Numbers türkçesi Numbers nedir

  • Eski ahitte dördüncü kitap (incil).
  • Sayı.
  • Çokluk.
  • Şiir.
  • Sayı ile gösterilen değerler. üremin sayışımında gün toplamı üremi sayışılacak para (belgit tutarı) ile yargılanarak bulunan sayı.
  • Sayılar.
  • Ekonomi alanında kullanılır.

Numbers ile ilgili cümleler

English: Adding up numbers is very uplifting.
Turkish: Sayıları toplamak çok mutlu edicidir.

English: He's not smart enough to add numbers in his head.
Turkish: Kafasından toplama yapabilecek kadar zeki değildir.

English: Huge numbers of soldiers and civilians were killed.
Turkish: Çok fazla sayıda askerler ve siviller öldürüldü.

English: How many phone numbers has she got?
Turkish: Onun kaç telefon numarası var?

English: Fibonacci numbers show up occasionally in nature.
Turkish: Fibonacci sayıları doğada zaman zaman görünür.

Numbers ingilizcede ne demek, Numbers nerede nasıl kullanılır?

Numbers and position : Sayılar ve konum.

Numbers of : Çok sayıda. Çok.

Numbers of services per conception : Gebelik başına tohumlama sayısı. Gebelik elde etmek için gerekli tohumlama sayısı. işletmede tohumlama sayıları toplamının gebe kalan ineklerin tohumlama sayılarına bölünmesiyle bulunan değer. süt sığırı işletmelerinde bu değerin 2’nin altında olması gerekir.

 

Characteristic numbers of a matrix : Matrisin karakteristik sayıları.

Marks and numbers of packages : Bk. marka ve sayı. Kapların marka ve sayısı.

Arabic page numbers : Normal rakamla sayfa numaraları.

Appear in numbers : Nüsha olarak çıkmak. Dizi halinde çıkmak.

Amicable numbers : Bağdaşık sayılar.

Binary numbers : 0 ve 1 sayılarının kullanılarak sembollerin 2 sayısı temelinde temsili. İkili sayı.

Share timecard numbers on network : Zaman kartı değerlerini ağ üzerinde.

İngilizce Numbers Türkçe anlamı, Numbers eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Numbers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Fulness : Tokluk. Azami derecede olma durumu. Doymuşluk. Bolluk. Şişmanlık. Doluluk. Boş olmayan. Tutulmuşluk. Dolgunluk.

Innumerability : Sayılamaz olma durumu. Sayı olarak çokluk. Sayılamazlık. Sayısızlık.

Heaviness : Küntlük. Kasvet. Siklet. Bunalma. Yeğinlik. Mazalya. Pareketalarda bedenin başına bağlanan zeminde kancaların yatmasına imkan ve ağlarda veya paraketalarda av aletinin zeminde kalmasını, hareket etmemesini sağlayan 20 kg kadar ağırlığa sahip olan beton ve taş ağırlık, ayak taşı. Ayak taşı. Şiddet.

Frequency : Titreşim sıklığı. Sık sık tekrarlanma. Yinelenim. Titreşen bir dizgenin, bir dalganın saniyedeki titreşim, sayısı; birimi hertz. (hz)'dir. Belirli bir dalga evresinin saniyede kaç kez geçtiğini veren sayı; titreşim sayısı. Devir sıklığı. devir süresinin tersi. Saniyedeki titreşim sayısı. tekrenk ışık için titreşim sayısı = c/x (c = ışığın saniyedeki hızı, x = ışığın dalga boyu). Dizi. Tekerrür. Sık sık oluş.

 

Basket : Sele. Sepetlemek. Pota. Basketbol çemberi. Zembil. Balon sepeti. İnce kamış, söğüt dalı, hayıt, tel ve plastikten örme veya geçirme biçimiyle yapılandırılmış çeşitli biçimde oluşturulan yapıtlar olup genellikle iç sularda kullanılan, balığın içerisine girmesini sağlayan bir kapısı veya huni biçiminde bir giriş yeri bulunan, içine çekici yem konan, balıkların bir kez girdikten sonra çıkamayacağı biçimde yapılandırılmış tuzaklar. Sepet. Çember (basketbol).

Torah : Tevrat. Pentateuk. Tora.

Bounteousness : Gürlük. Cömertlik. Eli açıklık. Hayırseverlik. Bolluk. İyilikseverlik.

Sonnet : On dört mısralı şiir. Sone.

Pentateuch : Tevrat'ın ilk beş kitabı. Tevratın ilk beş kitabı. Tevrat.

Laws : Dava. Kanun ve tüzükler. Cezaevi görevlileri. Gerektiğinde yetkili kişilerce zor kullanılarak yürütülen toplumsal ilişkiler, bk. halk tüzesi. Yasalar, yönetmelikler gibi devletçe düzenlenip yürürlüğe konulan ve uygulanılması zorunlu olan belgeler. Yasalar-tüzükler. Tüze. Kanun. Yasal çözüm. Hukuk.

Numbers synonyms : numbers pool, numbers game, numbers racket, rime, fullness, hit, poetical, a posteriori criteria, issue, rimes, poem, amplitudes, baskets, counts, abundance, figures, a priori probability, book of numbers, a b model, digitals, songs, goals, nos, a level, goal, commonness, a error, a priori information, a priori analysis, numerals, amplitude, button, goaling.

Numbers ingilizce tanımı, definition of Numbers

Numbers kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Of Number. The fourth book of the Pentateuch, containing the census of the Hebrews.