Making an effort türkçesi Making an effort nedir
- Uğraşmak.
- Gayret etmek.
- Çaba sarf etme.
Making an effort ingilizcede ne demek, Making an effort nerede nasıl kullanılır?
Making : Yapım. Etme. Yapma. Bir özel modele göre yapılan halı, elbise, mobilya ve benzeri nesnelere ilişkin işçilik. Başarı sebebi. İmalat. İmal. Nesnel işçilik. Yapı.
An : Anabatik rüzgar. Bir (ünlülerden önce). (herhangi) bir. Bir. Sesli harf ile başlayan kelimelerin başında kullanılan belirsiz tanımlık.
Effort : Ceht. Girişim. Bir ereğe varmak, herhangi bir engeli aşmak için harcanan zihinsel ya da bedensel güç. Çaba. Emek. Çabalama. Uğraşma. Gayret. Güç.
Making angry : Kızdırma.
Made an effort : Uğraşmak. Gayret etmek.
Undermine an effort : Bir girişimi sabote etmek. Bir çabayı baltalamak.
With an effort : Gayretle. Zahmetli. Yorucu. Çabayla.
Make an effort : Çaba sarfetmek. Uğraşmak. Çabalamak. Efor sarf etmek. Çaba harcamak. Efor sarfetmek. Çaba göstermek. Çabasında olmak. Gayret etmek. Çok çaba sarf etmek.
İngilizce Making an effort Türkçe anlamı, Making an effort eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Making an effort ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Contend : (bir sorunla veya zorlukla) yüzleşmek. Çekişmek. Tartışmak. Çarpışmak. İddia etmek. Savaşmak. Rekabet etmek. Yarışmak. İleri sürmek.
Come at : Vermek. Keşfetmek. Üstüne gelmek. Saldırmak. Üstüne yürümek. -e erişmek. Üstüne üstüne gelmek. -e varmak. Varmak.
Agonize : Can çekişmek. Istırap çekmek. Mücadele etmek. Aşırı heyecan ve acı çekmek. İşkence etmek. Acı vermek. Kıvranmak. Acı çektirmek. Kıvrandırmak.
Bear down : Güç kullanmak. Çaba harcamak. Yenmek. Ezmek. Kırmak (direnç). Bastırmak.
Endeavor : Endeavour uzay mekiği. Yapmaya çalışmak. Şimdiye kadar yapılan 5'inci ve en kompleks nasa nihai harekat uzay mekiği. Emek harcamak. Denemek. Çaba harcamak. Çaba göstermek. Çabalamak.
Contended : Çekişmek. Rekabet etmek. İddia etmek. Savaşmak. İleri sürmek. Yarışmak. Tartışmak.
Endeavours : Uğraş göstermek. Çaba göstermek. Denemek. Çabalamak. Çalışmak. Yapmaya çalışmak. Çaba harcamak. Emek harcamak.
Attack : Tutulmak. Vurmak. Kesin sonuç almak için tarafların kurduğu, oyunu karşı taraf alanına aktaran düzen. Tecavüz etmek. Saldırıda bulunmak. Dil uzatmak. Atak. Saldırmak. Hücum.
Cultivates : Dostluğunu ilerletmek. Yetiştirmek. Tarlayı sürmek. Kendini adamak. Ekip biçmek. İşlemek. Toprağı işlemek. İlerletmek. Beslemek.
Making an effort synonyms : made an effort, agonise, attacks, endeavour, attend to, be occupied with doing, go for, endeavoured, be at war with, be in the race to stay, cultivating, endeavored, endeavors, be occupied in doing, endeavouring, endeavoring, drive in, agonises, attacked, cultivate, jockey for, bend over backwards, agonizes.

Bu kısımda Making an effort kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Making an effort ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Making an effort anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Making an effort ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.