Objected türkçesi Objected nedir
Objected ile ilgili cümleler
English: Almost all the workers objected to working at night.
Turkish: Gece çalışmayı neredeyse tüm işçiler reddetti.
English: He objected to his wife working outside.
Turkish: Karısının dışarıda çalışmasına itiraz etti.
English: Ali never objected to me dating his daughter.
Turkish: Ali kızıyla çıkmama hiç karşı çıkmadı.
English: He objected to my going out yesterday.
Turkish: O benim dün dışarı gitmeme itiraz etti.
English: Ali objected to being treated like a child.
Turkish: Ali bir çocuk gibi davranılmasına itiraz etti.
Objected ingilizcede ne demek, Objected nerede nasıl kullanılır?
Objected categorically : Tamamen karşı çıktı. Saldırganca karşı geldi. Kategorik olarak reddetti.
Unobjected : Muhalefet edilmemiş. İtiraz edilmemiş. Karşı çıkılmamış.
Object action : Nesne eylemi.
Object action oriented : Nesne-işlem yönelimli.
Object anchors : Nesne tutturucular.
Object at issue : Tartışma konusu. Münazaa konusu. İddia olunan şey. İhtilaf konusu. İhtilaflı mesele. Anlaşmazlık konusu. Davalı konu.
Object choice : Nesne seçimi.
Object authority : Nesne yetkisi.
Object based : Nesneye dayalı. Nesne tabanlı.
Object class : Nesne sınıfı.
İngilizce Objected Türkçe anlamı, Objected eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Objected ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Intent : İstekli. Maksat. Meram. Dalmış. Hevesli. Meşgul. Kararlı. Dik.
Rarity : Nadir şey. Nedret. Seyreklik. Enderlik. Az bulunma. Nadirlik. Azlık. Bulunmazlık. Nadide şey. Az bulunur şey.
Dingus : Zımbırtı. Şey. Penis. Kentucky eyaletinde şehir.
Relic : Ölü kalıntısı. Yadigar. Bir azizin bedeninden artakalan parça veya özel eşya. Kutsal emanet. Kalıntı. Rölik. Hatıra. Andaç. Eski eser.
Keepsake : Anmalık. Estelik. Andaç. Hatıra. Yadigar.
Meaning : Anlam. Kasıtlı. Değer. Kasıt. Önem. Manalı. Anlamlı. Niyetli. Bir simge, kavram ya da bir ölçümün belli bir dizgeye göre taşıdığı içlem ya da içerim.
Property : Emlak. İyelik. Sahne eşyaları. Durağan değer. Arazi. Özelge. Sahne elbiseleri. Mal mülk. Bir nesne ya da birimi ötekilerden ayıran türsel ya da yapısal özelliklerden her biri. Nitelik.
Oddity : Acayiplik. Garip şey. Garip kimse. Garip özellik. Gariplik. Antika. Acayip kişi ya da şey. Tuhaflık. Tuhaf tip. Antika kimse.
Contests : Çekişmek. Karşı koymak. Rekabet etmek. Yarışmak.
Thing : Canlı. Kimse. İhtiyaç. Şey. Gerekli şey. Mevcudiyet. Olay. Eşya. Konu.
Objected synonyms : je ne sais quoi, physical object, good luck charm, physical entity, curio, finding, formation, growth, bourne, vagabond, disapprove, ribbon, arguing, article, contravened, frown on, substances, consummation, dingbat, contested, neighbor, argue against something, prop, fleshed, paring, ice, fomite, consummations, location, goaling, neighbour, remonstrate, discard.
Objected zıt anlamlı kelimeler, Objected kelime anlamı
Approve : Kabul etmek. Razı olmak. Olumlu bulmak. Beğenmek. Onamak. Razı gelmek. Onaylamak. Hoş karşılamak. Tasvip etmek.
Elated : Memnun. Bahtiyar. Sevindirilmiş. Mutlu. Sevinçli. Coşkun. Kıvançlı.
Euphoric : Öforik. Yerinde duramayacak halde olan. Sevinçten havalara uçan. Sevinçten havalara uçan (argo terim).

Bu kısımda Objected kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Objected ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Objected anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Objected ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.