Motives türkçesi Motives nedir

Motives ile ilgili cümleler

English: I don't think Tom has any ulterior motives.
Turkish: Tom'un bir art niyeti olduğunu sanmıyorum.

English: Reflect on your own motives when making a decision.
Turkish: Karar verirken kendi motivasyonunu yansıt.

English: Ali can't understand Mary's motives.
Turkish: Ali Mary'nin motiflerini anlayamıyor.

English: I think Tom has no ulterior motives.
Turkish: Sanırım Tom'un art niyeti yok.

English: Tom sometimes has trouble understanding other people's motives and desires.
Turkish: Tom'un bazen diğer insanların güdülerini ve isteklerini anlama sorunu var.

Motives ingilizcede ne demek, Motives nerede nasıl kullanılır?

Demand of money for precautionary motives : Para istemini belirleyen güdülerden biri olup, iktisadi karar birimlerinin gelecekte beklenmedik olaylar karşısında güç durumda kalmadan harcamalarını gerçekleştirmek için bulundurmak istedikleri para miktarı. İhtiyat güdüsü ile para istemi.

Leading motives : Gerekçe. Esbabı mucibe.

Secondary motives : Öğrenme sonucu kazanılan güdülere verilen ad. İkincil motifler. İkincil güdüler.

Social motives : Sosyal güdü. Birlikte yaşamak, bir yöneticiye uymak ve birtakım örgütlere bağlanmak biçiminde kendini belli eden yönsemeler. Toplumsal güdüler.

 

Locomotives : Lokomotif.

Profit motive : Kar amacı. Kar sağlama güdüsü. Kar güdüsü. Kapitalist bir iktisadi sistemde, girişimcinin üretim etkinliğine girişmesini ve sürdürmesini sağlayan temel güdü. Kar motivasyonu.

Achievement motive : Başarı güdüsü. Başarma güdüsü. Amaç doğrultusunda engelleri ve güçlükleri aşma azim ve kararlılığı. Herhangi bir amacı gerçekleştirme güdüsü.

Social motive : Sosyal güdü. Toplumsal güdü. İnsanları, fiziksel gereksinmeleri ile doğrudan ilişkili olmayan, toplumsal, siyasal, ekinsel nitelikteki amaçlara (örneğin toplumsal çevresince kabul edilmek, saygın bir yer elde etmek, bir sanat dalında başarılı olmak vb.) ulaşmak için çabalamaya götüren itici güç.

Motive power : Hareket kabiliyeti. Hareket gücü. Tahrik gücü. Güdücü kuvvet.

Ulterior motive : Açık veya aşikar olmayan dürtü istek veya motivasyon. Gizli dürtü. Bir şey yapmak için gizli dürtü. Gizlenmiş motivasyon. Art düşünce. Art niyet.

İngilizce Motives Türkçe anlamı, Motives eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Motives ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ginger : Taba rengi. Kışkırtmak. Zencefil katmak. Canlandırmak. Canlılık. Dürtmek. Zencefil. Çaba. Hız vermek.

Compulsions : İcbar. Zorunluluk. Zor. Zorlanma. Cebir. Yükümlülük. Mecburiyet. Güç kullanma. Baskı.

Causatively : Nedensel olarak.

The element : Rükün. Unsur. Kutsal komünyon'da kullanılan ekmek ve şarap (hristiyanlık). İlke. Hava. Doğal çevre. Cevher. Cüz. Hava durumu.

Impetus : Hız. Güç. Zor. Saik. İtici güç. Uyarı. Enerji. Şiddet.

 

Motived : Etkilemek. Sevk-i ilahi. Yönlendirmek. Sebep. Motif. Motive etmek. Saik. Devindirici.

Mover : Taşıma firması. Nakliye firması. Hareket ettiren. Ev eşyası taşıma firması. Nakliye şirketi. Nakliyeci. Taşıma şirketi. Teklif eden. Taşıyıcı.

Matter : Fark etmek. Cerahat. İrin. Önem taşımak. İş. İnsan bilincinden bağımsız olarak somut biçimlerde varolan, tüm nesneler, olaylar ve dizgelerle, bunların özellik, ilişki ve etkileşimlerinin sonsuz çeşitliliğini, her türlü devinim biçimiyle kapsayan nesnel gerçeklik. Fizik, kimya, sosyoloji alanlarında kullanılır. Uzayda yer tutan, bir kütlesi olan her tür varlık. Konu.

Element : Öğe. Doğa şartları. Birincil parçalardan herhangi biri veya bir şeyin ögeleri. aynı cins atomlardan yapılmış ve daha basit maddelere parçalanamayan basit bir madde. Bir dalgalığı oluşturan parçalardan her biri. Element. Bir halkbilim olay ya da ürününün en küçük birimi, bk. örge, anakonu, örge tümgesi, örnek. İlke. Eleman. Faktör. Küçük bir miktar.

Causa : Kauza. Taban, temel, neden. Güdü (latince). Sebep.

Motives synonyms : rational motive, ethical motive, irrational motive, mental energy, psychic energy, psychological feature, operative, impulse, incentive, agent, matter of, numen, motivation, inducement, motioning, amygdalin, stirrer, compulsion, urge, impetuses, factor, impulsions, motive, gingers, spur, causation, causative, grounds, incentives, amyl, cases, need, motivations.

Motives zıt anlamlı kelimeler, Motives kelime anlamı

Noncausative : Nedensel olmayan. Sebep veya mantık belirtmeyen (gramer). Sebep teşkil etmeyen. Etki üretmeyen.

Unemotional : Hissiz. Duygusuz. Heyecanlanmayan. Heyecansız.