Organelles türkçesi Organelles nedir

  • Hücrenin özel işlevi olan herhangi bir parçası (biyoloji terimi).
  • Hücre organeli.
  • Örgencik.
  • Organel.
  • Örgenlik.
  • Hücre örgen.
  • Belirli bir görevi olan hücre bölümü.

Organelles ingilizcede ne demek, Organelles nerede nasıl kullanılır?

Organelle : Hücre organeli. Hücre örgen. Organel. Hücre içinde belirli bir görevi yapmak üzere özelleşmiş ve zarla çevrili yapılar. Hücrenin özel işlevi olan herhangi bir parçası (biyoloji terimi). Örgenlik. Örgencik. Belirli bir görevi olan hücre bölümü.

Tenis racquet organell : Tenis raketi organeli. İnsanlarda ve sığırlarda, epidermisin antijen sunan langerhans hücrelerinde bulunan, tenis raketi görünümündeki hücresel yapı, birbeck granülü.

Ciliary organells : Kirpiksi organeller. Silyumların kaynaşmasıyla meydana gelen ve özel fonksiyonu bulunan organeller.

Morganella : Morganella. İnsan ve memeli hayvanların bağırsağında bulunan, gram negatif, isteğe bağlı anaerob, hareketli, çubuk biçiminde bakteri cinsi.

Morganella morganii : Morganella morganii. İnsan, hayvan ve sürüngenlerin dışkısında bulunan bakteri.

Organeile : Ökaryot hücrelerde belirli bir görev yapmak üzere özelleşmiş mitokondri, çekirdek, kloroplast vb. gibi yapıların her biri. Organel.

Organel : Organel. Zarla çevrili, özelleşmiş hücre işlevi için gerekli enzim ve diğer elemanları içeren hücre içi yapı. organeller çekirdek, mitokondrion, endoplazmik retikulum, lizozom, golgi cismi ve peroksizomlardır.

 

İngilizce Organelles Türkçe anlamı, Organelles eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Organelles ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Organelle : Hücre içinde belirli bir görevi yapmak üzere özelleşmiş ve zarla çevrili yapılar.

Lysosome : Ökaryot hücrelerde tek bir zarla çevrili olup içinde sindirim enzimleri bulunan organeli. golgi kompleksinden içi enzimle dolu olarak kopan küçük keseler primer lizozomu, bunların sindirilecek maddelerle birleşmesi sonucu oluşan keseler sekonder lizozomu meydana getirir. hücre içindeki artık yapıların sindirilmesinde (otofaji), hücre dışından alınan yabancı maddelerin sindirilmesinde (heterofaji), zarının hasar görmesiyle hücresinin kendini sindirmesinde (otoliz) ve metamorfoz sırasında yok edilecek yapıların sindirilmesinde (histoliz) görev alan bir organel. Lizozom. Erit hücre.

Nucleus : Nükleus subtalamikus. N. trigeminus’un, omuriliğin ön boyun kesiminin üst boynuzlarında, başa kadar uzanan spinal çekirdeği. Beyincikte corpus medullare’de vermis’e yakın olarak bulunan küçük çekirdek. Nükleus mamillaris mediyalis. Bilgisayar, biyoloji, fizik, kimya, nükleer enerji, veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır. Nükleus torasikus. Kuyrukluyıldızın parlak başı. Çekin. Nükleus pulpozus. Thalamus ile substantia nigra arasında bulunan çekirdek.

Cell : Cep. Hücre. Bağımsız olarak işlev görebilen en küçük canlı birimi, dokular, organlar ve kan dolaşımını oluşturan birimler. Ayrışık reaktörde, madde bileşimli ve benzer geometrik şekilli bölge birimi. Ünite. Gözcük. Kimyasal erkeyi elektriksel erkeye çeviren ve birkaç voltluk akım verebilen üreteç; kuru pil. Akımsaklarda iki voltluk elektrik gücü taşıyan bölümlerden her biri. Pil. Göz.

 

Cilium : Kısa tüy. Birçok ökaryot hücrelerin yüzeyinden dışarı uzamış mikrotüpçüklerden oluşan yapı. düzenli çarpmaları ile serbest yaşayan bir hücrelilerin hareketine yarar ya da sabit hücrelerde hücre yüzeyinden materyal akışını sağlar. çok hücreli organizmalarda birçok organların iç geçit yerlerini astarlayan silli epitelleri teşkil eder. sil. göz kirpiği; göz kapağında bulunan kıllar. Kirpik. Silyum. Tüy.

Mitochondrion : Hücrede enerji üretiminden sorumlu olan ve oksijenli solunumun gerçekleştiği organel. Ökaryotik hücre sitoplazmasında enerjiyle ilgili atp’den adp ve inorganik fosfat oluşturarak enerji açığa çıkaran ve sitoplazmada dna maddesini bulunduran, bölmelerinin yapısına göre krista ve tubulus tipi mitokondriyonlar diye ikiye ayrılan zarsı organel. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Mitokondri. Mitokondriyon. Ökaryot hücrelerin sitoplazmasında bulunan, iki zarla çevrili olup iç zarı içe doğru krista denen uzantıları meydana getiren, krebs devri ve oksidatif fosforilasyon olaylarının yapıldığı ve sonuçta atp'nin oluştuğu, küçük halkasal dna'sı ve ribozomları olan bir organel.

Organ : Alet. Vasıta. Erganun. Organizma içinde özel görevleri olan ve dokulardan oluşmuş, karaciğer; böbrek, kalp gibi yapılar. Uzuv. Organ. Örgüt. Yayın organı. Araç. Org.

Nucleolus : Nüveyt. Nükleol. Çekirdekçik. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Ökaryotik hücrelerin çekirdeği içinde, rrna sentezi yapan ve ribozom alt birimlerinin birleşmesini sağlayan, ışığı çok kıran, esas itibarıyla ribonukleoproteinlerden oluşan, interfaz çekirdeğinde bir ya da birkaç tane görülebilen yapı. nükleolus. Nükleolus. Çekidekcik. Ökaryotik hücrelerin çekirdeği içinde rrna üretimi yapan ve ribozom alt birimlerinin birleşmesini sağlayan ışığı çok kıran, esas itibarıyla ribonükleoproteinlerden oluşan interfaz çekirdeğinde bir veya birkaç tane görülebilen yuvarlak veya oval biçimli yapı, nükleolus.

Nucleole : Çekirdekcik. Bir çok hücre çekirdeklerinde bulunan yuvarlak çekirdeksi cisim.

Organel : Zarla çevrili, özelleşmiş hücre işlevi için gerekli enzim ve diğer elemanları içeren hücre içi yapı. organeller çekirdek, mitokondrion, endoplazmik retikulum, lizozom, golgi cismi ve peroksizomlardır.

Organelles synonyms : cell organelle, cell organ, karyon, chondriosome, centriole, organism, organeile, ribosome, cell nucleus.