Opposums türkçesi Opposums nedir

  • Keseli sıçangiller.
  • Memeliler (mammalia) sınıfının, keseli memeliler (marsupialia) takımının, çok ön dişliler (polyprotodontia) alt takımından, keseleri iki küçük kıvrım halinde olan bir familya.
  • Biyoloji alanında kullanılır.

Opposums ingilizcede ne demek, Opposums nerede nasıl kullanılır?

Opposabilities : Karşı koyabilmek için fırsat. Karşı koyabilme. Karşı gelebilme.

Opposability : Karşı koyabilmek için fırsat. Karşı koyabilme. Karşı gelebilme.

Opposable : Muhalefet edilebilir. Karşı gelinebilir. Karşı konulabilir.

Oppose : İtiraz etmek. Kafa tutmak. Karşı koymak. -e karşı olmak. Karşı gelmek. Muhalefet etmek. Karşılaştırmak. Engel olmak. Karşı çıkmak. Karşısına koymak.

Oppose candidacy : -e karşı adaylar göstermek. -e karşı gelmek için adaylar göstermek. Adaylığına karşı çıkmak.

Opposed piston engine : Karşıt pistonlu makine. Makus pistonlu makine. Karşılıklı pistonlu motor.

Opposer : Düşman. Karşıt olan kimse. Muhalefet eden. Rakip. Muhalefet eden kimse.

Opposed cylinder engine : Boksör motor. Boksermotor. Düz motor. Karşıt silindirli motor.

Opposed to : -e karşı. Aleyh. Aleyhtar. Aleyhte.

Opposing : Ters. Karşı. Ters düşme. Muhalif. Karşısında. Karşı çıkma. Karşılıklı.

İngilizce Opposums Türkçe anlamı, Opposums eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Opposums ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Aardvark : Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Yer domuzu. Yerdomuzu. Karınca yiyen. Borudişli.

A cell : A hücresi. Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

A cells : Alfa hücreleri. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.

A site : Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri. A yeri.

Abiotic factor : Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.

Abiotic environment : Cansız çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik çevre. Abiyotik ortam.

 

Abo blood groups system : Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi. Abo kan grupları sistemi.

Aardwolf : Yeleli sırtlan. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli.

A protein : Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. A proteini.

Abambulacral area : Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi. Abambulakral bölge.

Opposums synonyms : abramis zone, a chromosome, abductor muscle, aardvarks, acacia, abacus bodies.