Masks türkçesi Masks nedir

Masks ile ilgili cümleler

English: Just how well can masks block the, even smaller than pollen, yellow sand dust? I think it much more of a nuisance than pollen.
Turkish: Maskeler sarı kum tozunu,polenlerden dahada küçük,ne kadar iyi engelleyebilir?Sanırım o polenden oldukça daha fazla bir baş belasıdır.

English: There is so much pollution in New York that joggers often wear masks when running.
Turkish: New York'ta o kadar çok kirlenme var ki koşucular genellikle maske takarlar.

English: People wear masks to prevent getting a disease.
Turkish: İnsanlar bir hastalığa yakalanmayı önlemek için maske takar.

English: The masks are falling.
Turkish: Maskeler düşüyor.

English: Put your masks on.
Turkish: Maskelerinizi takın.

Masks ingilizcede ne demek, Masks nerede nasıl kullanılır?

Damasks : Şam işi. Şam işi dokumak. Kakma ile süslemek. Damasko. Şam kumaşı. Damasko ile döşemek. Donatmak. Damasko kumaş. Süslemek. Şam çeliği.

Unmasks : Açmak. Maskesini çıkartmak. Gerçek kişiliğini ortaya çıkarmak. Gerçek yüzünü görmek. Maskesini indirmek. Maskesini düşürmek. Foyasını çıkarmak. Foyasını meydana çıkarmak. Maskesi düşmek. Maskesini çıkarmak.

Mask bit : Maske biti.

 

Mask induction : İnhalasyon anesteziklerinin hastaya maskeyle uygulanmasıyla anesteziye girilmesi. Maskeyle anestezi.

Mask of pregnancy : Gebelik maskesi. Gebelik lekesi.

Address mask : Adresi gizleme. Adresi maskeleme. Adres maskesi. (internet) bir ıp adreste hangi bitlerin ağ adresine ve adresin alt ağ maske parçalarına uyduğunu belirlemek için kullanılan maske biti.

Focus mask tube : Renkli televizyon almacında kullanılan bir ışıtaç çeşidi. Lawrence ışıtacı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Colour television mask : Renkli televizyon maskesi.

Academy mask : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Akademi örtüsü. 35 mm'ıik filmde, ses yolunun film üzerine alınmasından sonra saptanan resim boyunu gerçekleştiren örtü.

Mask register : Maske yazmacı. Maskeleme yazmacı.

İngilizce Masks Türkçe anlamı, Masks eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Masks ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Veil : Örterek saklamak. Perdelemek. Peçe. Peçelenme. Örtü. Tül. Yıldız resimlerinin alındığı plakların yüzeyinde görülen hafif karartı; gökyüzünün hafifçe aydınlık olmasından ileri gelir.

Blot out : Kapatmak. Yok etmek. Silmek. Ortadan kaldırmak. Bozmak. Karalamak. Ortadan silmek.

Belies : Yanıltmak. Gerçek olduğunu gizlemek. Ters düşmek. Yalancı çıkarmak. Yalanlamak. Örtmek (sahte bir şey gerçek bir şeyi). Çelişmek.

Caches : Gizli bir yere saklamak. Dağarcık. Zula. Zuladaki mallar. Zula etmek. Gizleme yeri. Gizli yer. Saklamak. Gizli yerde saklanan şey.

Camouflage : Kamufle yapmak. Kılıfına uydurmak. Kamuflaj. Alalama. Maskeleme. Peçelemek. Alalamak.

 

Bury : Cenazeyi kaldırmak. Defnetmek. Örtmek. Cenaze kaldırmak. Daldırmak. Defin yapmak. Saklamak. Toprağa vermek. Gömmek.

Critical mass : Kendi kendine bir zincir tepkileşimi sürdürmeye yeterli ışımetkin özdek tutarı. Kritik kitle. Dönüşül kütle. Bir nükleer zincir tepkimesinin oluşabilmesi için gerekli olan nükleer yakıt kütlesi. Bölünür çekirdeklerin kendiliğinden zincirleme bölünme tepkimesine girebilmeleri için gerekli olan en küçük kütle. Fizik, kimya, nükleer enerji alanlarında kullanılır. Eşik kütlesi. Zincirleme reaksiyonun meydana gelmesi için gerekli olan nükleer yakıt kitlesi (fizik). Yeterli çoğunluk. Kritik kütle.

Bosomed : Kucak. Balkon. Bağır. Göğüs. Kucaklamak. Göğüslü. Saklamak. Merkez. Orta.

Veils : Peçe. Peçe ile örtmek. Peçe takmak.

Aggregation : Yığın. Toplam olma. Agregasyon. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Küme. Hücrelerin yuvarlaklaşması ve üzüm salkımı biçiminde bir araya toplanması. birleştirme, toplayıp yığma, kümelenme, kan pulcuklarının kümelenmesi gibi. Bir araya gelme. Toplama. Kümelenme. Toplanma, bir araya gelme, kümeleşme. saldırı, canlılar arasında beslenma, çiftleşme, yuva alanının korunması gibi savunma, korku veya rekabetle ilgili davranışlar.

Masks synonyms : gravitational mass, mass energy, fundamental measure, fundamental quantity, inertial mass, relativistic mass, mass deficiency, cache, cached, mask, camouflaged, assemblage, biomass, screens, caching, atomic mass, screen, cover, shock, bosoming, physical property, put on a mask, wear a mask, belied, mass defect, bosom, bottle up, camouflages, draw a veil over, bosoms, buries, dazzle, dazzles.

Masks zıt anlamlı kelimeler, Masks kelime anlamı

Clergy : Rahip sınıfı. Rahip. Ruhban sınıfı. Papazlar. Rahipler. Rahipler sınıfı. Ruhban.

Uncover : Açmak (örtü, kapak vb). Örtüsünü kaldırmak. Ortaya çıkmasını sağlamak. Su yüzüne çıkarmak. Ortaya çıkarmak. Meydana çıkarmak. Üstünü açmak. Kapağını açmak. Deşifre etmek. Örtüsünü açmak.

Unmask : Foyasını ortaya çıkarmak. Maskesi düşmek. Maskesini indirmek. Maskesini çıkarmak. Gerçek yüzünü görmek. Foyasını meydana çıkarmak. Gerçek kişiliğini ortaya çıkarmak. Açmak. Maskesini düşürmek. Maskesini çıkartmak.