya kereste olmaya elverişli bulunan ve uzun yıllar yaşayabilen bitki. Bu gibi bitkilerin gövdesinden ve dallarından yapılan.

Bitki : Bulunduğu yere kök vb. organlarıyla tutunan, çoğunlukla fotosentez sonucu yaşam için gerekli bileşenleri oluşturan, birçoğu spor veya tohum aracılığıyla döl vererek çoğalan bir veya çok yıllık, otsu, odunsu canlıların genel adı, nebat.

Örtü : Örtmek için kullanılan şey, vualet. Yapılarda çatı, dam.

Makigiller : Örneği maki (II) olan primatlar sınıfı.

Makilik : Maki yetişen yer.

Makine : Araba, otomobil. Bir alet veya taşıtın hareket etmesini sağlayan mekanizması. Herhangi bir enerji türünü başka bir enerjiye dönüştürmek, belli bir güçten yararlanarak bir işi yapmak veya etki oluşturmak için çarklar, dişliler ve çeşitli parçalardan oluşan düzenekler bütünü.

Makine çekmek : Dikiş makinesinde dikmek.

Makine dolabı : Makineler için özel yapılmış olan dolap.

Makine gibi : Çok çabuk, art arda, aynı biçimde yapılmış olan veya olan.

Makine gibi adam : Düzgün, çok ve çabuk iş çıkaran adam.

Makine gücü : Bir makinenin bir saniyede yapabildiği iş miktarı.

Makine odası : Sinemalarda sinema makinesinin bulunduğu yer. Makinelerin onarıldığı yer.

Makine parkı : Bir işletmenin yüklendiği işi yapabilmesi için sahip olduğu araç ve gerecin bütünü.

Makine yağı : Rafine edilmiş bir yağlama yağı ile bir sabunun, istenen kıvama göre değişen oranlarda iyice karıştırılmasından elde edilen yarı koyu yağlama yağı, gres, gres yağı.

Makineci : Belli bir desen ve şekilde kesimi yapılmış kumaş, deri, kürk vb. parçaların makine ile birleştirilmesi işlemini yapan kimse. Makine satan veya onaran kimse. İşlerinde makine kullanmayı tercih eden kimse.

Makinecilik : Makineci olma durumu.

Makineleşme : Makineleşmek işi.

Makineleşmek : Üretimde makine gücünden, giderek daha çok yararlanmak. Davranışları, hareketleri makinelerinkine benzer duruma gelmek, bazı işleri alışkanlıkla yapmak.

Makineleştirme : Makineleştirmek işi.

Makineleştirmek : Makine ile yapılmasını sağlamak.

Makineli : Makineli tüfek. Makinesi olan, makine ile işleyen.

Makineli tabanca : Bir tür otomatik silah.

Makineli tüfek : Tetiğine basıldığında sürekli kurşun atan bir tür tüfek, makineli.

Makineli tüfek gibi : Çok hızlı, birbiri ardınca.

Makineyi bozmak : Motoru bozmak.

Makinist : Lokomotif, vapur, fabrika vb.nin makinesini işleten kimse. Sinemalarda film makinesini çalıştıran kişi. Makinelerden anlayan, makineleri onarabilen usta.

Makinistlik : Makinistin görevi.

Adres makinesi : Posta gönderilerinin üzerine adres bilgilerini basan alet.

Ağır makineli : Kundak üzerine oturtulmuş, mermisi özel boyutlarda olan, etkili ateş gücüne sahip tüfek veya top.

Alev makinesi : Düşman üzerine alevli sıvılar püskürten taşınabilir alet.

Balya makinesi : Değişik tarım veya sanayi ürünlerini ip, çember vb. ile balyalama işini yapan alet.

Buhar makinesi : Buhar basıncıyla işleyen makine.

Buharlı makine : Buharla çalışan makine.

Bulaşık makinesi : Bulaşık yıkamaya yarayan alet.

Bulaşık makinesi tuzu : Bulaşık makinelerinde yıkananların ve makine parçalarının üzerinde kireç kalıntısının oluşmasını engelleyen kimyasal bileşim.

Çamaşır makinesi : Çamaşır yıkamaya yarayan araç.

Çay makinesi : Çay demlemek için üretilen elektrikli aygıt.

Çekiç makinesi : Ayakkabı imalatında taban köşelerinin burun kısımlarını incelten ve köseleleri döverek düzelten bir makine.

