Opt türkçesi Opt nedir

Opt ile ilgili cümleler

English: Ali considered his options for a moment.
Turkish: Ali bir an için seçeneklerini düşündü.

English: Ali considered his options.
Turkish: Ali seçeneklerini düşündü.

English: Ali advised Mary to take some time to think over her options.
Turkish: Ali Mary'ye seçenekleri üzerinde düşünmek için biraz zaman almayı tavsiye etti.

English: Ali asked if there were any other options.
Turkish: Ali diğer seçenekler olup olmadığını sordu.

English: Ali considered his options carefully.
Turkish: Ali seçeneklerini dikkatle düşünüp taşındı.

Opt ingilizcede ne demek, Opt nerede nasıl kullanılır?

Opt for : Karar kılmak. Tercih etmek. Seçmek.

Opt out : Çekilmek. Dışında kalmak. Vaz geçmek. Vazgeçmek. Cemiyetten çekilmek. Katılmamayı uygun görmek. Karışmamayı tercih etmek. Ayrılma.

Opt out of : Yapmamaya karar vermek. Vazgeçmek. Ayrılmaya karar vermek. Çekilmek. İstifa etmek.

Opt to : Seçmek. Karar vermek.

Co opt : Atamak. Oybirliği ile seçmek. Üye olarak kabul etmek. Seçmek.

Optic atrophy : Optik atrofi. Gözde oluşan kronik yangı veya zedelenmelerinde göz sinirinin kısmi veya tam dejenerasyonu sonucu küçülmesi veya dumura uğraması. görme duyusunun keskinliği veya berraklığının kaybına neden olur.

 

Optic agnosia : Vizüel agnozi.

Optic nerve : Görme siniri. Göz ile beyni bağlayan sinir.

Optative : Dilek kipi. İstek kavramı veren. Dilek ifade eden. İstek belirten. İstek kipi.

Opted : Seçmek. Tercih edilmiş. Karar kılmak. Seçilmiş. Tercih etmek. Yeğlemek.

İngilizce Opt Türkçe anlamı, Opt eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Opt ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Opt out : Dışında kalmak. Katılmamayı uygun görmek. Cemiyetten çekilmek. Ayrılma. Vaz geçmek. Karışmamayı tercih etmek. Çekilmek. Vazgeçmek.

Constituting : Atamak. Yürürlüğe koymak. Oluşturmak. Teşkil etmek. Kurmak.

Coopts : İçine almak. Üye olarak seçmek. Atamak. Üyeliğe seçmek. Oyla seçmek. Benimsenmek. Tayin etmek. Sistemin parçası haline getirmek. Oybirliğiyle seçmek.

Being particular about : Titiz olmak. Seçici olmak. Dikkatli olmak.

Coopted : Oybirliğiyle seçmek. Üye olarak seçmek. Tayin etmek. Oyla seçmek. Atamak. Asimile etmek. Sistemin parçası haline getirmek. Üyeliğe seçmek. Benimsenmek.

Cast a vote : Oyunu vermek. Oy vermek. Seçim yapmak. Oyunu ibraz etmek.

Had rather : -tercih eder. Bir şeye öncelik verme. Tercih etme. - tercih eder.

Decide up : Beğenmek.

Decides : Karar verdirmek. Karar vermek. Belirlemek. Azmetmek. Karar vermesini sağlamak. Hükme bağlamak. Aklı kesmek. Hüküm vermek. Kararlaştırmak. Sonuca varmak.

Opt synonyms : chuse, coopting, fix on, constitutes, cast a ballot, opts, prefer, feel inclined, settle, settles, decide on, elect, be particular about, would sooner, opted, clean out, compare, chooses, decide, opt for, co opt, choose, opting, prefers, give precedence, preferring, constitute, would rather, coopt, go for, cop out.