Megaözofagus nedir, Megaözofagus ne demek

Megaözofagus; Veteriner alanında kullanılan bir sözcüktür.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Yemek borusu kaslarında tonus kaybı, yumuşama veya gevşeme nedeniyle yemek borusunun tümünde oluşan genişleme. Great Dane, Alman çoban köpeği, İrlanda setter ırkı köpeklerde ve Siyam kedilerinde genellikle kalıtsal nedenlerle veya miyasteni gravis gibi nöromüsküler sistemik hastalıkların seyri sırasında kazanılmış nedenlerle biçimlenir, megalo-özofagus.

Megaözofagus tanımı, anlamı

Mega : Büyük. Aşırı derecede büyüme

Miyasteni gravis : İnsan, köpek ve kedilerde kalıtsal ve kazanılmış nedenlerle iskelet kaslarında kas-sinir bölgelerdeki asetilkolin almaçlarının oluşturulan antikorlarla bloke edilmesinden kaynaklanan, kas zayıflığı ve egzersiz dayanıklılığında azalmayla belirgin, otoimmün, kas-sinir hastalığı, MG, timüsün immünolojik yangısı. Jack Russell teriyeri, İngiliz springer spanyeli ve düz tüylü tilki teriyeri köpek ırklarında kalıtsaldır. Kazanılmış miyastenia gravis olgularıysa sıklıkla spontan timomla görülmektedir.

Yemek borusu : Besinleri ağızdan mideye ulaştıran, kasla çevrili, içi mukoza ile kaplı kanal. Yemek vaktini bildirmek için çalınan boru.

Çoban köpeği : Sürüyü koruyan iri cins köpek.

 

Kazanılmış : Doğuştan olmayıp sonradan oluşan, sonradan kazanılan, sonradan edinilmiş, edinsel. Genetik olmayan ve doğumdan sonra organizmanın dışındaki etkiler sonucunda ortaya çıkan.

Sırasında : Gerekince, yerinde ve zamanında.

Miyasteni : Yangı, distrofi veya merkezi veya çevresel sinirlerde herhangi bir patolojik değişim bulunmaksızın, iskelet kaslarının geçici ve geriye dönüşümlü zayıflığı. Hipokalsemi, hipoglisemi, hipofosfotemi ve kimi bitkisel zehirlenmeler evcil hayvanlardaki miyasteni örnekleridir.

Genişleme : Genişlemek işi.

Kalıtsal : Kalıtımsal.

Sistemik : Sayısal ve ekonomik konulara belli sistemler çerçevesinde bakan.

Yumuşama : Yumuşamak işi. Sert ünsüzlerin yumuşak ünsüz veya sızıcı ünsüz oluşu, ötümlüleşme. Dünyada soğuk savaş döneminden sonra stratejik silahların geliştirilmesiyle başlayan siyasal gerginliğin ortadan kaldırılması siyaseti, detant.

Hastalık : Organizmada birtakım değişikliklerin ortaya çıkmasıyla sağlığın bozulması durumu, rahatsızlık, çor, dert, sayrılık, illet, maraz, maraza, esenlik karşıtı. Aşırı düşkünlük, tutku. Ruh sağlığının bozulması durumu. Bitkilerin yapılarında görülen bozukluk.

Gevşeme : Gevşemek işi, relaks. Kalbin atmasında kasılmadan sonra gelen dinlenme ve içine kan dolma dönemi, diyastol. Para piyasasında değer yitimi. Gerilmiş vücut bölümlerinin, direnci olmadan kendi ağırlıklarıyla, bazı hareketlerle yeniden kendi durumuna gelmesi, gerilme karşıtı. Öfke, kaygı, korku vb. coşkularla artan ruhsal gerilimin ve gerilen kasların normal duruma gelmesi. İsteğin, çabanın, ciddiyetin azalması.

 

Hastalı : Hastalıklı.

Kazanı : Bir olayın gerçekleşme olasılığının çok sayıda bağımsız etkenin zamandaş işleyişi sonucu olduğu ya da salt rastlantıya bağlı kaldığı durum.

Sistem : Düzen. Bir sonuç elde etmeye yarayan yöntemler düzeni. Model, tip. Dizge. Bir aracı oluşturan düzen, düzenek, tertibat. Yol, yöntem.

Gravis : Ağır, yük.

Nörom : Sinir hücrelerinden gelişen herhangi bir tümör.

Kasla : Yalan.

Yemek : Yemek yeme, karın doyurma işi. Kandırmak. Isırmak. Gücünü kırmak, perişan etmek, mahvetmek. Ağızda çiğneyerek yutmak. Harcamak, tüketmek, bitirmek. Aşındırmak, kemirmek, oymak, delmek. Harcanmak, kullanılmak, sarf edilmek. Birine alacağını vermemek, ödememek. Batmak, çizmek, kaşındırmak, dalamak. Yenmek için pişirilip hazırlanmış yiyecek, aş, taam, ekmek. Günün belli saatlerinde yenilen besin. Yasal yoldan cezalandırılmak. Konuklara yiyecek verilerek yapılmış olan ağırlama. Hoşa gitmeyen kötü bir duruma uğramak, tutulmak. Başkasının parasını harcamak. Hakkı olmayan ve kendisine yasak edilmiş bulunan bir şeyi kabul etmek. Sürekli üzmek, tedirgin etmek.

Diğer dillerde Megaözofagus anlamı nedir?

İngilizce'de Megaözofagus ne demek ? : megaesophagus