Money market funds türkçesi Money market funds nedir

  • İktisat alanında kullanılır.
  • Para piyasası fonları.
  • Para piyasasında alım satıma konu olan kısa vadeli ödünç verilebilir fonlar.

Money market funds ingilizcede ne demek, Money market funds nerede nasıl kullanılır?

Money : Durağan olan, olmayan eşya değerini ölçen değişim aracı. eskiden gümüş paraya verilen ad. Ücret. Para. Sikke. Tıkır (argo sözcük). Servet. Mangır. Akçe. Eşyanın değerini ölçmek üzere değişim aracı olarak kullanılmakta olan satağa çıkarılan kağıt ya da madensel değişim aracı. değer ve eder ölçüsü birimi. Mal ve hizmetlerin değişimini kolaylaştırma işlevini yapan bir değişim aracı ve ortaklaşa değer birimi.

Market : Pazar. Piyasa. Çarşı. Alıcılarla satıcıların belirli bir günde bir araya gelerek alış veriş ettikleri yer. Çarşıda alışveriş etmek. Genel satak. Satak. Genel olarak alım ve satım işlemlerinin yapıldığı yer. Pazarlamak. Satışa çıkarmak.

Funds : Devlet tahvilleri. Fonlar. Tahvilat. Para kaynağı. Para. Devlet sermayesi. Fon. Devlet tahvili. Kapital.

Money market : Paraya ilişkin tüm işlemlerin yapıldığı yer. Para genel satağı. Para borsası. Para piyasası. Kısa vadeli ödünç verilebilir fon sunum ve isteminin karşılaştığı piyasa. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Borsa.

 

Foreign money market : Döviz piyasası. Farklı ülkelerden yabancı para birimlerinin ticaretinin yapıldığı piyasa. Yabancı para piyasası.

The secret money market : Vergi kaçırma, mali dolandırıcılık, içerden bilgi sağlayarak bundan çıkar sağlama, para aklama, ülkeler arasında para aktarımı yaparak paranın izini yok etme gibi işlemlerin yapıldığı ve ıngo walter tarafından adlandırılan kayıt dışı para piyasası. Gizli para piyasası.

Interbank money market : Bankalararası para piyasası. Kısa dönemde likidite fazlası bulunan bankalardan likidite gereksinimi olan bankalara fon akışını sağlayan ve merkez bankasının aracılık yaptığı para piyasası.

Inter bank money market : Bankalararası para piyasası.

Interbank money market interest rate : Bankalararası para piyasası faiz oranı. Bankalararası para piyasasında kısa süreli likidite fazlasına sahip olan bankaların fon sunumu ile kısa süreli likidite açığı bulunan bankaların fon istemine göre oluşan faiz oranı.

İngilizce Money market funds Türkçe anlamı, Money market funds eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Money market funds ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.

A shift in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

 

A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Abnormal budget : Olağanüstü bütçe. Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe.

Ability to pay principle : Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi. Ödeme gücü ilkesi.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçenin giderleri. Olağanüstü bütçe gideri.

A change in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A pass through certificate : Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt. Tutsat senedi.

Abolition of forced labour convention : Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi. Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi.

Money market funds synonyms : a shift in supply, a change in supply, abnormal budget receipts, a type mutual funds, ability rent, a group shares.