Neg türkçesi Neg nedir
- Negatif.
- Fotoğraf negatifi.
Neg ile ilgili cümleler
English: After much negotiation, the two sides in the dispute reached a compromise.
Turkish: Görüşmelerden sonra iki taraf, anlaşmazlık konusunda bir uzlaşmaya vardılar.
English: Ali doesn't want to negotiate.
Turkish: Ali görüşmek istemiyor.
English: Ali is a tough negotiator.
Turkish: Ali çetin bir müzakereci.
English: Ali is negligent.
Turkish: Ali ihmalkar.
English: After months of negotiations, the peace treaty was completed.
Turkish: Aylar süren müzakerelerin ardından, barış antlaşması tamamlandı.
Neg ingilizcede ne demek, Neg nerede nasıl kullanılır?
Neg splice : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. İki film parçasının, uçları birbiri üstüne bindirilerek yapılan yapıştırma çeşidi. uç uca yapıştırmanın karşıtı. Binmeli yapıştırma.
Negaholic : Sürekli olumsuz tutum içinde olan kimse.
Negara brunei darussalam : Brunei darüsselam sultanlığı. Pasifik okyanusu'nda borneo kıyılarının kuzeybatısında bulunan sultanlık (güney çin denizi ve malezya'ya sınır). Brunei.
Negate : Olumsuz yapmak. Değillemek. Yadsımak. Etkisiz duruma getirmek. Aksini ispatlamak. Boşa çıkarmak. Reddetmek. Çürütmek. Olumsuzlamak. İnkar etmek.
Negated : İptal etmek. Olumsuzlanan. Reddetmek. İnkar etmek. Aksini ispatlamak.
Negation of a proposition : Önermenin olumsuzlaması.
Negative : Kabul etmemek. Menetmek. Geri çevirmek. Olumsuz söz. Eksi. Bilgisayar, fizik, kimya, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Negatif görüntü elde etmek için alıcıda kullanılan boş film. bu yolda kullanılmış fakat henüz işlemelikte işlenmemiş dolu film. işlemelikte işlenerek üzerinde negatif görüntü belirmiş olan film. negatif görüntü. (genellikle) doğadakinin ters renk tonunda görüntü veren duyarkatları ve bu görüntüleri anlatır. tv. uç değiştirme yoluyla almaçta oluşturulan ve doğadakinin ters renk tonunda olan görüntü. Negatif. Etkisiz hale getirmek. Reddetmek.
Negation of : Zıddı.
Negations : Doğru olmadığını kanıtlama. Boşa çıkarma. İnkar. Olumsuzluk. Ret. Yokluk. Eksiklik. Red.
Negative acceleration : Hareketli bir cismin yavaşlaması. Negatif ivme.
İngilizce Neg Türkçe anlamı, Neg eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Neg ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Newfound : Yeni keşfedilmiş. Yeni bulunmuş.
Physical structure : Fiziki yapı. Fiziksel yapı.
Peg : Dondurmak (ücret veya fiyat). Ağaç çivi ile çakmak. Mandallamak. Çivilemek. Sabit tutmak (fiyat veya ücret vb'ni). Kazık çakarak sabitlemek. Belirlemek. Atmak (taş vb.). Kanca. Saptamak.
Hot : Yeni. Seksi. Heyecanlı. İletken. Yüksek düzeyli radyoaktiflik. Çalıntı. Kızgın. Isınmak. Taze. Acı.
Foot : Dip. Ayak kısmını örmek. Fut. Gitmek. Yaya yürümek. Bacakların, bilekten sonraki bölümü. Ayakucu. Ayak. Oynamak. Yer değiştirmeyi sağlayan ve çeşitli hayvanlarda çok değişik şekiller gösteren yapılar.
Parvenue : Sonradan görme.
Fibula : Broş. Kaval kemik. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kamış kemiği. Baldır kemiği. Fibula. Toka. İncik kemiği. Diz ile ayak bileği kemikleri arasında bulunan iki kemikten dışta ve ince olanı. fibula, baldır kemiği.
Sciatic nerve : (anatomi) kalçanın bittiği alt kenardan yayılıp genişleyen ve bacaklarda son bulan ve omuriliğin alt aşağı ucundan kalça kaslarının arkasına doğru devam eden vücuttaki en büyük ana sinir. Siyatik siniri. Siyatik.
Parvenu : Türedi. Ne oldum delisi. Zıpçıktı. Görmemiş. Sonradan görme.
Virgin : İşlenmemiş. Balta girmemiş. Ekilmemiş. Bozulmamış. Bakir (erkek). Bakire. Saf. El değmemiş. Kız. Bakir.
Neg synonyms : tibia valga, musculus tibialis, bandyleg, calf bone, tibia vara, vena tibialis, nervus saphenus, shanks' mare, shanks' pony, shank's pony, fibular vein, articulatio genus, saphenous vein, shank's mare, human knee, articulatio talocruralis, nervus ischiadicus, new sprung, human foot, bandy leg, genu varum, vena saphena, saphenous nerve, knock knee, spic and span, tibial vein, vena peroneus, bow leg, peroneal vein, tibialis muscle, spick and span, pin, mortise joint.
Neg zıt anlamlı kelimeler, Neg kelime anlamı
Stale : Yatkın. Kaşanmak. Bozuk. Bozulmak. Eskimek. Bayat. Yorgun. Vadesi geçmiş. Bayatlatmak. Tükenmiş.
Old : Büyük. Eskimiş. İhtiyar. Deneyimli. Kart. Yaşlı. ...yaşında. Köhne. Pişkin. Eski.
Unoriginal : Sahte. Başlangıçta olmayan. Basit. Sade. Orijinal olmayan. Olağan. Sıradan. Bayağı.
Neg antonyms : nonmodern, noncurrent.

Bu kısımda Neg kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Neg ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Neg anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Neg ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.