Mentoring türkçesi Mentoring nedir
Mentoring ingilizcede ne demek, Mentoring nerede nasıl kullanılır?
Mentor : Kılavuz. Danışman. Önder. Akıl hocalığı yapmak. Mürşit. Danışmanlık yapmak. Rehber. Akıl hocası. Üstat.
Mentors : Kılavuz. Üstat. Mentor. Rehber. Danışman. Akıl hocası. Önder. Danışmanlık yapmak. Akıl hocalığı yapmak. Mürşit.
Augmentor : Miktarı çoğaltan. Çoğaltan. Arttıran kimse veya şey.
Average incrementor : Ortalama arttırıcı. Ortalama artırıcı.
Documentor : Belgeleyici.
Tormentor lights : Çerçeve kenar ışıkları. Çerçevenin sahneye bakan her iki kenarında bulunan direklere ya da tutamaklara yukardan aşağıya doğru takılan ışıklar.
Tormentor batten : Çerçeve kenar direği. Çerçevenin sahneye bakan yanında, kenarlarda bulunan ışıldakların asıldığı direk.
Menton : Akdeniz sınırında fransa'nın güneydoğusunda bir şehir. Fransa'da kış tatil merkezi.
Implementors : Yerine getiren. Uygulayan. İfa eden. Uyarlamacı. Yürürlüğe koyan.
Mentol play : Düşün oyunu. Olayların akışını, kişilerin kişiliklerini bir ana düşünceye göre düzenleyen oyun çeşidi.
İngilizce Mentoring Türkçe anlamı, Mentoring eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Mentoring ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Focussing : Odak seçimi. Odaklama. Odaklanma. Bir şeye odaklanma. Bir kameranın optik sisteminin doğru ayarı.
Direction : Mal ya da yapılacak diğer işlemler üzerinde bilgiler verme, buyruklarda bulunma. Bilgisayar, sinema, televizyon, ekonomi, tiyatro alanlarında kullanılır. Talimat. Yön. Cihet. Doğrultu. Kumanda. Yönetme. İstikamet. Açıklama.
Focusing : Odaklama. Bir kameranın optik sisteminin doğru ayarı. Seçik bir görüntü elde etmek amacıyla, görüntüyü tam odak noktasına düşürmek için alıcı merceğinde yapılan ayarlama. Fizik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Odaklanma. Bir şeye odaklanma. Odak seçimi. Bir mercek ya da bir ayna ile. ışığı bir noktada toplama işlemi. bir alt-üşek ışınları borusunda bir elektriksel ya da mıknatıssal mercekle eksicik demetinin bir noktada toplanması. Bir çekide toplanma.
Concentration : Toplanma. Derişiklik. Teksif. Hacim küçültme. Konsantrasyon. İnsanların ve uygulayım ürünlerinin, insanın ve doğanın temel gereksinmelerin karşılanmasına elverişli koşulları yaratmış olduğu yerlerde toplanması süreci. Çözünen madde miktarının çözen madde miktarına oranı. Tahşit. Yoğunluğun ya da bolluğun artması. Toplama.
Immersion : Batırılma. Batırma. Dalma. Bir katılımlı gözlemde gözlemcinin duruma ya da olaya, onu yaşayan bireylerden ayrılmayacak biçimde katılması ya da bir topluluk üyelerinin yaşamını paylaşması. Bir gökcisminin başka bir gökcisminin gölgesine girmesi. Suya batırma. Daldırma. İmmersiyon. Uzay, veterinerlik alanlarında kullanılır. Tamözdeşim.
Absorption : Süngerimsi bir özdeğin kimi özdecikleri tutması olayı. Emme (enerjiyi). Canlı hücre ya da doku tarafından sıvının emilmesi. sindirilmiş besinlerin vücudun çeşitli bölgelerine taşınmak üzere, sindirim kanalının epitel hücreleri tarafından emilmesi. absorpsiyon. Öğrenme. Vücuda alınan bir maddenin değişik mekanizmalarla doku veya hücre içerisine alınması, asimilasyon, soğurma, absorbsiyon, hlk. imtisas. ışınların madde tarafından tutulması. Karşılama (masrafı). Kendine katma. Emilim. Emilme. Kendini verme.
Particularism : Tikelcilik. Belirli bir topluluğa bağlılık.
Watching : Seyretme. Tarassut. Seyir. Gözetleme. Gözleme. İzleme. Gözetim.
Observation : Doğa olaylarının işleyiş yasalarını bulmak amacıyla yapılan bilimsel araştırmaların ilk basamağı; olayların oluşum ve yürüyüşünü kimi gereçler yardımıyla izleme ve izlenimleri saptama. Kendiliğinden oluşan ya da koşulları bilinçli olarak oluşturulan olayları belirdikleri sırada dizgeli ve amaçlı bir biçimde inceleme. Eğitim, uzay, iktisat, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Düşünce. Müşahede. Gözetim. Olayların, belirlenen sırada, düzenli, amaçlı olarak incelenmesi. Gözlem. Tetkik. Gözleme.
Focus : İlgi odağı. Bir çekide toplamak. İlgi merkezi. Depremin yer içinde başladığı nokta. Fokus. Tek tabaka hücre kültürlerinde veya embriyolu yumurtanın koryoallantoik zarında bir virüs tarafından oluşturulan hücre yığını veya salkımı, fokus. Mihrak. Bir noktada toplamak. Odağı ayarlamak. Odaklama.
Mentoring synonyms : observance, engrossment, focal point.

Bu kısımda Mentoring kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Mentoring ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Mentoring anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Mentoring ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.