Mountings türkçesi Mountings nedir

Mountings ingilizcede ne demek, Mountings nerede nasıl kullanılır?

Mounting powder : Gömme tozu.

Mounting : Montaj. Bir makinenin parçalarını, yerli yerine koyup, işleyecek duruma getirme işlemi. Mikroskobik inceleme için lam üzerine yerleştirilen ince doku kesitinin üzerini, koruma ve yapıştırmak amacıyla kanada balsamı, entellan ve benzeri saydam maddeyle örtme, montaj. Birleştirme. Kur. Kapatma. Boya uygulanan preparatların kanada balzamı veya entellan gibi maddelerle kapatılması. Biniş. Kurma.

Amounting : Eşit olmak. Anlamına gelmek. İfade etmek. Kadar. Kadar etme. Baliğ. Miktarında. Toplama ulaşmak. Sonuca varmak.

Amounting to : Tutan. Eş değerde olmak. Toplama. Miktarındaki. Toplamak.

Demounting : Parçalara ayırmak. Sökmek. Dağıtmak. Sökme.

Photomounting : Fotomontaj.

Mount drive : Sürücü oluştur.

Mount a horse : Ata binmek.

Dismounting : Bozmak. Sökmek. İnmek. İndirmek. Çıkarılıyor. Makineden iniş.

Mountie : Atlı polis (kanada). Kanada'da atlı polis.

İngilizce Mountings Türkçe anlamı, Mountings eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Mountings ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Sperm count : Sperm sayımı.

Accessoriness : Suç ortaklığı. Yardım. Yardımcı olma durumu.

 

Embarkment : Bir gemi veya kayığa binme. Bindirme. Uçağa yükleme. Girişme. Yükleme. Atılma. Gemiye bindirme. Uçağa bindirme. Gemiye binme.

Bases : Düzlemler. Kaide. Kök. Bazlar. Temel. Taban. Dip. Depart. Hidrojen iyonlarını alan kimyasal maddeler. Saha kenarı.

Erections : Dikme. Bina. Yapı. İnşaat. Ereksiyon. İnşa etme. Dikleşme. Çatma. Dikme (heykel veya direk vb'ni).

Blotting pad : Mürekkebi emdirmek için kullanılan ped. Sümen. Emme pedi. Fazla mürekkebi emdirmek için kullanılan emici ped. Sumen.

Assistance : Muavenet. İmdat. Yardım. Kurtarma. Müzaheret.

Assembling : Kur-tak. Birleştirme. Çevirme. Toplanma. Toplu. Toplanarak. Takma. Bir makinenin parçalarını, yerli yerine koyup, işleyecek duruma getirme işlemi.

Bearer : Çek, bono, poliçe, gönderim belgesi, hisse senedi, tahvil vb. her türlü değerli kağıdı yasalara uygun olarak elinde bulunduran kişi. Bitki. Tabut taşıyıcı. Meyve veren ağaç. Hamiline. Getiren. Taşıyan. Kolon ya da piramitte üstündekileri taşıyan güçlü kişi. trapez gösterisinde uçan trapezciyi tutup taşıyan cambaz. Hamil.

Investigating : Denetlenen. Araştırma. Soruşturulan. Kontrol edilen. Araştırılan. Soruşturma. İnceleme. İncelenen.

Mountings synonyms : nose count, nosecount, book rack, doilies, coaster, fixture, mounting, armature, overlap, collet, installation, fittings, count, setting, montaged, assemblages, countdown, luminaire, census, base fitting, framework, fitting, numeration, erection, anchorages, embarkation, bedplates, assembly, advocation, anvil, backings, behalf, poll.

Mountings zıt anlamlı kelimeler, Mountings kelime anlamı

Fall : Rastlamak. Gece çökmek. Asılmak. Karanlık bastırmak. Düşme. Tam yerine denk gelmek. Eğimli olmak. Atışmak. Yağmak. Ölmek.