Muafiyet sınavı nedir, Muafiyet sınavı ne demek

Muafiyet sınavı; bir eğitim bilimi terimidir.

  • Eğitimde veya herhangi bir dalda bilgi birikiminin yeterli olup olmadığının belirlenmesi için önceden yapılmış olan sınav

Muafiyet sınavı hakkında bilgiler

Muafiyet Sınavı ya da diğer adıyla Yeterlilik Sınavı, Türkiye'deki yabancı dil zorunluluğu bulunan Üniversite bölümlerinde, yeterli seviyede yabancı dile sahip olan öğrenciler için Eylül, Ocak ve Haziran aylarında olmak üzere üç defa yapılmış olan sınava verilen isimdir.

İki aşamalı olan sınavın ilk bölümünde sınava giren öğrencilerin dilbilgisi, kelime bilgisi ve okuma becerileri ölçülür. İlk aşamadan geçen öğrenciler yazma ve dinleme becerilerinin ölçüldüğü ikinci bölüme geçmeye hak kazanırlar. Her iki aşamanın ortalamasında 60 ve üzeri not alan öğrenciler, sınavı geçmiş sayılırlar.

Muafiyet sınavı kısaca anlamı, tanımı:

Bilgi : Öğrenme, araştırma veya gözlem yolu ile elde edilen gerçek, malumat, vukuf. İnsan zekâsının çalışması sonucu ortaya çıkan düşünce ürünü, malumat, vukuf. Genel olarak ve ilk sezi durumunda zihnin kavradığı temel düşünceler. İnsan aklının erebileceği olgu, gerçek ve ilkelerin bütünü, bili, malumat. Bilim. Kurallardan yararlanarak kişinin veriye yönelttiği anlam.

 

Yeterli : Gereksinimlere cevap veren, ihtiyaçları karşılayan. Bir görevi, işlevi yerine getirme gücü olan, etkisi olan. Bir işi yapma gücünü sağlayan özel bilgisi olan, kifayetli, ehliyetli.

Sınav : Öğrencilerin veya bir işe girmek isteyenlerin bilgi derecesini anlamak için yapılmış olan yoklama, imtihan, test. Direnme, dayanışma, güç gerektiren, sonuçta bir deneyim kazandıran zor durum.

Muafiyet : Ayrı tutulma, kendisine uygulanmama.

Muaf : Ayrı tutulmuş, ayrıcalık tanınmış. Bağışlanmış, affedilmiş. Özgür, serbest.

Eğitim : Eğitim bilimi. Çocukların ve gençlerin toplum yaşayışında yerlerini almaları için gerekli bilgi, beceri ve anlayışları elde etmelerine, kişiliklerini geliştirmelerine okul içinde veya dışında, doğrudan veya dolaylı yardım etme, terbiye.

Birikim : Birikme, bir yerde toplanıp yığılma. Biriktirilen mal veya para. Bilim veya sanat alanında sahip olunan bilgi, repertuvar. Herhangi bir aşınma sürecinde veya taşıma işi yapılırken alüvyonlu maddelerin bırakılması. Gözlemler, deneyler sonucu elde edilmiş şeylerin bütünü, deneyim. Toplumların kültürel varlıklarının gelişip genişlemesi ve uygarlık düzeyinin yükselmesi süreci.

Belirlenme : Belirlenmek işi.

Diğer : Başka, özge, öteki, öbür.

Türki : Türkle ilgili. Türkçe.

Yabancı : Başka bir milletten olan, başka devlet uyruğunda olan (kimse), bigâne, ecnebi. Tanınmayan, bilinmeyen, yad. Başka bir milletle ilgili olan. Aileden, çevreden olmayan (kimse veya şey), özge. Aynı türden, aynı çeşitten olmayan. Belli bir yere veya kimseye özgü olmayan. Bir konuda bilgisi, deneyimi olmayan.

Zorunlu : Doğal olarak kaçınılması imkânsız olan, olumsal karşıtı. Kesin olarak gereksinim duyulan, zaruri, mecburi, ıztırari.