Orangs türkçesi Orangs nedir
- Orangutan.
- Kırmızımsı kahverengi tüyleri ve uzun kolları olan insana benzeyen büyük maymun (borneo ve sumatra'da bulunan).
Orangs ingilizcede ne demek, Orangs nerede nasıl kullanılır?
Orang outang : Orangutan.
Orang utan : Orangutan.
Orang : Orangutan. Kırmızımsı kahverengi tüyleri ve uzun kolları olan insana benzeyen büyük maymun (borneo ve sumatra'da bulunan).
Orange : Turunçgiller (rutaceae) familyasından, yaprakları basit ve salgı bezli, çanak yaprakları 4-5 tane, taç yaprakları 4-6 parçalı ve serbest, ovaryum üst durumlu, her dem yeşil bitki. Portakal renginde olan. Portakal rengi. Portakalrengi. Turuncu. Portakal. Oranj. Burley tütünleri için turuncu. Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri.
Orange blossom : Portakal çiçeği.
Orange juice : Portakal suyu.
Orange peel : Camda pütürlü yüzey. Portakal kabuğu oluşumu. Portakal kabuğu. Timsah derisi. İnce tabaka tarayıcı. Portakal kabuğumsu görüntü. Portakal kabuğu (yüzey kusuru). Pürüzlü metal yüzeyi.
Orange pekoe : Hindistan ve sri lanka'da yetiştirilen yüksek kaliteli siyah çay.
Orange marmalade : Portakal reçeli. Portakal marmelatı. Portakaldan yapılmış reçel.
Orange coloured : Portakal rengi. Turuncu.
İngilizce Orangs Türkçe anlamı, Orangs eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Orangs ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Lead : Kurşundan yapılmış. Öncülük etmek. Yıldız oyuncu. Sürmek. Madencilik, tiyatro, veterinerlik alanlarında kullanılır. Başoyuncu. Başı çekmek. Elektrik akımını, dipten ışıklı aygıta ya da elektriksel uçlara ileten tel. Kurşun. Bir oyunda birinci derecedeki rol.
Orbit : Ağınım kuvveti etkisi altında bulunan bir gökcisminin, uzayda izlediği kapalı yörünge. bir eksiciğin yük çekimi etkisinde öğecik çekirdeğinin çevresinde izlediği kapalı yörünge. Orbit. Bir gökcisminin devinmesi boyunca çizdiği yol. Etki alanı. Dolanca. Yörüngeye oturmak. Kuşlarda gözün çevresindeki deri. eklem bacaklılarda göz saplarının çıktığı çukur. 3.böceklerde bileşik gözün etrafındaki belirgin bölge. Yörüngede dönmek. Yörüngeye yerleşmek. İletişim uydularının dünya çevresini dolanırken izledikleri yol.
Pallet : Ot şilte. Ot yatak. Kaldırma ızgarası. Çömlekçi spatulası. Palet (yük kaldırmada veya taşımada kullanılan). Palet. Ot minder. İstif rafı.
Contrast : Ayrışçılık. Film üzerindeki dansite değerleri arasındaki fark. Zıtlık. Kıyas etmek. (aradaki farkı göstermek üzere) karşılaştırmak. Bilgisayar, hukuk, sinema, televizyon, tiyatro, veterinerlik alanlarında kullanılır. Karşıtlık. Tezat oluşturmak. Kontrastı olmak. Kontrast.
Confines : Hudut. Hudutlar. Sınır. Sınırlar. Ülke sınırları.
Latitude : Paralel. Hoşgörü. Rahatlık. Enlem derecesi. Bölge. Tolerans. Enlem. Şümul. Yeryuvarı üzerinde herhangi bir noktadan geçen koşut çemberi ile eşlek arasındaki yay parçasının açısal değeri.
Horizon : Gözlemcinin bulunduğu noktadan yeryuvarlağına çizilen teğet düzlemin gökküresi ile ara kesit dairesi. Çevren. Kat. Yeryüzüyle gökyüzünün birleşmiş gibi göründüğü yer. Uzamda, insan gözünün erişebileceği geniş alanın sınırı. Coğrafya, uzay, madencilik, veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır. Görüş. Gözerimi. Deniz kıyısında ya da geniş bir düzlükte, gökle yerin birleşmiş gibi görüldüğü ve bulunulan yere uzaklığı yükseldikçe artan çember yayı biçiminde çizgi. Ufuk.
Run : Koşmak. Geçmek. Aday göstermek. Göstermek (film). Çalıştırmak. Otlatmak. Kaçmak. Kaçakçılığını yapmak. Yayınlamak. Gidip gelmek (arasında).
Extend : Uzanmak. Avcı hattına yayılmak. Erişmek. Tevsi etmek. Genişlemek. Yardım eli uzatmak. Devam ettirmek. Sunmak. Yaymak. Vermek.
Reach : Erişmek. Vermek. Elin erişebileceği uzaklık. Yetmek. İletişim sağlamak. Geçirmek (yumruk). Ermek. İdrak etmek. İle iletişim kurmak. Anlayış.
Orangs synonyms : approximate range, internationality, orangutans, be, spectrum, orangutang, go, gamut, pass, orangoutang, scope, purview, compass, orang, view, extent, orangutan, internationalism, expanse, ambit, orang utan, ballpark, sweep, orangoutan, orang outang, palette.
Orangs zıt anlamlı kelimeler, Orangs kelime anlamı
Achromatic : Biyoloji, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Renk değişikliği yapmayan, ışığı renklerine ayırmadan kıran, akromatik, akromatoz. Renksiz. Renközü olmayan. (siyah, beyaz ve gri, renksemezdir). renkserin karşıtı. Akromatik. Perdesi değişmeyen. Renksemez. Renksiz; renk meydana getiren en küçük uyartıya duyarsız.
Achromatic color : Şeffaf.

Bu kısımda Orangs kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Orangs ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Orangs anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Orangs ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.