Oiling türkçesi Oiling nedir

Oiling ile ilgili cümleler

English: Ali is boiling an egg.
Turkish: Ali bir yumurta kaynatıyor.

English: Boiling lobsters is illegal in the town of Reggio Emilia, Italy.
Turkish: Italya'nın Reggio Emilia kasabasında istakozları kaynatmak yasa dışıdır.

English: The machine needs oiling.
Turkish: Makinenin yağlanmaya ihtiyacı var.

English: Ali is boiling the potatoes to make potato salad.
Turkish: Ali patates salatası yapmak için patates haşlıyor.

English: Ali poured some boiling water into a cup.
Turkish: Ali bir kupaya biraz kaynamış su döktü.

Oiling ingilizcede ne demek, Oiling nerede nasıl kullanılır?

Oiling ring : Yağlama segmanı. Yağlama halkası.

Oiling unit : Yağlama birimi. Yağlama ünitesi.

Be spoiling for : İstemek. Aramak. Aranmak.

Boiling : Kaynatan. Haşlama. Kaynar. Kızgın. Kaynatma. Kaynama. Bir sıvının doygun buhar basıncının bulunduğu ortamın basıncına denk olduğu durumda, kabarcık oluşumuyla birlikte buhar evresine geçişi. Çok sıcak. Köpüren.

Boiling hot : Kavurucu sıcak. Hamam gibi. Cehennem gibi.

Boiling range : Kaynama aralığı. Kaynama derecesi.

Boiling water : Kaynayan su. Baloncuk ve buhar çıkarana kadar ısıtılmış su. Kaynar su.

Boiling springs : Güney carolina eyaletinde yerleşim yeri. North carolina eyaletinde yerleşim yeri.

 

Boiling temperature : Kaynama sıcaklığı. Kaynama derecesi. Bir sıvının gaza dönüştüğü sıcaklık noktası. Kaynama ısısı.

Boiling test : Pişirme deneyi. Etlerde kokuşmanın tespiti için yapılan pratik test. Kaynatma deneyi.

İngilizce Oiling Türkçe anlamı, Oiling eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Oiling ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Lube : Yağ.

Blarneying : Yaltaklanmak. Övme. Yağ çekme. Piyaz. Yağcılık. Dil dökme. Yaltaklanma. Yağ. Dalkavukluk.

Blarneys : Yaltaklanma. Yağ. Yağcılık. Piyaz. Dil dökme. Övme. Yaltaklanmak. Yağ çekme. Dalkavukluk.

Curry favor : Yalakalanmak. Yaltaklanmak. Dalkavukluk etmek. Yaltaklanarak. Birine iltifat ederek gözüne girmek. Yalakalık ederek birinin gözüne girmeye çalışma. Yağcılık yaparak birinin gözüne girmek. Yalakalık yapmak. Yalakalık yaparak birinin gözüne girmeye çalışmak.

Apple polish : (argo terim) dalkavukluk etmek. Pohpohlayarak fayda sağlamak. Yaltaklanmak. Birini överek gözüne girmek.

Greases : Yağ sürmek. Rüşvet vermek. Para yedirmek.

Prepared : Hazır. Amade. Hazırlandı. İstekli. Alesta. Tedarikli. Hazırlanmış. Hazırlıklı. Önceden hazırlanmış. Gönüllü.

Anoint : Yağ sürmek (başına kutsamak için). Meshetmek. Yağ sürmek. Kutsal yağ sürmek (vaftiz vb.). Kutsal yağ sürmek.

Lubricating : Yağlayıcı.

Butter up : Çok methetmek. Yağcılık etmek. Pohpohlamak. Yağ yapmak. Yalakalanmak. Dalkavukluk etmek. Yalakalık yapmak. Yalakalık etmek.

Oiling synonyms : willing and able, hallway, lubricates, incense, inunction, overhead, glad, incenses, crawls, voluntary, grease, unction, disposition, lubricate, room, anointments, soap down, basted, crawl, anointing, blarneyed, blarney, lubricated, volitional, compliant, oil, lubrication, greasing, hall, beslaver, bastes, anoints, baste.

 

Oiling zıt anlamlı kelimeler, Oiling kelime anlamı

Involuntary : İrade dışı. İstemeden yapılan. Gönülsüz yapılan. İradedışı. İstemeyerek. Bilinçsizce yapılan. İstenmeden yapılan. İstençdışı. İstenilmeden yapılan. İstemsiz.

Unready : Hazır değil. Hazır olmayan. Ağırkanlı. Çabuk davranmayan. Hazırlıksız.

Unwilling : İnatçı. Zoraki. Boyun eğmeyen. İsteksiz. Hevessiz. Kafasının dikine giden. Gönülsüz.

Oiling antonyms : disinclined, defiant, detach.