Meh nedir, Meh ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

İşte.

Al, buyur.

[Bakınız: me].

[Bakınız: ma].

Hayvan çağırma ünlemi.

Al, işte.

[Bakınız: me].

'Ha' anlamında pekiştirme ünlemi: Ben borcumu verdim meh!.

Esinti, az yel.

Meh tanımı, anlamı

Pekiştirme : Pekiştirmek işi

Çağırma : Çağırmak işi.

Esinti : Belli belirsiz hissedilen hafif yel, nefha.

Hayvan : Duygu ve hareket yeteneği olan, içgüdüleriyle hareket eden canlı yaratık. At, eşek, katır gibi türlü hizmetlerde kullanılan yaratık. Kızılan bir kimseye söylenen bir söz. Akılsız, duygusuz, kaba, hoyrat (kimse).

Verdi : Bir borudan bir saniyede geçen suyun miktarı. Bir iletken telden bir saniyede geçen elektriğin miktarı.

Anlam : Bir kelimeden, bir sözden, bir davranış veya olgudan anlaşılan şey, bunların hatırlattığı düşünce veya nesne, mana, meal, fehva, deme, mazmun, medlul, valör. Bir önermenin, bir tasarının, bir düşüncenin veya eserin anlatmak istediği şey.

Hayva : Ayva. Tenekeyi lehimlemek için kullanılan bakır ya da demir araç. [Bakınız: hayva demiri].

Ünlem : Türlü duyguları anlatan veya bir doğa sesini yansıtan kelime, nida: Ah! oh! şak, çat vb. Ünlem işareti.

Pekiş : Çamursuz, kuru, sert yer.

Buyu : Bir kere, bir kez.

Peki : Evet. Pekâlâ.

İşte : Bir şey gösterilirken veya bir şeye işaret edilirken söylenen bir söz, aha, ahacık. Anlatılan şeye dikkat çekmek için kullanılan bir söz. Anlatılan bir sözün sonucuna gelindiğini gösterir.

 

Esin : Etkilenme, çağrışım veya içe doğmayla akla gelen yaratıcı duygu, düşünce, ilham. Sabah yeli.

Ben : Çoğu doğuştan, tende bulunan ufak, koyu renkli leke ya da kabartı. En çok üzümde görülen olgunlaşma belirtisi. Kişiyi öbür varlıklardan ayıran bilinç. Teklik birinci kişiyi gösteren söz. Olta veya tuzağa konulan yem. Saçta, sakalda beliren beyazlık. Bir kimsenin kişiliğini oluşturan temel öge, ego. Kuşun yavrusuna taşıdığı yem.

Yel : Rüzgâr. Romatizma ağrısı. Kalın bağırsaktaki gaz.

Az : Nicelik, nitelik, güç, süre, sayı bakımından eksik, çok karşıtı. Alışılmış olandan, umulandan veya gerekenden eksik olarak. Azot elementinin simgesi.

Ma : İşte. Var anlamında kullanılır : Her şeyim ma. Çağırma ünlemi : Ma Safiye gel buraya. Şaşma ünlemi. Manda çağırma ünlemi. Çocuk dilinde sığır. Dokuma tezgâhlarının altına yığılan kıl artıkları : Malarla yastık doldurdum. Damlara uzunlamasına konulan ağaç kiriş. Al, buyur. Sığır sesi. Sığır memesi. Çatı ya da dam için kullanılan büyük ağaç, kereste. Kuvvetlendirme edatı. Var. [Bakınız: me]. Megesterol asetat.

Al : Kanın rengi, kızıl, kırmızı. Dorunun açığı, kızıla çalan at donu. Aldatma, düzen, tuzak, hile. Yüze sürülen pembe düzgün, allık. Bu renkte olan (at). Alüminyum elementinin simgesi. Bu renkte olan.

Ha : İstek uyandırmak için kullanılan bir söz. Evet. (ha:) Dikkati çekmek, uyarmak için kullanılan bir söz. Tekrarlanarak kullanıldığında eşitlik anlamı veren bir söz. (ha:) Şaşma anlatan bir söz. (ha:) Soru bildiren bir söz. Hahniyum elementinin simgesi. Bazen tekrarlanan bir emir kipinin tekrarları arasında yer alarak fiil ile anlatılan işin uzadığı ve bundan bıkıldığı bildirilir. (ha:) Bir şeyin birdenbire hatırlandığını veya kavrandığını anlatan bir söz.

 

Me : Türk alfabesinin on altıncı harfinin adı, okunuşu. Koyun, kuzu vb. hayvanların çıkardığı ses.

Diğer dillerde Meglumin antimonat anlamı nedir?

İngilizce'de Meglumin antimonat ne demek ? : meglumine antimonate