Noses türkçesi Noses nedir

  • Genizden çıkarmak (ses).
  • Dikkatle ve yavaşça sürmek (araba).
  • Koklayarak bulmak.
  • Burnunu sürmek.
  • Koku almak.
  • Koklamak.

Noses ile ilgili cümleler

English: We smell with our noses.
Turkish: Burunlarımızla koklarız.

Noses ingilizcede ne demek, Noses nerede nasıl kullanılır?

Count noses : Sayım yapmak. Kelle saymak.

Avitaminoses : Vitaminsizlik. Vitamin eksikliği. Avitominoz. Avitaminoz.

Bluenoses : Bağnaz kimse. Tutucu kimse. Muhafazakar. Sofu. Tutucu. Gerici. Bağnaz. Muhafazakar kimse. Gerici kimse.

Bullnoses : Yuvarlatılmış kenar. Yuvarlak köşe tuğlası. Küt burun rende.

Cyanoses : Oksijen eksikliği nedeniyle oluşan cilt morarması (tıp veya medikal terimi). Siyanoz.

Stenoses : Vücutta herhangi bir kanalın daralması.

Hallucinoses : Halüsinoz. Halüsinasyonlara neden olan hastalık.

Hypnoses : Hipnoz. Uyutum. Hipnotizma. İpnoz.

Narcohypnoses : Uyuşturucu ilaçlar yardımıyla yapılan hipnoz. Narkohipnoz.

Hawknoses : Eğik burunlu.

İngilizce Noses Türkçe anlamı, Noses eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Noses ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Nozzle : Meme. Burun. Başlık. Enjektör. Püskürtücü. Delik. Hortum başı. Yakıtyağı memesi. Yağı belirli bir biçimde püskürten meme. Ağızlık (hortum için).

 

Snoot : Çok ufak konuların yakından ve büyük görüntülerini saptamak için, mercek yuvası ile mercek arasına yerleştirilen ve odak uzunluğunu artıran maden boru. Surat. Yüzü ekşitme. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Yüz. Burun. Uzatma eki. Yayındırıcı kanat. Işık kaynağının yanlarında bulunan, açılıp kapanarak ışığın biçimini düzenleyen yayındırıcı yüzey.

Snuffler : Hırıltıyla soluyan kimse. Burunotu. Sesli nefes alan kimse. Öldürmek. Enfiye. Burnundan konuşan kimse. Burnuna çekme. Mızmız tonda konuşan kimse. Açıkgöz. Kurnaz.

Snufflers : Enfiye. Burnuna çekme. Öldürmek. Mızmız tonda konuşan kimse. Açıkgöz. Burnuna çekmek. Sesli nefes alan kimse. Burnundan konuşan kimse. Kokusunu almak.

Nasal cavity : Nazal kavite. Geniz. Geniz boşluğu. Burun içinde bulunan ve üzerindeki mukoza örtüsü kısmen koklama sinirleri ile donanmış olan bir çift boşluk. Burun boşluğu.

Pug nose : Boksör burnu. Ucu kalkık basık burun. Yassı burunlu. Yassı burun.

Sniff : Burnuna çekmek. Sezmek. Havayı koklama. Burnunu çekme. Burun çekmek. Dudak bükerek söylemek. Kokusunu almak. İçe çekilen hava. Havayı koklamak.

Proboscis : Proboskis. (hayvanlarda) hortum. Akantosefalaların ön kısmında ileri geri hareket edebilen ve üzerinde çengeller bulunan yapı. Hortum. Hortum (zooloji terimi). Genellikle vücudun ön kısmında ve ağız yakınında bulunan veya tamamen ağız yapısını teşkil eden, üzerinde kancalar bulunan hortum. Dil. Böceklerde (ınsecta), halkalı solucanlarda (annelida), nemertinlerde (nemertina) beslenme için kullanılan, başın önünde boru şeklindeki yapı. memelilerde, fildeki gibi uzamış olan burun. probosis. Uzun burun. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.

 

Smells : Kokusunda olmak. Kötü kokmak. Kokmak. Kokusunu almak. Sezmek. Hissetmek.

Smell out : Sezmek. Açığa çıkarmak. Kokusunu almak.

Noses synonyms : ethmoidal artery, schnoz, upper respiratory tract, human face, arteria ethmoidalis, internasal suture, sutura internasalis, anterior naris, missile, snuffing, snout, sniffed, snuffed, nuzzled, snuff, snuffs, rostrum, hawk nose, sniffs, whiffed, nose out, schnozzle, whiff, nuzzles, face, hooknose, aircraft, scents, honker, chemoreceptor, smell, turbinate, nose.

Noses zıt anlamlı kelimeler, Noses kelime anlamı

Rear : Kaldırmak. Art. Yükseltmek. Arka. Geri. Bakmak. Beslemek. Yükselmek. Büyütmek. Dikmek.