Orta masası nedir, Orta masası ne demek

  • Değişik sayıdaki kısa ayaklar üzerine yatay olarak yerleştirilmiş tablası olan, genellikle oturma grubu ile kullanılan mobilya

Orta masası tanımı, anlamı:

Orta : Çankırı iline bağlı ilçelerden biri. Orantı. Bir şeyin kenarlarından merkeze doğru yaklaşık olarak aynı uzaklıkta olan yer. İyi ile kötü arasındaki durum. Futbolda oyunculardan birinin, topu, kale ağzında duran arkadaşlarına havadan yollamak için yaptığı vuruş. Ne büyük ne küçük, midi. İki karşıt nitelik veya durum arasında bulunan, tutarlı, ılımlı, vasat. Ne uzun ne kısa, midi. Bir şeyin eşit olarak ayrılabileceği bölüm. Bir olayın, içinde gerçekleştiği yer. Sorunların çözümünde aşırılıklardan kaçınan, ölçülü bir yöntem izleyen. Her iki yanında kendi türünden aynı nitelikte nesneler, durumlar bulunan. Yeniçeri Ocağında tabur. Defterde, bir araya getirilmiş belli sayıda yaprakların oluşturduğu bölümlerden her biri. Başlangıcı ile bitimi arasında eşit uzaklıkta olan süre. Öğretimde, öğrencinin değerlendirilmesinde geçer not ile iyi arasındaki derece.

Değişik : Çok hastalık geçirerek gelişmemiş çocuk. Farklı. Değiştirilmiş, muaddel. Yedek iç çamaşırı, giyecek. Alışılmışın dışında bir özelliği bulunan.

 

Ayak : Mayalardan önce, makama uygun olarak çalınan veya söylenen beste. Bacak. Altılı ganyanda yer alan her bir koşu. Göl ayağı. Birtakım şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek veya bunlardan her biri. Yarım arşın veya 30,5 santimetre uzunluğundaki ölçü birimi, kadem, fit, fut. Bacakların bilekten aşağıda bulunan ve yere basan bölümü. Karakucak ve yağlı güreşte pehlivanların ayrıldıkları beş dereceden biri. Basamak. Vücudun belden aşağı bölümü. Yürüyüşün ağırlık veya çabukluk derecesi. Halk edebiyatında koşuklarda kısa yedekli dizeler. Futun küpü alınarak hesaplanan değer. Bir doğrunun başka bir doğruyu veya bir düzlemi kestiği nokta. Halk edebiyatında uyak. Kömür ocaklarında kömürün çıkarıldığı galeri.

Yatay : Durgun bir su yüzeyine veya zemine paralel, düşey doğrultusuna dikey olan, ufki.

Tabla : Bir şeyin düz ve geniş bölümü. Makaraların yüzlerini oluşturan dış bölümleri. Soba, mangal vb. şeylerin altına konulan metalden veya tahtadan yapılmış olan tepsiye benzer altlık. Ağaçtan veya ağaç ürünlerinden hazırlanmış, büyük yüzeyli düzgün parça. Küllük. Satıcı vb.nin kullandığı tahtadan tepsi. Genellikle Hindistan, Pakistan'da kullanılan, darbukaya benzer bir çalgı türü.

Genel : Yetkisi ve sorumluluğu çok olan. Bir şeye veya bir kimseye özgü olmayıp onun bütün benzerlerini içine alan, umumi. Ayrıntıları göz önüne alınmayarak bütünü bakımından ele alınan. Bir genelleme sonucunda elde edilen. Herkesin yararlanabileceği (yer, nesne).

Oturma : Kısa süre için konukluğa gitme. Oturmak işi.

Mobilya : Oturulan, yemek yenilen, çalışılan, yatılan yerlerin döşenmesine yarayan taşınabilir eşyaya verilen genel ad, möble.