Open and above board türkçesi Open and above board nedir

Open and above board ingilizcede ne demek, Open and above board nerede nasıl kullanılır?

Open : Genişletmek. Açık (kapı). Serbest. Kısık olmayan (ses). Dürüst. Fora etmek. İçten. Deşmek. Yarılmak. Ferah.

And : Üstelik. Bir de. Hem... hem de. Da. -bundan dolayı. Ma. Daha sonra. Da... da... ya da de... de. İle. Sonra.

Above : Üst. Yukarıdaki. Bir şeyin üstünde. Yukarı. Fazla. Çok. Yukarıda. Artık.

Board : Yiyecek içecek. Tahta döşemek. Sofra. Yiyecek sağlamak. Tecimevi, iş yerlerinin kapılarına asılan ve yapılan iş çeşidi ile bu işe ilişkin özel ve tüzel kişi iyeliğini kapsayan göstergeç. Sörf. Meclis. Kara tahta. Binmek. Kurul.

Open and aboveboard : Dosdoğru. Dürüstçe. Dürüst.

Open and shut case : Karışık olmayan dava. Basit olay. Kolayca sonuçlanan dava.

Open and shut : Kolayca yapılan. Aşikar. Ortada. Kolay. Kolay çözümlenebilir. Açıkta. Gün gibi ortada.

İngilizce Open and above board Türkçe anlamı, Open and above board eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Open and above board ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

On location : Dışarda. Stüdyo dışında. Dışarıda. Yerinde.

In public : Ortalık yerde. Halkın önünde. Herkesin içinde. Açıkça. Halka açık olarak. Aleni olarak. Herkesin önünde. Milletin içinde. Elaleme karşı.

 

Nudely : Çıplak olarak. Çıplak bir şekilde. Geçersiz biçimde. Gizlenmemiş bir şekilde. Elbiselerini çıkarmış olarak.

Unequivocally : Açıkça. Başka manaya gelmeksizin. Belli bir şekilde. Kesin surette. Su götürmez bir şekilde. Tartışmasız bir biçimde.

Publicly : Açıktan açığa. Resmen. Göz göre göre. Güpegündüz. Açıkça. Halka açık olarak. Herkesin önünde. Aleni olarak. Göstere göstere.

In the offing : Yakında. Pek uzak olmayan olay. Enginlerde. Olmak üzere. Ha oldu ha olacak. Eli kulağında. Olması yakın. Açık denizde.

Unreservedly : Karşılıksız olarak. Sınırlamadan. Kalben. Koşulsuz. Harbi bir şekilde. Koşulsuzca. Şartsızca. Açıkça.

Confessedly : İtiraf edildiği gibi. İtirafı ile.

Luculently : Parlak bir halde.

Halfway : İşi bitirmeden. Tamamlamadan. Ortada yer alan. Yarı mesafede. Yarı yolda bulunan. Yarı yolda bulunan (yer). Yolun ortasında yer alan. Orta noktaya doğru. Yarı yolda.

Open and above board synonyms : off shore, visibly, evidential, apparent, definitively, centrality, evidentiary, avowedly, saliently, unmistakably, open and shut, evident, in the open air, clearest, betwixt, borderline, openly, in the middle, overtly, expansively, in between, in evidence, between, demonstrable, unemployed, explicitly, betweens, in the open, exposed.