Çıpır makinesi : Elyaflı plaka imalatında kullanılmak üzere odunları yonga durumuna getiren makine.

Çoğaltma makinesi : Özel bir kâğıt üzerine yazılmış yazıyı çoğaltmaya yarayan makine, teksir makinesi, müstensih.

Daktilo makinesi : Yazı makinesi.

Dikiş makinesi : Dikiş dikme işlerinde kullanılan, kol veya elektrik gücüyle çalıştırılan alet.

Diyaliz makinesi : Kan diyalizi yapmaya yarayan araç.

Fotoğraf makinesi : Fotoğraf çekerken görüntüyü duyarlıklı yüzey üzerinde tespit etmeye yarayan cihaz.

Hafif makineli : Elde taşınabilen mitralyöz.

Hava boşaltma makinesi : Boşaltaç.

Hesap makinesi : Birçok sayısal işlemi yapmaya yarayan araç.

İndükleme makinesi : İndüklemeyle oluşan elektrik akımlarını üreten makine.

Kahve makinesi : Kahve çeken veya öğüten makine. Kahve pişirmek için üretilen elektrikli aygıt.

Kalandır makinesi : Kalandır işini yapan makine.

Kambura makinesi : Ciltçilikte, kitapların sırtını yuvarlaklaştırma ve sırt kenarlarını düzgünleştirmekte kullanılan makine.

Kaynak makinesi : Kaynak yapımında kullanılan makine.

Külhan makinesi : Enerji üreten makinelerde yanmayı sağlayan ana bölüm, yanma hücresi.

Kuluçka makinesi : Gereken sıcaklığı sağlayacak düzeni bulunan ve çok sayıda civciv çıkarmaya yarayan araç.

Kurutma makinesi : Yıkanmış ve sıkılmış çamaşırları sıcak hava içinde döndürerek kurutan araç.

Nakış makinesi : Nakış işlemek üzere özel olarak yapılmış makine.

Pastav makinesi : Kumaş toplarını üst üste katlayarak yığan alet.

Püskürtme makinesi : Püskürteç.

Reşme makinesi : Reşme.

Sağım makinesi : Sağmal hayvanların sütünü sağmaya yarayan ve emme sistemi ile çalışan alet.

Silindir makinesi : Silindir.

Silme makinesi : Profil, kaval çubuk vb. maddelerin silme işleminde kullanılan makine.

Sıra makinesi : Banka, hastane vb. yerlerde müşterilere veya hastalara sıra numarası veren makine.

Sürfile makinesi : Sürfile işi yapan makine.

Teksir makinesi : Çoğaltma makinesi.

Tınaz makinesi : Tınaz durumundaki ekinleri savurarak yabancı nesneleri ayıran makine.

Tıraş makinesi : Tıraş etmeye yarayan araç veya aygıt.

Tost makinesi : Tost yapmaya yarayan, elektrikle veya gazla ısıtılan araç.

Ücretlendirme makinesi : Posta işlemlerinde zarfların üstüne pul yerine ücreti gösteren damga basan makine.

Ütü makinesi : Sıcaklık veren bir levha ile bunun üzerinde çamaşırı sıkıştırmak için bir pedalla döndürülen, silindirden yapılmış makine.

Yalan makinesi : Suçluların suçlarını itiraf etmesi amacıyla özel olarak yapılmış makine. Çok kolay ve sık yalan söyleyebilen kimse.

Yaprak makinesi : Madenleri bastırıp yaprak durumuna getiren baskı makinesi.

Yayık makinesi : Süt işleme makinesi.

Yazı makinesi : Tuşlara parmakla vurulduğunda harflerin boyalı bir şerit yardımıyla kâğıt üzerine çıkması temeline dayanan, mekanik veya elektrikle çalışan türleri bulunan makine, daktilo, daktilo makinesi.

Zikzak makinesi : Zikzak dikişi yapan makine.

Dolay : Bir yeri saran başka yerlerin bütünü, civar.

Bodur : Enine göre boyu kısa ve tıknaz.

Kuyruklu : Akrep. Kuyruğu olan.

