Making out türkçesi Making out nedir

Making out ile ilgili cümleler

English: Doesn't it irritate you to see couples making out around town?
Turkish: Kasaba çevresinde cinsel ilişkide bulunan çiftleri görmek sizi rahatsız etmiyor mu?

English: He was making out with Mary.
Turkish: O, Mary ile yiyişiyordu.

Making out ingilizcede ne demek, Making out nerede nasıl kullanılır?

Making : Yapma. İmalat. Yapım. Nesnel işçilik. Başarı sebebi. Yapı. Üretim. Etme. İmal. Teşekkül.

Out : Bayılmak. Dışarı atmak. Kendini belli etmek. Çıkarmak. Ortaya çıkmak. Dışarı. Nakavt etmek. Dışarıda. Kovmak. Meydana çıkmak.

Making a blunder : Pot kırma.

Making a claim to : Sahip çıkan.

Making a fool of oneself : Gülünç olmak. Kendini gülünç duruma düşürmek.

Making a killing : Çok kazanmak. Vurgun yapmak.

İngilizce Making out Türkçe anlamı, Making out eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Making out ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Catch sight : Gözüne ilişmek.

Infer : Sonuç çıkarmak. Görüşüne varmak. Çıkarsamak. Anlamak. Anlamına gelmek. Sonucuna varmak. Göstermek. Sonucunu çıkarmak.

Handle : Ele almak. Sap. Sıkıştırma kolu. Eğitmek. Yumuşacık olmak. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Taşınabilir alıcıların elde sağlamca tutulabilmesi için altta bulunan çıkıntısı. İşlemek. Eline almak. Kullanmak.

 

Cotton up to : Anlaşmak. Yaltaklanmak.

Descries : Ayırt etmek. Seçmek. Keşfetmek.

Accomplishing : Başarılı olarak tamamlamak. Sonunu getirmek. Sonuçlandırmak. Yerine getirmek. Tamamlamak. Yapmak. Almak (yol, zaman). Başarıyla tamamlamak. Bitirmek.

Discerns : Kavramak. Tefrik etmek. Sezmek. Sezinlemek. Fark etmek. Seçmek. Ayırdetmek. Farkına varmak. Algılamak.

Bestrode : Ayaklarını açıp oturmak. Üzerine binmek. Üzerinden geçmek. Her iki yakasında olmak. Aşmak. Her iki tarafında bulunmak. Ata biner gibi oturmak. Her iki tarafında uzanmak. Hükmetmek.

Earn a living : Hayatını kazanmak.

Administered : Vermek (ilaç, ceza vb). Ettirmek. Yönetmek. Hizmet etmek. İdare edilmiş. Yönetilmiş. Yönetilen. Uygulamak. Verdirmek.

Making out synonyms : arrives, contacted, make out, handles, call forth, administrates, familiarizing, administrated, bestridden, bring off, descrying, get along, bestride, blank, detect, brought off, blankest, enter into connections, judge, get in touch, become aware of, judging, familiarise, administrating, administers, blanker, extrapolates, be enough, abstract, administer, bring under control, made out, bruit about.