Opistokoleus nedir, Opistokoleus ne demek
Teknik terim anlamı:
Omurgalılarda, kuyruk omurlarından önceki omurların merkez bölgelerinin arka kısımlarının içeri çökük, ön kısımlarının da dışa çıkık olması.
Opistokoleus anlamı, kısaca tanımı
Opist : Yunanca arkada anlamına gelen ön ek
Kuyruk omurları : Sayıları evcil memeli hayvanlarda 16-22 arasında değişen kuyruğun kemiksel kısmını oluşturan omurlar, vertebra kaudales, sağrı omurları.
Omurgalılar : Memelileri, kuşları, amfibyumları, sürüngenleri, yuvarlak ağızlıları ve balıkları içine alan hayvanlar âlemi (Vertebrata).
Omurgalı : Omurgası bulunan. Dirayetli, ilkeli.
Omurlar : Manisa kenti, Selendi ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
Merkez : Bir bölgenin veya kuruluşun yönetim yeri. Biçim, tarz. Bir işin öğretildiği yer. Bir kapalı eğrinin veya bazı çokgenlerde köşegenlerin kesişme noktası. Bir dairenin veya bir küre yüzeyinin her noktasından aynı uzaklıkta bulunan iç nokta, özek. Belirli bir yerin ortası. Polis karakolu. Bir işin yoğun olarak yapıldığı yer.
Kuyruk : Hayvanların çoğunda, gövdenin sonunda bulunan, omurganın uzantısı olan uzun ve esnek organ. Koyunun bazı türlerinde eritilerek yağı alınan bir uzantısı. Birisinin arkasına takılıp ondan ayrılmayan kimse. Bir harfin bitiş çizgisine yakın yerde, birden bir dönüş yapan kısa çizgi. Bu organa benzeyen uzantı. Kuşlarda gövdenin sonunda bulunan tüy demeti. İnsanların sıra beklemek için art arda durarak oluşturduğu dizi. Başın arkasına toplanmış saç demeti.
Omurga : Sırt boyunca uzanarak vücuda destek sağlayan, kemikten, kıkırdaktan veya her ikisinden oluşan, içinde omuriliği barındıran kemik yapı. Gemi kaburgasının aşağı taraftan bağlı bulunduğu boy ekseni doğrultusunda boydan boya geçen ana yapı ögesi. Bir şeyin varlığı ile ilgili en önemli bölümü, temel, belkemiği, esas.
Önceki : Önce olan, evvelki, mukaddem, sabık.
Bölge : Sınırları idari, ekonomik birliğe, toprak, iklim ve bitki özelliklerinin benzerliğine veya üzerinde yaşayan insanların aynı soydan gelmiş olmalarına göre belirlenen toprak parçası, mıntıka. Vücut yüzeyinde sınırları belli herhangi bir bölüm, nahiye.
Öncek : İş önlüğü. Bebek önlüğü. Peştemal. Eteklik. Önce, önceden. Önlük, peştemal. Kadınların çalışma sırasında bellerine doladıkları peştemal. (Alayunt Kütahya). Dikdörtgen biçiminde kadın iş önlüğü. (Yalvaç Isparta). Önlük.
Çökük : Çökmüş, çukurlaşmış, içeri çekilmiş.
Çıkık : Bir kemik veya organın yerinden çıkmış olması. Yerinden çıkmış (kemik veya organ). Çıkıntısı olan.
İçeri : İç yan, iç bölüm, dışarı karşıtı. İç yüzeyde, iç bölümde olan. Hapishane. İç, iç yüzey. Gönül, yürek. İç yana, iç yana doğru.
Kısım : Parçalara ayrılmış bir şeyin her bölümü, bölük, kesim. Bir cinsten veya meslekten olanların tümü. Kol.
Kısı : Acı, sıkıntı: Yaratan, kısıda olanlara yardım eder. [Bakınız: kısu].
Merk : Evlek. Yara ya da çıban yangısı. Bir kabın, borunun içindeki tortu, pas. Tarla içindeki her bir bölüm (Erzincan Merkez).
İçer : Oda, oturma odası.
Önce : İlk olarak, başlangıçta, sonra karşıtı.
Olma : Olmak işi.
Diğer dillerde Opistokoleus anlamı nedir?
İngilizce'de Opistokoleus ne demek ? : opisthocoelus.

Bu kısımda Opistokoleus nedir? Opistokoleus ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Opistokoleus tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Opistokoleus hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.