Yumuşak : Okşayıcı, tatlı, hoş. Ciğerlerden gelen havanın ses yolundaki sivrilmiş ve gerilmiş kapalı bir engele çarpmasıyla oluşan (ünsüz), titreşimli, sürekli, ötümlü, tonlu, sedalı. Kolaylıkla bükülen, buruşmayan, sert karşıtı. Dokunulduğunda veya üzerine basıldığında çukurlaşan, eski biçimini kaybeden, katı karşıtı. Dokunulduğunda hoş bir duygu uyandıran. Ilıman (iklim), sert karşıtı. Kolaylıkla işlenebilen. Kolay çiğnenen, kolay kesilen. Kaba, hırçın, sert olmayan, kolay yola gelen, uysal. Sessiz, hafif.

Tüylü : Tüyü olan. Uzun tüyleri olan kilim.

Meme : Bazı araçların meme başına benzeyen bölümü. Yavrularını emzirmek için, memelilerin göğsünde türlü biçim ve sayıda bulunan, meme başı denilen çıkıntıları olan organ, bicik, emcek, emcik. Gemi çıpasında kolların birleştiği şişkin yer. Vücudun herhangi bir yerinde oluşmuş küçük çıkıntı. Ateşli silahların veya bazı patlayıcıların ateşlendiği çıkıntı.

Primat : Maymun.

İklim : Yeryüzünün herhangi bir yerinde hava olaylarına bağlı olarak gerçekleşen etkilerin uzun yılların ortalamasına dayanan durumu, abuhava. Ülke, diyar.

Makime : Mahkeme

Makimsiler : Memeliler (Mammalia) sınıfının, maymunlar (Primates) takımından, genel olarak biçim ve yaşayış bakımından maymunlara benzerlik gösteren, başları yırtıcı hayvanlarınkine benzeyen, gözleri çok iri, kılları yumuşak, kuyrukları genellikle uzun ve tüylü olan, iyi tırmanan, gece faal olan türlere sahip bir alt takım. (Lemuroidea), (Lat. lémures = gece dolaşan ruh): Omurgalı hayvanlardan memeliler (Mammalia) sınıfının maymunlar (Primates) takımının bir alt-takımı. Genel olarak yaşayış ve biçim bakımından maymunlara benzerler. Başları yırtıcı hayvanlarınki gibidir. Gözleri çok iri olur. Kılları yumuşaktır. Kuyrukları, çoğunluk, uzun ve tüylüdür, fakat ağaçlara dolanmaya yaramaz, İyi tırmanırlar. Tembeldirler. Gece hayvanlarıdırlar. Çoğu Madagaskarda sık ormanlarda yaşar. Afrika ve Asyada yaşayanları da vardır. Makigiller(Lemuridae), uzunparmaklıgiller (Daubentoniidae), galagogiller (Galaginidae), lorigiller (Nycticebidae), indrigiller (İndrisidae) familyalarını içine alır.

Makina : Makine

Makinata : Ayakkabıcıların, ayakkabı taban kenarını düzeltmek ve parlatmak amacıyla kullandıkları araç. (Gölbaşı *Çankaya -Ankara; *Aksaray - Niğde)

Makine delgisi : Ağaç delgi makinelerinde kullanılmak üzere hazırlanmış özel delik açma aracı.

Makine dili : Bir bilgisayar dizgesince doğrudan uygulanabilecek makine komutlarını içeren dil. Bilgiyi, makinenin okuyabileceği biçimde bir şerit, kart, disk vb. üzerine çekmek için kullanılan gizleçleme.

Makine ile üretim : Üretimin makinelerle yapılması.

Makine işçiliği : Eşyanın makinelerde yapılan bölümlerine ödenen değerler toplamı.

Makine kuramı : Anlık ya da davranışın, belirli bir dizge içinde erkenin dağılımının değil, sinir yerselleşmesi gibi etmenlerin sonucu olduğunu belirleyen görüş.

Makine uzmanı : Çiftekerlerin, motorların ve benzeri araçların, makinelerine ilişkin denetimlerini yapan, düzenleyen ve onaran uzman.

Diğer dillerde Maki anlamı nedir?

İngilizce'de Maki ne demek? : [Maki] n. lemur, monkey-like nocturnal mammal

n. lemur, any of a number of small monkey-like nocturnal mammals that live in trees (common to Madagascar and the Comoro Islands)

n. (also: maki) lemur, any of a number of small monkey-like nocturnal mammals that live in trees (common to Madagascar and the Comoro Islands)

Fransızca'da Maki : [le] maki

Almanca'da Maki : n. Macchia, Maki, Maquis

Rusça'da Maki : n. заросли (PL), лемур (M), м`аки (M)