Of top priority türkçesi Of top priority nedir

Of top priority ingilizcede ne demek, Of top priority nerede nasıl kullanılır?

Of : Hakkında. In. Karşı. -in. Den. İle ilgili. -nin. -dan. Nin. -nın.

Top : Kapamak. Üstünü kapamak. Üst. Aşmak. Tavan. Üstünden geçmek (bir yerin). (ağaç) tepesini kesmek. Tepe. Baş. Alt etmek.

Priority : Rüçhan. Öncelik. Öncelik hakkı. Paris birliği anlaşması'na göre, bir yıllık kütüğe yazım süresi. Önemli. Öncelikli şey. Üstünlük. Rüçhan hakkı. Bir bilgisayara verilen görevlerin işleme konma sırasını belirlemede işletim dizgesince göz önünde tutulmak üzere tanımlanan belirteç. dizgeyi oluşturan donanım birimlerinden gelen uyarıları tutarlı biçimde işleyebilmek üzere tanımlanan sıradüzen. Kıdemlilik.

Top priority : En ileri öncelik. Ana mesele. En yüksek öncelik. En önemli konu.

İngilizce Of top priority Türkçe anlamı, Of top priority eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Of top priority ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Preferential : İmtiyazlı. Tercihli. Tercih hakkı olan. Tercih hakkına sahip olan. Tercih gösteren. Ayrıcalıklı.

Privileged : Muaf. Seçkin. İltimaslı. Şereflendirilmiş. Ayrıcalıklı. Ayrıcalık tanınmış. Mümtaz. Nasipli. İmtiyazlı.

 

Predecessors : Selef. Babadan gelme. Ata. Aileden gelen. Öncel. Önceki kimse. Önce gelen. Önceki. Eski.

Preferred : Tercih edilen. Gözde. Tercih edilmiş. İmtiyazlı. Tercihli. Ayrıcalıklı. Rüçhanlı. Tercih nedeni. İstenen.

Prior : Önceki. Mukaddem. Önceden. Manastır başrahibi. Kıdemli. Eski. Evvelki. Dini kuruluş yetkilisi. Sabık.

Primary : Başyıldız. Ana. İlk, en yalın, en önemli olay , biçim ya da küme. örn. karmaşık tepkimeler dizgesindeki en önemli ya da en hızlı tepkime. İlksel. En önemli. Ana renk. Temel. Birinci. Birinci. sentetik olarak sentezlenmiş kısa, tek iplikli nükleotit dizisi.

Predecessor : Eski. Önce gelen. Babadan gelme. Ata. Önceki. Aileden gelen. Cet. Selef. Önceki kuşaklar. Öncel.

Red ball : Acil.

Underlying : Temel. Altını çizme. Temelindeki (neden vb). Önde gelen. Altındaki. Bir olgu ya da sürecin temelinde yatan, hazırlayıcı koşul niteliğinde olan. Belli başlı. Altında yatan. Vurgulama.

Of top priority synonyms : of first priority, indispensable.