Operants türkçesi Operants nedir
- İşlemsel.
- Operan.
- Uygulayıcı.
- Herhangi bir destek olmadan içten gelen bir şekilde yapılan davranış (psikoloji terimi).
- Sonuç doğuran.
- Çalışan bir şey.
- İşlem yapan.
- Operatör.
Operants ingilizcede ne demek, Operants nerede nasıl kullanılır?
Operant behavior : İşlemci davranış. İşlemde bulunmayı gerektiren ve eylemsel karşılığı olan davranış. İşlemsel davranış.
Operant conditioning : Davranış destek ve cezalandırma arasındaki sistematik ilişkiye dayalı olan koşullama yöntemi. Yaparak koşullandırma. Yönlendirici koşullama. Edimsel koşullanma. İşlemsel şartlandırma. Edimsel koşullama. Operant koşullanma.
Operant : Faal durumda olan. Sonuç doğuran. Operan. Çalışan. İşlemsel. İşlem yapan. İçten gelen bir şekilde yapılan davranışla ilgili (psikoloji terimi).
Operand : İşlem gören. İşlemci. Terim. Bir komutta belirtilen ve üzerinde işlem yapılan veri öğelerinden her biri. Bir matematik işleminin gerçekleştirildiği miktar. İşleneç. Bir işlemin gerçekleştirildiği veri birimi (matematik, bilgisayar). Kullanılan bilgi. Bilgisayar, bilişim alanlarında kullanılır. İşlenen.
Operand address : İşlenenin adresi.
Operand field : İşlenen alanı.
Modus operandi : İzlenen yöntem. Hareket tarzı. İcra yolu. İcra tarzı. Yöntem. Seri katillerin ceset üzerinde veya olay mahallinde yaptıkları kişisel değişiklikler. Çalışma tarzı. İcra şekli.
Opera cloak : Gece elbisesi ile giyilen pelerin. Pelerin (bayan).
Opera ballet : Bale operası. Çeşitli ezgileri kapsayan bale.
Opera composer : Opera müziklerini besteleyen sanatçı. Opera bestecisi.
İngilizce Operants Türkçe anlamı, Operants eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Operants ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Turn : Dönme. Çevrilmek. Değişim. Devirmek. Dönüşmek. Nöbet. Dansçının dönmesi. Etkilemek. Atlatmak. Sürpriz.
Roll : Vücudun, yerde ya da bir araçta, enine ekseni çevresinde yumularak öne-arkaya yuvarlanması. Gitmek (araba). Rulo ile boyamak. Sallana sallana gitmek. Takla (yuvarlanma). Tekerlekler üzerinde gitmek. Kullanmak. Sallanmak. Dürmek. Makaraya değil, göbekli ya da göbeksiz olarak kendi çevresinde sarılmış çeşitli çaptaki film tomarı.
Administrator : İdareci. Yönetmen. Vekil. Yönetici. İdare amiri. Mütevelli. Vasi. Müdür.
Control : Kontrol. Kontrol etmek. İşletmek. Hakim olmak. Bilgisayar, bilişim, fizik, kimya, gümrük, iktisat alanlarında kullanılır. Güdüm. Bir olaylar dizisini, bir süreci ya da bir aracı yöneltme ve düzenlemeyle ilgili işlevlerin tümü. sürmek, gütmek, yönetmek eylemleri artarak karmaşıklaşan, belirsizleşen birer işlevi adlandırır. denetim kavramında, doğruluğunu sınamak, sağlamak işlevi ağır basar. İdare etmek. Veri derleme sürecinde güvenirlik ve geçerlik gerekçeleriyle araçların ölçünlenmesi ve değişkenlerin egemenlik altına alınmasına ilişkin gözlem ya da ölçüm önlemlerinin tümü. Denet.
Cut : Kamçılamak. Çevirimin sona erdiğini, alıcının durdurulmasını bildirmek için yönetmenin, alıcı yönetmenine verdiği komut. Bilgisayar, basketbol, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Yontmak. Sulandırmak. Kurguyu, kurgulamayı gerçekleştirmek. kurgu, kurgulama eylemi. İndirimli. Kendisinde top bulunmayan bir oyuncunun, pas alacak gibi bir aldatma ile karşı çembere doğru hızla koşması. Kesilmiş. Kırpmak.
Treadle : Pedalla çalıştırmak. Pedalla çalışmak. Pedal. Ayaklık. Pedalla işletmek. Dikiş makinesi ayak pedalı. Ayakçın.
Surgeons : Cerrah. Askeri doktor. Gemi doktoru. Cerrahlar.
Synchronize : Senkronize olmak. Aynı zamana ayarlamak. Eşlemek (film). Senkronize. Aynı anda olmak. Eşzaman kılmak. Senkronize etmek. Eşzamanlı kılmak. Sesi birbirine ayarlamak.
Service : Bakim yapmak. Bakımını yapmak. Servis. Hizmet vermek. Hizmet. Gereksinimleri karşılama ve üretildiği anda tüketilme özelliklerine sahip her türlü etkinlik. Müşteriye bakmak. Başlama atışı. Hizmet etmek. Oyuna, yeni bir döneme ve ölü toptan sonra yeniden oyuna başlamak için yapılan atış.
Driver : Şoför. Motorlu kara taşıtlarını sürüp yöneten kişi. Faktör. Haydavcı. Makinist. Arabacı. Sert yönetici. Golfte ağaç sopa. Hayvan güden kimse.
Operants synonyms : synchronise, operative, pedal, drive, operant, run, go, aviate, operator, serve, implementers, operators, actuator, operational, manipulate, operatives, applicator, fly, implementing, practitioner, dial, executional, surgeon, implementer, work, function, submarine, gate, double, relay, master, operating surgeon, pilot.
Operants zıt anlamlı kelimeler, Operants kelime anlamı
Malfunction : Aksaklık. Herhangi bir organın yetersiz veya dengesiz görev yapması hali, malfonksiyon, disfonksiyon. Arıza. Tekleme. Kötü çalışmak. Teklemek. Bozukluk. Görev bozukluğu. İşlev bozukluğu. Kötü çalışma.
Inoperative : Çalışmayan. İşlemeyen bozuk. Etkisiz. Tesirsiz. İşlemeyen. İşlemez. Hükümsüz. Geçersiz. Boş.

Bu kısımda Operants kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Operants ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Operants anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Operants ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.