Underlying türkçesi Underlying nedir

  • Altında yatan.
  • Belli başlı.
  • Bir olgu ya da sürecin temelinde yatan, hazırlayıcı koşul niteliğinde olan.
  • Temelindeki (neden vb).
  • Vurgulama.
  • Altındaki.
  • Altını çizme.
  • Altık.
  • Öncelikli.
  • Önde gelen.
  • Temel.
  • Temelini oluşturan.
  • Esas.
  • Geri planda (sıfat olarak).

Underlying ingilizcede ne demek, Underlying nerede nasıl kullanılır?

Underlying cause : Altta yatan neden.

Underlying seam : Taban damarı.

Underlaborer : Yardımcı işçi.

Underlaid : Tabanlık. Desteklemek. Onun altında bir katmanı olan. Altlık. Alta serilen şey. Altına koymak. Kaba döşeme. Altına konulan. Altına koyulan şey. Altından sağlamlaştırılan.

Underlain : Altında yatmak. Altında olmak. Temelini oluşturmak.

Underlease : Kiracının kiracısı. Kiracısı olduğu yeri başkasına kiralama.

Underlays : Alttan desteklemek. Altına koymak. Altlık. Destek. Koruyucu zar. Desteklemek. Altına koyulan şey. Tabanlık. Alta serilen şey. Altına yerleştirmek.

Underlie : -in asıl nedeni olmak. Temelini oluşturmak. Altında yatmak. -in altında yatmak. Temelinde yatmak. Temelinde olmak. -in temelinde yatmak. -in altında bulunmak. Altında olmak. -in temelini oluşturmak.

Underlet : Ucuza kiraya vermek. İkinci elden kiraya vermek. Kiracısı olduğu yeri başkasına kiralamak.

Underlaps : Alta katlanan parça.

İngilizce Underlying Türkçe anlamı, Underlying eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Underlying ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Firsts : Birincilik. Başlangıç. Mükemmel. Önce. Birinci gelen şey. Birinci. İlk. En büyük. Başta gelen.

Bodying : Hacim. Beden. Ceset. Miktar. Vücut. Yoğunluk. Yığın. Gövde. Cüsse.

Emphasising : Daha belirgin bir şekilde ortaya çıkarmak (emphasizing olarak da yazılır). Önemini belirtme. Daha iyi bir şekilde açıklama. Belirtme. Ağırlık verme. Vurgu yapma. Önemine vurgu yapma. Daha açık bir şekilde açıklama.

Inherent : Doğasında olan. Asıl. Özünde olan. Doğuştan olan. Kendinde var olan. Doğal. Yaradılıştan. İçsel. Fıtri. Doğasında var olan.

Underlines : Önemle vurgulamak. Vurgulamak. Altını çizmek. Vurgu yapmak. Altçizgi. Üstünde durmak. Mim koymak.

Foremost : En önemli olan. Başta gelen. Herşeyden çok. En başta gelen. En başta ele alınması gereken. Gelişmiş. Baş. En önemli. En öndeki.

Preferential : Ayrıcalıklı. Tercih hakkına sahip olan. Tercihli. İmtiyazlı. Tercih hakkı olan. Tercih gösteren.

Backbones : Karakter gücü. Direk. En önemli destek. Karakter kuvveti. Omurga. Şey. Metanet. Belkemiği. Maneviyat.

Ruling : En güçlü. Geçerli. İdare. Çizgi (cetvelle). En büyük. Hakim olan. Yönetme. Yönetim. Cetvelle çizme.

Abecedarians : Çok basit. Alfabetik olarak düzenlenmiş. Alfabenin harfleri ile ilgili. Okumayı yeni öğrenen kimse.

Underlying synonyms : implicit in, emphasizing, chiefly, basal, chief, emphases, fundamental, principal, of first priority, prior, accentuating, underline, beginning, primary, emphasis, first, cardinal, basilar, subjacent, baselines, accentutation, implicit, abecederian, centrals, predecessors, front, basilary, basement, inexplicit, archimedean point, subalterns, baseline, beginnings.

 

Underlying zıt anlamlı kelimeler, Underlying kelime anlamı

Explicit : Bilgisayar, fizik alanlarında kullanılır. Sarih. Açık seçik. Apaçık. Açık sözlü. Belirgin. Aşikar. Açıkça. Belli. Açık.

Superjacent : Üzerini örten. Kaplayan. Örten.

Underlying ingilizce tanımı, definition of Underlying

Underlying kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Underlying principles. As, the underlying strata of a locality. Hence, fundamental. Lying under or beneath.