On deck türkçesi On deck nedir

On deck ile ilgili cümleler

English: They went on deck.
Turkish: Onlar güverteye gitti.

English: The sailors were dancing on deck.
Turkish: Denizciler güvertede dans ediyorlardı.

English: I went on deck from my cabin.
Turkish: Kamaramdan güverteye gittim.

English: Morning found them on deck.
Turkish: Sabah onları güvertede buldu.

On deck ingilizcede ne demek, On deck nerede nasıl kullanılır?

On : Yanmak. Olmakta olan. Devrede. İle. Yönünde. Civarında. Çakırkeyif. Giyilmiş. E doğru.

Deck : Üstü açık döşeme. Kat. Donatmak. Güverte. Süslemek. (iskambil) deste. Deste. Üst kısım. Yere sermek.

On a charge of murder : Cinayet suçlaması ile.

On a daily basis : Günlük. Günlük olarak. Her gün. Günlük bazda.

On a full stomach : Yemek üstüne. Tok karnına.

On a knife edge : Gergin. Diken üstünde.

On a large scale : Büyük çapta. Büyük ölçüde. Geniş ölçüde. Büyük ölçekte.

İngilizce On deck Türkçe anlamı, On deck eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak On deck ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Agreeable : Münasip. Hoş. Uygun. Uzlaşmacı. Tatlı. Kabul edilir. Mutabık. Uysal. Razı.

On shipboard : Gemide.

Topside : Geminin su hattından yukarıdaki dış kenarı. Geminin su hattından yukarıda olan kısmı. Borda. Üst kenar. Güverteye. Yüzeyde.

 

Immediate : Mübrem. Çabuk. Acil. En yakın olan. Şimdiki. En yakın. Derhal olan. Yakın. Derhal.

Handy : Yakın. Elinden her iş gelen. Kullanışlı. Kolay kullanımlı. Pratik. Mahir. Hünerli. İşe yarayan. Yararlı.

Disposed : İstekli. Mütemayil. Meyilli. Hevesli. Eğilimli. Niyetli. Atılmış.

Forthcoming : Açık sözlü. Geliş. Arkadaşça. Gelecekteki çıkacak. Gelecek. Konuşkan. Sağlanmış. Yardımsever. Çıkacak olan.

Available : Elde. Kullanılabilir. Bulunabilir. Müsait. Elde edilebilir. Boşta. Yararlanılır. Kullanışlı. Var.

In hand : Göz hapsinde. Kontrol altında. Çantada keklik. Hazırlanmakta. El altında. Mevcut. Elde. Eldeki. Kullanıma hazır.

On deck synonyms : abovedeck, cut and dried, handier, finished, on board, onboard, on board ship, gamest, topsides, content, at point, at hand, handiest, game.