Origine türkçesi Origine nedir

Origine ingilizcede ne demek, Origine nerede nasıl kullanılır?

Origine of coordinates : Başnokta. Yerlem çatkısında eksenlerin kesiştiği (başladığı) sıfır yerlemli nokta.

Rules of origine : Köken kuralı. Uluslararası anlaşmalarla belirlenmiş ilkelerden hareketle geliştirilmiş ve bir ülke tarafından eşyanın kökenini saptamak amacıyla kullanılan o ülke mevzuatındaki belirli hükümler.

Aborigine : Bir yerin yerlisi. Yerli kimse. Avustralya kıtası yerlileri. Avustralya yerlisi. Yerli halk. Yerli. Bir bölgenin orijinal yerleşikleri olduğu değerlendirilen insanlardan olan kimse. Asıl yerli. Aborijin.

Aborigines : Asıl yerliler. Bitki örtüsü. Yerli halk. Ataları eski çağlardan beri belirli bir yerde yaşamış olanlar. Yöresel hayvanlar.

Origin destination analysis : İnsanların, taşıtların ve malların belli bir yerleşim yerinde belli noktalar arasındaki gidiş gelişlerini, her iki uçtaki toprak kullanım biçimini belirlemek ve denetlemek amacıyla, bu devinimlerin nerede başlayıp nerede bittiğini, amacını, yoğunluğunu ve süresini, dizgesel bir biçimde saptamayı amaçlayan bir dolaşım araştırması türü. Çıkış-varış çözümlemesi.

Country of origin of work : Yayımlanmış olan yapıtlarda, yayımın ilk olarak yapıldığı ülke; aynı anda yayım halinde en kısa koruma süresi tanınan ülke; yayımlanmamış olanlarda ise yapıt iyesinin ülkesi. Yapıtın köken ülkesi.

 

Certificate of origin and health : Köken ve sağlık belgesi. Dışsatımı yapılacak bitki veya bitkisel ürünlerde hastalık, zararlı maddeler ve ilaç kalıntılarının bulunmadığını gösteren, ilgili kurul veya resmi yetkelerce verilen belge.

False name of origin : Bir malda, çıktığı yerden başka yeri köken adı olarak kullanma. Düzme köken adı.

Origin of replication : Kopyalama kökeni. Hem bakteri dna'sında hem de plazmitte bulunan dna sentezinin başladığı, ori olarak gösterilen nükleotit dizisi. replikasyon orijini.

Pan european cumulation of origin system : Avrupa köken kümelenme sistemi birliği. Farklı ülkelerde işlenmekte olan eşyanın serbest dolaşımını engelleyen köken kurallarını ortadan kaldırarak avrupa sanayinin üçüncü ülkeler karşısında tek bir sanayi olarak hareket etmesini sağlamak amacıyla avrupa birliği, avrupa serbest ticaret birliği üyesi ülkeler ile macaristan, çek ve slovak cumhuriyetleri, romanya, bulgaristan, slovenya, polonya ve baltık ülkeleri gibi bazı merkezi ve doğu avrupa ülkeleri arasındaki  serbest ticaret anlaşmaları çerçevesinde 1 ocak 1997 tarihinde uygulanmaya başlanan sistem.  türkiye’nin 1999 yılında katıldığı bu sistemin gelecekte akdeniz ülkelerini kapsayacak biçimde genişletilerek avrupa-akdeniz köken kümelenme sistemi birliğine dönüştürülmesi öngörülmektedir.

İngilizce Origine Türkçe anlamı, Origine eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Origine ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Rise : Artmak. Artış. Yükselmek. Kalkmak. Şiddetlenmek. Yukarı kalkmak. Açılmak. Çıkmak. Bilgisayar, uzay alanlarında kullanılır. Yükseliş.

Follow : Peşinden gitmek. Dikkatle dinlemek. -in ardından gelmek. Hemen ardından yer almak. Oluşmak. Takip etmek. -in sonucu olmak. Anlamak. Arkasından gelmek.

Point source : Nokta kaynak. Noktasal kaynak. Boyutları, alıcıya uzaklığı yanında çok ufak olan ışınım erkesi kaynağı.

Home : Bakımevi. Hedeflemek. Melce. Özerklik. Sinyallere göre yönelmek. Yerleştirmek. Yurda dönmek (kuş). (kuş) yurda dönmek. Aile ocağı. Ev.

Cradle : Kırık kemiğin sarıldığı tahta parçaları. Beşiğe yatırmak. Beşikte sallamak. Sakınmak. Gemi kızağı. Oturak. Korumak. Kızak gemi. Trapezin oturma yeri. Büyütmek.

Fountainhead : Asıl kaynak. Pınar. Kaynak. Memba (akarsu). Memba. Çeşme. Pınar başı. Ana kaynak.

Birthplace : Doğumyeri. Doğum yeri.

Arise : Baş göstermek. Görünmek. Yükselmek. Meydana gelmek. Doğmak. Husule gelmek. Ayağa kalkmak. Kalkmak. Ortaya çıkmak. Kaynaklanmak.

Provenance : Kaynak. Menşe. Köken. Asıl.

Jumping off place : Başlangıç yeri. Dünyanın öbür ucu. Başlama noktası.

Origine synonyms : point of departure, trailhead, place of origin, come, trail head, rootage, point, headwater, develop, resurge, provenience, beginning, spring, swell, uprise, spring up, come forth, grow, root, emerge, source, derivation, wellhead, well up, headspring, wellspring, become, head.

Origine zıt anlamlı kelimeler, Origine kelime anlamı

Last : Son. Dayanmak. Bozulmamak. Ayakkabı kalıbı. Herkesten sonra. Ölüm. Sürmek (süre vb). Kundura kalıbı. Sonuncu olarak. Gitmek.

Secondary : İkinci derecede olan. İkinci derecede. Ara (renk). Önemsiz. Bilgisayar, kimya alanlarında kullanılır. Sekonder. Sonraki. İkinci. Sekonder devre. Delege.