Obtained türkçesi Obtained nedir

Obtained ile ilgili cümleler

English: Perry obtained precious information from him.
Turkish: Perry ondan değerli bilgiler elde etti.

English: I obtained the painting at an auction.
Turkish: Bir açık artırmada tablo satın aldım.

English: In the end, we obtained what we wanted.
Turkish: Sonunda, istediğimizi elde ettik.

English: His ex-wife obtained a court order that forbid him from coming closer than 200 yards.
Turkish: Eski karısı, adamın kendisine 200 metreden fazla yaklaşmasını yasaklayan bir mahkeme emri çıkarttı.

English: Did you know that if you mixed red and blue paint you obtained purple?
Turkish: Kırmızı ile mavinin karışımından mor elde edildiğini biliyor muydunuz?

Obtained ingilizcede ne demek, Obtained nerede nasıl kullanılır?

Be obtained : Temin edilmek.

Reobtained : Gelir elde etmek.

Unobtained : Erişilmemiş. Ulaşılmamış. Başarılmamış. Elde edilmemiş. Tamamlanmamış.

Obtainer : Elde eden kimse. Mirasçı. Sağlayan. Sağlayan kimse veya şey. Elde eden.

Obtainers : Sağlayan kimse veya şey. Elde eden. Elde eden kimse. Sağlayan. Mirasçı.

Obtain : Süregelmek. Sağlamak. Geçerli olmak. Elde etmek. Almak. Kavuşmak. Kazanmak. Varlığını sürdürmek. Ele geçirmek. Edinmek.

 

Obtainability : Ulaşılması mümkün olma durumu. Ulaşılabilirlik. Edinilebilir olma. Elde edilebilirlik.

Obtain results : Sonuç elde etmek. Sonuç almak. Netice almak.

Obtain a divorce : Boşanmak.

Obtain promotion : Yükselmek. Profesyonel ilerleme kaydetmek. Terfi etmek.

İngilizce Obtained Türkçe anlamı, Obtained eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Obtained ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Detects : Farketmek. Sezmek. Algılamak. Belirlemek. Ortaya çıkarmak. Saptamak. Meydana çıkarmak. Keşfetmek. Hissetmek.

Be in pocket : Kar etmek.

Sponge : Süngerle silmek. Asalak. Süngerle ıslatmak. Otlamak. Otlakçılık etmek. Sünger. Otlakçı. Asalaklık etmek. Otlakçılık yapmak. Süngerle temizlemek.

Be : Durmak. Kalmak. Berylliumb (berilyum). -dı. -dir. Alaşımların hazırlanmasında kullanılan hafif bir metalik kimyasal element. -di. Anlamına gelmek. Olmak.

Prevail : Üstün gelmek. Başarmak. Etkili olmak. Yaygın olmak. Galip gelmek. Yürürlükte olmak. Egemen olmak. Yerine geçmek. Yenmek.

Receive : Başına gelmek. Ev sahipliği yapmak. Eline ulaşmak. -e uğramak. Evsahipliği yapmak. Kaldırmak. Karşılamak (haber vb.). Mesaj almak. Uğramak. Maruz kalmak.

Attains : Gelmek. Varmak. Erişmek. Ulaşmak.

Be there : Orada ol. Orada olmak. (orada) hazır bulun. (orada) hazır bulunmak. (bir yerde) bulunmak.

Consists : İbaret olmak. Dayanmak. Uymak. Meydana gelmek. Oluşmak.

Contrives : Başarmak. İcat etmek. Tasarlamak. Yapmak. Uydurmak. Yolunu bulmak. Akıl etmek. Planlamak. Ev idare etmek.

 

Obtained synonyms : wring from, devise, clear up, exists, adopt, consisted, apply to, source, carry away the bell, gained, come to being, appear, consisting, acquired, been, gets, cleared, turn up, assure, allow, secure, contrive, grub, cater for, obtain, consist, administers, prevails, cogitating, carried, hold, hold on, snag.

Obtained zıt anlamlı kelimeler, Obtained kelime anlamı

Stay : Önlemek. Kalış. Alıkoymak. Erteleme. Ertelemek. Kalma. ...olarak kalmak. Durdurmak. Durmak. Dayanmak.

Unstained : Temiz. Lekesiz. Renksiz.