Provenance türkçesi Provenance nedir

Provenance ingilizcede ne demek, Provenance nerede nasıl kullanılır?

Provenances : Menşe. Asıl. Köken. Kaynak.

Be held innocent until proven guilty : Suçluluğu ispatlanana kadar masum sayılmak. Suç işlediği kanıtlanana kadar suçsuz sayılmak.

Well proven : Kesin olarak kanıtlanmış.

Proven : Kanıtlanmış. İspatlanmış. Denenmiş. Suçu ispatlanmış. Kanıtlı. İspatlı. Müdellel.

Provencal : Provence'de (fransa'da bir bölge) ikamet eden kimse. Louisiana eyaletinde yerleşim yeri.

Provender : Hayvan yemi. Yiyecek. Yiyecek (alay). Yem.

Insufficientia proventriculorum simplex : Basit ön mide işlev bozukluğu. Geviş getirenlerdeki ön midelerdeki mikroflora ve faunanın mikrobiyal dengesinin ve biyokimyasal verimliliğinin bozulmasıyla belirgin sindirim bozukluğu, basit indigesyon, basit sindirim bozukluğu, mikroflora ve faunada hipoaktivite, ön midelerde mikroflora ve faunanın basit hipoaktivitesi. Mikroflora ve faunada hipoaktivite.

Disproven : Çürütülmüş. Doğru olmadığı gösterilmiş. Aksi kanıtlanmış. Yanlışlığı ispatlanmış. Yanlış olduğu ispatlanmış. Tersi ispatlanmış.

Provence : Fransa'nın güneyinde akdeniz kıyısında bir bölge.

Unproven : İspatlanmamış. İspatsız.

İngilizce Provenance Türkçe anlamı, Provenance eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Provenance ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Basilar : Esas. Temel oluşturan. Temel oluşturma. Temele özgü. Temel. Temel ile ilgili. Baziler.

Basilary : Temel. Bir altlık üzerindeki set. Esas.

Origins : Nereden. Doğuş. Başlangıç. Başlangıç noktası. Kök.

Geneses : Oluşum. Hilkat. Başlama noktası. Başlangıç. Türüm. Doğum. Oluş. İncil'in ilk kitabı.

Central : Telefon santrali. Baş. Merkezde olan. Belli başlı. Temel. Telefon santralı. Önde gelen. Santral memuru. Orta. Merkezi.

Aggregator : Toplayıcı. (internet, bilgisayar) internet aracılığı ile telefon çağrıları ele alan bilgisayar (gelen aramaları bir araya getirir ve onları ısdn hatları aracılığı ile yönlendirir). Toplayan.

Authorship : Eser sahipliği. Yazarlık. Muharrirlik. Müelliflik. Yapıt yaratmayı kendine uğraşı yapma işi.

Centrals : Santral memuru (amerikan ingilizcesi). Orta. Esas. Santral memuru. Telefon santrali. Telefon santralı. Belli başlı. Santral (amerikan ingilizcesi). Merkezsel.

Actually : Hakikaten. Bizatihi. Fiilen. Aslına bakarsak. Sahi. Gerçekte. Sahiden. Aslına bakılırsa. Gerçekten.

Provenance synonyms : rootage, place of origin, provenances, bedrocks, descent, essential, lineage, source, fonts, sources, chapter and verse, bottoms, essence, authentics, origin, derivation, font, anlage, genesis, birthplace, root, aboriginal, breeder, contexts, actuals, extractions, actual, beginning, the beginning, provenience, etymon, births, lineages.

Provenance ingilizce tanımı, definition of Provenance

Provenance kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Provenience. Source. Origin.