Mesir nedir, Mesir ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Bahar bayramında minarelerden halka atılan, sakızlı, baharlı şeker ve bu şekerin dağıtıldığı günün adı.

Mesir anlamı, tanımı

Mesiraf : Masraf

Mesirotu : Anason.

Mesire : Gezinti yeri, gezilecek yer.

Mesirelik : Gezmeye elverişli yer, mesire yeri.

Bahar bayramı : Genellikle mayıs ayının ilk günlerinde kutlanan bayram.

Sakızlı : Sakızı olan, içinde sakız bulunan.

Baharlı : Baharatlı.

Atılan : Çavlan, şelâle. Çağlayan, şelale.

Minare : Camilerde müezzinin ezan okuduğu, sela verdiği, şerefesi olan, çoğunlukla taştan, yüksek ve ince yapı.

Bayram : Millî veya dinî bakımdan önemi olan ve kutlanan gün veya günler. Özel olarak kutlanan gün. Sevinç, neşe.

Şekeri : Çok tatlı, ufak bir çeşit armut.

Minar : Pınar.

Bayra : Balyoz. Araba tekerleğine geçirilen ve mazıda dönen delik demir.

Şeker : Şeker kamışı, şeker pancarı, patates, havuç, mısır, buğday vb. bitkilerin sap ve köklerinin öz suyundan veya nişastasından çıkarılan, birleşiminde karbon, oksijen ve hidrojen bulunan, beyaz, suda eriyen, mayalanabilen ve çoğu tatlı olan maddelerin genel adı. Bu madde katılarak yapılmış lokum, akide, çikolata vb. tatlı yiyeceklerin genel adı. Şeker hastalığı. Sevimli, cana yakın ve güzel.

 

Sakız : Bazı ağaçların ve özellikle sakız ağacının kabuğundan sızan, çiğnendiğinde yumuşayan, hoş kokulu, beyaz renkli reçine. Sakız ağacı. Şekerli ve kokulu ağızda çiğnenen eğlence yiyeceği, ciklet. Vücudu beyaz olup başta ve ayaklarda belirgin siyah işaretler bulunan, ince kemik yapılı ve yüksek ayaklı, ince yağsız uzun kuyruklu bir tür koyun.

Halka : Çeşitli metallerden veya tahtadan yapılmış çember. Değerli metallerden yapılmış olan çember biçimindeki süs eşyası. Çember biçiminde olan. Çember biçiminde çeşitli nesnelerden yapılmış tutturma aracı. Yerden yüksekliği ayarlanabilen aralıklara asılı iki halatın uçlarına takılan 18 santimetre çapında, 28 milimetre kalınlığında tahta veya deri kaplı iki demir halkadan oluşan asılma araçlarından her biri. Bir tür ufak, yağlı ve tuzlu simit. Su gibi sıvıların içine katı bir nesnenin düşmesiyle oluşan, gittikçe büyüyerek açılan çembere benzeyen biçim. Uykusuzluk, yorgunluk, üzüntü vb. sebeplerle göz altında beliren koyuluk. Çember biçiminde dizilmiş topluluk.

Bahar : İlkbahar. Bu mevsimde ağaçlarda açan çiçekler ve yapraklar. Baharat. Gençlik dönemi.

Dağı : Tarlalarda biten yabani otları yok etme. Eş erke ve oylumlu dizgelerden hangisinin daha çok olasılığı bulunduğunu ölçen temel ısıldevim-bilimsel nicelik. [Bakınız: dakı].

Mina : Çelikçomak oyununun bir bölümü. Yapı, ev. Minare. Billur, şeffaf. Şarap şişesi. Mine. Gökyüzü. Ar. Liman.

Günü : Haset. Zamanından önce doğan yavru.

Diğer dillerde Mesenteron anlamı nedir?

İngilizce'de Mesenteron ne demek ? : midgut