Oda nedir, Oda ne demek
- Evin veya herhangi bir yapının oturma, çalışma, yatma gibi işlere yarayan, banyo, salon, giriş vb. dışında kalan, bir veya birden fazla çıkışı olan bölmesi, göz

- Serbest meslek adamlarını içinde toplayan resmî birlik.
- Yeniçeri kışlası.
"Oda" ile ilgili cümle örnekleri
- "Her odanın ziyareti bir saat sürmüştü." - A. Haşim
- "Sanayi odası. Ticaret odası."
Yerel Türkçe anlamı:
Evlerin dışında, konukları ağırlamak için özel olarak yapılmış küçük ev.
Oda, hane
Oda, hücre
Tarih'teki anlamı:
Yeniçeri kışlaları ile içsaray koğuşlarına genel olarak verilen ad.
Diğer sözlük anlamları:
Yer, mesken, melce.
Bilimsel terim anlamı:
Bir yapının, özellikle bir evin, oturmak, çalışmak, yatmak gibi eylemlere yarayan gözelerinden her biri.
İngilizce'de Oda ne demek? Oda ingilizcesi nedir?:
room
Osmanlıca Oda ne demek? Oda Osmanlıca'da ne anlama gelir?:
beyt
Oda hakkında bilgiler
Oda, evin veya herhangi bir yapının oturma, çalışma, yatma gibi işlere yarayan; banyo, salon, giriş vb. dışında kalan, bir veya birden fazla çıkışı olan bölmesi. Açık alandan bir duvar ya da kapıyla ayrılır. Geçmişi Girit Uygarlığı'na uzanmaktadır.
Oda ile ilgili Cümleler
- Ali üniversitede John'un oda arkadaşıydı.
- Bu son kez karşılaştığımız aynı oda.
- Oda 305'e kahvaltımı getirir misin?
- Başka bir oda ayırmamızı istiyorsanız, lütfen hemen bize bildirin.
- Oda 15'te hiç havlu yok.
- Oda 105 nerede?
- Ali üniversitede oda arkadaşımdı.
- Bu oda haftada 50 dolara kiraya veriliyor.
- Bu oda evde en soğuk oda.
- O büyük bir oda.
Oda tanımı, anlamı:
Odabaşı : Yeniçeri kuruluşunda görevi alaylarda selam törenlerini düzenlemek ve yönetmek olan subay. Hanlarda çalışan uşakların başı.
Oda hapsi : Askerî ceza hukukunda kabul edilmiş bir ceza türü.
Oda müziği : Az sayıda çalgı için ve özel toplantılarda çalınmak amacıyla bestelenmiş müzik.
Oda spreyi : Havasız kalan veya havası ağırlaşan odalara güzel ve hoş koku veren bir sprey türü.
Art oda : Gözün iris tabakası ile merceği arasındaki boşluk.
Başoda : Geleneksel Türk evinde özellikle konukların ağırlandığı büyük ve özenli bir biçimde döşenmiş oda.
Karanlık oda : Film banyosu yapılmış olan ışıksız oda.
Kozmik oda : Yetkili görevlilerin girebildiği ve çalışabildiği, içinde ülke için çok önemli belgelerin bulunduğu yer.
Ön oda : Gözde saydam tabaka ile iris arasında kalan boşluk.
Arz odası : Padişahın elçileri veya yabancı ülkelerin temsilcilerini kabul ettiği oda. Yüksek mevkide olan insanların halkla görüştüğü oda.
Basınç odası : Basınçlamanın yapıldığı özel donanımlı oda.
Bekar odası : Bekârların, taşradan gelen işçilerin kaldığı oda.
Bekleme odası : Bekleme salonu.
Beslenme odası : Anaokulu, ilköğretim okulu vb. eğitim kurumlarında yemek yenilen yer.
Çalışma odası : Konutlarda çalışmak için özel olarak ayrılmış ve döşenmiş oda.
