Nevroz nedir, Nevroz ne demek
Nevroz; bir ruh bilimi terimidir. kökeni fransızca dilinden gelmektedir.
- Genellikle bunalım ve beden görevleri üzerinde yakınmalarla beliren, kişiliğin ve uyumun bütününü etkilemeyen, ruhsal kaynaklı sinir hastalığı, sinirce

Veterinerlik alanındaki anlamları:
Sinir ve ruh bozukluğu.
Hayvanın normal yaşamını sürdürmesine engel olacak düzeyde heyecan bozukluğu.
İngilizce'de Nevroz ne demek? Nevroz ingilizcesi nedir?:
neurosis
Nevroz hakkında bilgiler
Nevroz, toplumsal tavır ve davranışları tutuklayan ve kişide ruhen hasta olduğu bilinciyle birlikte bulunan tinsel bir hastalıktır.
Çocukluk çağındaki cinsel yaşamın acı olaylarına bağlı ruh hastalığı. İsteği ifade eden eğilimler ile onları bilinçaltına iten eğilimlerin ruhsal iç çatışmasından doğar.
Deneysel nevroz ilk olarak I. P. Pavlov ve yardımcıları tarafından hayvanlarda gerçekleştirlen koşullanma hallerindekine benzeyen ve insan nevrozunu andıran durum.
Histeri, boğuntu histerisi, fobi nevrozu ve saplantı nevrozu. Güncel nevroz, travma nevrozu, ve karakter nevrozunun tanımlamaları ise belirsizliklerini korumaktadır.
Nevroz tanımı, anlamı:
Kişi : Kadın veya erkeğe verilen genel ad, şahıs, zat, nefer. Oyun, roman, hikâye vb.nde yer alan kimse. Erkek. Eş, koca. Çekimli fiillerde ve zamirlerde konuşan, dinleyen, sözü edilen varlık, şahıs.
Ruhsal : Ruh bilimi ile ilgili, ruh bilimsel, psikolojik. Ruhla ilgili olan, ruhi, tinsel, psikolojik, psişik.
Hasta : Aşırı düşkün, tutkun. Zihinsel yetenekleri bozulmuş olan. Hastalık, kaza veya yaralanma dolayısıyla fizik veya ruh sağlığı bozulmuş ve tedavi edilmesi gereken kimse, rahatsız. Parasız, züğürt.
Genel : Bir şeye veya bir kimseye özgü olmayıp onun bütün benzerlerini içine alan, umumi. Bir genelleme sonucunda elde edilen. Herkesin yararlanabileceği (yer, nesne). Yetkisi ve sorumluluğu çok olan. Ayrıntıları göz önüne alınmayarak bütünü bakımından ele alınan.
Bunalım : Doğal bir süreçte birdenbire oluşan aykırılık, bunluk, buhran, kriz. Tehlikeli sonuç doğurabilecek gerginlik, buhran, kriz. Uyaranlara karşı duyarlığın, iş yapabilme gücünün, kendine güvenin azalarak karamsarlığın, umutsuzluğun güçlenmesiyle ortaya çıkan ruhsal bozukluk, ruhsal çöküntü, depresyon. Çöküntü. Bir hastalıkta iyileşme veya ölümle sonuçlanan, birdenbire ortaya çıkan fizyolojik değişiklik, kriz.
Beden : Kale duvarı. Vücudun, baş, kol ve bacak dışında kalan bölümü, gövde. Giysilerde ölçü. Canlı varlıkların maddi bölümü, vücut.
Görev : Bir nesne veya bir kimsenin yaptığı iş. Bir organ veya hücrenin yaptığı iş. Resmî iş, vazife. İşlev. Bir cümlede bir dil biriminin öbür birimlerle ilişkisi aracılığıyla yerine getirdiği iş. Bir değerin başka değerlerle olan ilişkisi. Bir kimseye veya bir kurula verilen özel amaçlı iş, misyon.
Yakınma : Yakınmak (II) işi, şikâyet. Yakınmak (I) işi.
Uyum : Bir cismin görüntüsünü tam ağ tabaka üzerine düşürebilmek için göz merceğinin dışbükeylik derecesini çoğaltıp azaltması olayı, mutabakat. Toplumsal çevreye veya bir duruma uyma, uyum sağlama, intibak, entegrasyon. Ortak özellikleri açısından sesler arasındaki uygunluk, harmoni. Bir bütünün parçaları arasında bulunan uygunluk, ahenk.
Etkileme : Etkilemek işi, tesir.
Toplumsal : Toplumla ilgili, topluma ilişkin, içtimai, maşerî, sosyal.
Nevrozlu : Nevroz hastalığına yakalanmış.
Diğer dillerde Nevroz anlamı nedir?
İngilizce'de Nevroz ne demek? : n. neurosis
Fransızca'da Nevroz : névrose [la]
Almanca'da Nevroz : n. Neurose
Rusça'da Nevroz : n. невроз (M)

Bu kısımda Nevroz nedir? Nevroz ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Nevroz tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Nevroz hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.