Navigated türkçesi Navigated nedir

  • Gemi ile geçmek.
  • Gemi yolculuğu yapmak.
  • Tekne kullanmak.

Circumnavigated : Etrafını dolaşmak (gemi). Çevresinde seyretmek (gezegen vb). Dünyanın etrafını gemiyle dolaşmak. Çevresinden dolaşmak (gemi). Gemiyle çevresini dolaşmak. Denizden etrafını dolaşmak. Gemiyle etrafını dolaşmak.

Navigate records : Kayıtlarda gez.

Navigate : Denizcilik. Dümen tutmak. Gelmek. Gemi ile geçmek. Tekne kullanmak. Gitmek. Gemi yolculuğu yapmak. Seyretmek. Gidip gelmek. Seyretmek (gemi veya tekne).

Navigates : Gelmek. Gemi yolculuğu yapmak. Dümen tutmak. Seyretmek (gemi veya tekne). Seyretmek. Gemi ile geçmek. Tekne kullanmak. Gemi kullanmak. Gitmek. Gidip gelmek.

Circumnavigate : Etrafını dolaşmak (gemi). Çevresinde seyretmek (gezegen vb). Gemiyle çevresini dolaşmak. Çevresinden dolaşmak (gemi). Dünyanın etrafını gemiyle dolaşmak. Etrafını dolaşmak. Denizden etrafını dolaşmak. Gemiyle etrafını dolaşmak.

Navigation keys for wordperfect users : Wordperfect gezinti tuşlarını kullan.

Navigating officer : Pilot subayı. Seyir subayı. Kumanda ve dümen kullanmadan sorumlu olan askeri görevli.

Navigating bridge : Köprü üstü. Kaptan köşkü. Köprü. Gemide dümen kullanma platformu.

Circumnavigates : Çevresinden dolaşmak (gemi). Gemiyle etrafını dolaşmak. Çevresinde seyretmek (gezegen vb). Etrafını dolaşmak (gemi). Dünyanın etrafını gemiyle dolaşmak. Gemiyle çevresini dolaşmak. Denizden etrafını dolaşmak.

 

Navigation icons : Gezinme simgeleri.

Sözcükler, direkt olarak Navigated ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Journey : Yolculuk etmek. Seyahat etmek. Yolculuk yapmak. Gezinti yeri. Seyahat. Yolculuk. Sefer. Mesafe. Geziye çıkmak.

Navigate : Seyretmek (gemi veya tekne). Gemi kullanmak. Dümen tutmak. Gitmek. Gidip gelmek. Seyretmek. Denizcilik.

Officer : Subayları atamak. Polis memuru. İdare etmek. Yetkili. Sakçı memuru. Subay. Memur. Makam sahibi. Sağlık memuru. Görevli.

Travel : Yol almak. Yolculuk yapmak. Yolculuk. Kaçmak. İşlemek. Gitmek. Tüymek. Gezi. Gezmek. Seyahat.

Navigates : Dümen tutmak. Seyretmek. Gelmek. Seyretmek (gemi veya tekne). Gemi kullanmak. Gidip gelmek. Denizcilik.

Sailing master : Seyir subayı.

Cruise : Seyretmek. Ağır ağır gitmek. Dolaşmak (taksi şoförü taksi müşteri arayarak). Gemi ile dolaşmak. Gezinmek. Gemiyle gezmek. Dolaşmak (polis veya polis arabası) (etrafı kolaçan ederek). Turistik gemi yolculuğu. Dolaşmak. Yol almak.

Sail : Yelken. Uçurmak. Uçmak. Yelkenli. Gururla hareket etmek. Seyretmek. Yelkenli ile gitmek. Üzerinde seyretmek. Süzülmek. Yelkenliyle gitmek.

Voyage : Deniz seyahati. Gezi. Seyahat etmek. Seyahat. Deniz yolculuğu yapmak. Uzun gemi yolculuğu yapmak. Sefer. Yolculuk. Deniz yolculuğu. Yolculuk etmek.

Navigated synonyms : ship's officer, astrogate.