Çubuk odası : Çubukluk.
Doğum odası : İçinde doğum yapılmış olan hastane odası.
Etüt odası : Okullarda etüt için ayrılmış bölüm.
Halk odası : Küçük yerleşim bölgelerinde toplu görüşme için yapılmış küçük yer, oda.
Kabul odası : Konak veya dairelerde konukların ağırlandıkları büyük oda.
Köy odası : Köylülerin çeşitli toplantılar yaptıkları veya konukların köyde kalması için hazırladıkları yer.
Kumanda odası : Bir etkinliğin yönetildiği bölüm.
Makam odası : Yüksek makamdaki bir kimse için ayrılan oda.
Makine odası : Makinelerin onarıldığı yer. Sinemalarda sinema makinesinin bulunduğu yer.
Makyaj odası : Televizyon, sinema, fotoğrafçılık ve reklamcılıkta filmin çekiminden önce gerekli makyajın yapıldığı yer.
Misafir odası : Evlerde konukların alındığı oda.
Müzik odası : Müzik dinlemeye ayrılmış yer.
Oturma odası : Ev halkının oturması için ayrılmış oda.
Reji odası : Sinema, tiyatro, radyo ve televizyon oyunlarında oyunun yönetildiği yer.
Rejisörlük odası : Reji odası.
Sanayi odası : Sanayiciler arasında dayanışmayı sağlamak, ortak sorunlarla uğraşmak, yabancı sanayicilerle ilişki kurmak, ortak çıkarları korumak için yasa ile kurulan, tüzel kişiliğe sahip kurum.
Sandık odası : Sandık, sepet vb. ev eşyasının konulduğu küçük oda.
Soyunma odası : Spor merkezlerinde veya alışveriş mağazalarında giyinip soyunmak için özel olarak hazırlanmış oda.
Ticaret odası : Tüccarlar arasında dayanışmayı sağlamak, ortak sorunlarla uğraşmak, yabancı tüccarlarla ilişki kurmak, ortak çıkarları korumak için kanun ile kurulan tüzel kişiliğe sahip kurum.
Yatak odası : Yatmak için kullanılan oda.
Yemek odası : Yemek yenilen oda, yemek salonu, salamanje.
Yer odası : Tabanı yerle bir olan oda.
Yük odası : Yüklük.
Yeniçeri : Kapı kulu teşkilatının piyade sınıfı. Bu asker sınıfından olan er.
Oda aydınlığı : Almaçtaki görüntünün izlenebilmesi için gerekli aydınlık; odanın olağan aydınlığı.
Oda bırakmak : Ateşe atmak, yakmak.
Oda buyurmak : Ateşe atılmasını emretmek.
Oda çaldırmak : Ateşe yaktırmak.
Oda dekoru : Ev içini gösteren dekor. Ev içini gösteren dekor.
Oda dutmak : Ateşe göstermek.
Oda düzmek : Oturacak yer yapmak.
Oda göyündürmek : Ateşe yakmak.
Oda göyünmek : Ateşe yanmak.
Oda ısıdenetiri : Oda sıcaklığını ölçen ve deneten aygıt.
Diğer dillerde Oda anlamı nedir?
İngilizce'de Oda ne demek? : [ODA (Official Development Assistance) ] n. ode, lyric poem characterized by lofty feeling and a dignified style; ancient Greek choral piece
n. room, chamber, apartment
Fransızca'da Oda : pièce [la], chambre [la], piaule [la], local [le], ordre [le], poste [le], salle [la], taule [la]
Almanca'da Oda : n. Gelass, Gemach, Raum, Räumlichkeit, Stube, Zimmer
adj. Zimmer-
Rusça'da Oda : n. комната (F), палата (F), кабинет (M), жилище (N), помещение (N), жилплощадь (F), номер (M), камера (F)
adj. камерный, комнатный

Bu kısımda Oda nedir? Oda ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Oda tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Oda hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.