Occasioning türkçesi Occasioning nedir
Occasioning ingilizcede ne demek, Occasioning nerede nasıl kullanılır?
As occasion offers : Duruma göre. Şartlara göre.
As occasion serves : Fırsat buldukça.
Give occasion to : Neden olmak. Yol açmak. -e sebebiyet vermek. Sebep olmak veya meydan vermek. Fırsat vermek.
No occasion for : Sırası değil. - için uygun zaman değil.
On the occasion of : Dolayısıyla. -vesilesiyle. - nedeniyle. -in şerefine. Nedeniyle. Vesilesiyle. Dolayısı ile. Münasebetiyle.
On occasion : Bazen. Fırsat buldukça. Fırsat düştükçe. Arada bir. Ara sıra. Zaman zaman.
Rise to the occasion : Üstesinden gelmek. Kendini ispatlamak. Gerektiğinde lazım geleni yaparak işin üstesinden gelmek. Gerekeni yapmak. Kendini göstermek.
When occasion arises : Şans açıldığında. Zamanı geldiğinde. Doğru zaman geldiğinde.
Find occasion : Zamanını bulmak. Ortam bulmak. Fırsata sahip olmak. Fırsat bulmak. Şansa sahip olmak.
On the same occasion : Aynı uygun durumda. Aynı anda. Tesadüfen.
İngilizce Occasioning Türkçe anlamı, Occasioning eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Occasioning ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Ambience : Çevresel özellik. Ambiyans. Çevre. Hava. Muhit. Bir yerin havası. Ambians. Atmosfer.
Account for : Hesaba katmak. Açıklamak. Hesap vermek. Nedenini açıklamak. Sorumlu olmak. İzahat vermek. Açıklama getirmek. İzah etmek. Sebebi belirtmek.
Cases : Mahfaza. Dava. Kanıt. Neden. Görüş. Davalar. Vukuat. Sorun. Kovan. Valiz.
Trigger : Başlatmak. -e neden olmak. İnfilak ettirmek. Tetiklemek. Zemin hazırlamak. Patlatmak. Tetiği çekip ateşlemek. Tetik.
Involvements : Karıştırılma. Dahiliyet. Dahil olma. Bağlılık. İlişki. Bulaşma. Bağlanma. İlgilenim. Karışma.
Pretext : Mazeret göstermek. Kaçamak. Bahane üretmek. Bahane uydurmak. Bahane. Mazeret. Bahaneler üretmek. Kulp.
Necessity : Gereken. Yoksulluk. Gereksinim. İhtiyaç. Gereksinme. Kaçınılmazlık. Gereklilik. Zorunluluk.
Occasion : Neden. Özel olay. Sıra. Mahal. Uygun bir gözlem koşulu oluşturan ve kendiliğinden beliren olanak.
Exigences : Acil durum. İhtiyaç. Mecburiyet. Zorunluluk. Gereklilik.
Create : Meydana koymak. İcra-i sanat etmek. Meydana getirmek. Peyda etmek. Yapmak. Düşmek. Yaratmak. Oluşturmak.
Occasioning synonyms : needed, ambiences, ambit, condition, leisure, inclines, incline, neither, pretexts, exigency, chanced, contribute to, bring about, begetting, bring along, cause, inspire, ambient, conjunctures, chances, matter, ambiance, inducements, estate, chancing, bring on, opportunities, environment, atmosphere, attitudes, estates, climate, openings.

Bu kısımda Occasioning kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Occasioning ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Occasioning anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Occasioning ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.