Materialities türkçesi Materialities nedir

Materialities ingilizcede ne demek, Materialities nerede nasıl kullanılır?

Immaterialities : Önemsizlik. Manevi olma durumu. Esasla ilgisi olmama durumu. Asılsızlık. Fiziksel olmayan. Esasla ilgisi olmama. Önemli olmamam durumu.

Materiality : Maddesellik. Önem. Önemlilik. Gereklilik. Lüzum. Maddiyat. Maddilik.

Immateriality : Asılsızlık. Esasla ilgisi olmama durumu. Önemli olmamam durumu. Manevi olma durumu. Fiziksel olmayan. Önemsizlik. Esasla ilgisi olmama.

Materialisation : Maddileştirme. Gerçekleşme.

Materialise : Cisimlenmek. Maddileşmek. Gerçeğe dönüştürmek. Maddileştirmek. Peydahlanmak. Cisimleşmek. Görünmek (hortlak veya ruh). Gerçekleşmek. Somutlaştırmak. Hayata geçirmek.

Materialists : Özdekçi. Materyalist. Maddeci.

Materialises : Hayata geçirmek. Cisimlenmek. Gerçeğe dönüştürmek. Maddileştirmek. Maddileşmek. Somutlaştırmak. Peydahlanmak. Gerçekleşmek. Görünmek (hortlak veya ruh). Cisimleşmek.

Materialization : Gerçekleştirme. Gerçekleşme. Maddeleştirme. Maddileştirme. Maddileşme.

Materialistic epistemology : Bilginin doğal özelliğini, temel ve ölçütleri ile sınırlarını özdekçilik anlayışına göre açıklayan bilgi kuramı. Özdekçi bilgi kuramı.

Materialism : Materyalizm. Maddecilik. İnsanın çevresindeki dünyanın nesnel bir gerçekliği olduğunu ve bilimsel olarak anlaşılabilip açıklanabileceğini savunan felsefe akımı. Özdekçilik. İktisat, sosyoloji alanlarında kullanılır. Yalnızca maddi varlıkları kabul eden, manevi varlıkları yadsıyan felsefi görüş.

 

İngilizce Materialities Türkçe anlamı, Materialities eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Materialities ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Determination : Belirleme. Belirlenme. Saptama. Belirtme. Saplantı. Azim. Kararlılık. Belirlenim. Niyet.

Consequences : Semere. Sonuçlar. Netice. Eser. Sonuç.

Exigences : Acil durum. Mecburiyet. İhtiyaç. Gerek. Zorunluluk.

Requisite : Malzeme. Zaruri. Gerekli. Gereç. İster. Zorunlu. Elzem. Lazım. Gerekli şey.

Concernment : Karışma. Özel ilgi. Endişe. Anlam. Kaygı.

Necessariness : Zarurilik. Zorunluluk. Esaslı olma durumu.

Necessity : Tümdengelimci bilimlerde öncüllerden çıkarım yoluyla türetilmiş sonuçların öncüllerle bağdaşması ya da bir durumun gerçekleşmesinin mantıksal kaçınılmazlığı. Hacet. Zorunlu durum. Zorluk. Gereksinme. Gerek. Yoksulluk. Kaçınılmazlık. Zaruret. İktiza.

Exigency : Aciliyet. Mübremlik. Zorunluluk. İhtiyaç. Acil durum. Ani hareket gerektiren durum. Gerek. Mecburiyet. Zaruret.

Graveness : Ciddiyet. Ağırbaşlılık. Ağırlık. Sertlik. Ehemmiyet.

Emphasis : Vurgu. Bir şeye verilen önem. Üzerinde durulan nokta. Kuvvet. Şiddet. Bir soru'nun, dile getirilişine bağlı olarak belli bir konu, kavram ya da görüşün altını çizmesi ya da buna bağlı olarak belli tür yanıtlardan yana belirebilecek saptırıcı etki. Ehemmiyet. Vurgulama. Üzerinde durma.

 

Materialities synonyms : cruciality, momentousness, materiality, amount, necessitation, imper, indispensableness, requisition, accounts, consequence, accent, imperativeness, considerations, flagrance, essentialness, necessities, account, exigencies, weightiness, corporealness, exigence, entailments, corporeality, earthliness, crucialness, consideration, want, amounts, emphaticalness, materialness, need, requirements, requisitions.