Ostenitleme nedir, Ostenitleme ne demek

Ostenitleme; Metalürji alanında kullanılan bir kelimedir.

Metalürji'deki terim anlamı:

Çeliklerin,yapılarını ve bileşimlerini biryapımlı yapmak ereğiyle ve tüm yapıyı ostenite dönüştürmek için ostenit bölgesi sıcaklıklarında ısıtılması işlemi.

Ostenitleme kısaca anlamı, tanımı

Osten : Üvendire

Ostenit : Otektoid sıcaklığı ile 1450°C arasında dengede kalabilen, ötektik sıcaklığındaki bileşiminde % 2 karbon bulunan y.ö.k yapılı karbonun, demir içindeki katı çözeltisi.

Ostenitleme önısıtması : Kesintili ısıtma işlemlerinde, biryapımlı ısıtmayı sağlayabilmek ve çatlamayı önleyebilmek için, ostenitleme işleminden önce yapılan ısıtma işlemi.

Ostenitleme sıcaklığı : Ostenitleme işleminin yapıldığı sıcaklık.

Ostenitleme süresi : Ostenitleme sıcaklığında tutma süresi.

Ostenitleme tuzları : İçinde ostenitleme işlemi yapılan tuz yunaklarının bileşimlerinde kullanılan, baryum ve sodyum klorür gibi tuzlar.

Dönüştürmek : Dönüşmesini sağlamak, tahvil etmek. Bir şekli, belli bir kurala göre, başka bir şekle çevirmek.

Dönüştürme : Dönüştürmek işi, tahvil.

Biryapımlı : [Bakınız: tektürel]. Bileşimi ve özellikleri eşit olarak dağılmış olan.

Çelikler : Balıkesir şehrinde, Dursunbey belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

 

Isıtılma : Isıtılmak işi.

Sıcaklık : Sıcak olan şeyin durumu, etkisi veya sıcak olan şeyin niteliği, hararet. Bir araçla veya cihazla ölçülebilen ısı derecesi, suhunet. Hamamlarda yıkanılan sıcak yer. Sevgi, içtenlik ve sevimlilik.

Bileşim : Bileşme işi. İki veya daha çok öge bir araya gelerek yeni bir öge oluşturma, terkip. Bileşme sonucu oluşan cisim. Bir maddenin hangi kimyasal türlerden oluştuğunu belirleyen verilerin tamamı.

Yapmak : Ortaya koymak, gerçekleştirmek, oluşturmak, meydana getirmek. Yol almak. Davranmak, hareket etmek. Üretmek. Bir durum yaratmak. Bir dileği, bir isteği yerine getirmek, uygulamak, ifa etmek. Tehdit yoluyla birini herhangi bir duruma düşürmek. Salgılamak, çıkarmak. Edinmek, sahip olmak. Olmasına yol açmak. Bir harekete, işe başlamak veya bir hareketle, işle uğraşmak. Olmak. Gerçekleştirmek. Bir düşünceyi, bir davranışı, bir isteği işe dönüştürmek, gerçekleştirmek. Onarmak, tamir etmek. Evlendirmek. Bir şeyi başka bir şey durumuna getirmek. Bir kimseye bir meslek kazandırmak, yetiştirmek. Düzenli bir duruma getirmek. Dışkı çıkarmak.

Dönüş : Dönme işi. Oyuncunun bir ayağını yerden kesmeden yaptığı dönme hareketi.

Bölge : Sınırları idari, ekonomik birliğe, toprak, iklim ve bitki özelliklerinin benzerliğine veya üzerinde yaşayan insanların aynı soydan gelmiş olmalarına göre belirlenen toprak parçası, mıntıka. Vücut yüzeyinde sınırları belli herhangi bir bölüm, nahiye.

Yapma : Yapmak işi. Yapay. Yapmacık. Tezek. Bulgurla yapılmış, yuvarlak ve yassı köfte. Sır, gizem. Elle biçim verilen tezek. Tezek, kerme (Çayağzı).

 

İşlem : Bir işi sonuçlandırmak için yapılmış olan iş veya uygulamaların hepsi, muamele, muamelat. Bir amaca ulaşmak için tutulan yol, prosedür. Sayıları karşı karşıya getirip belirli birtakım kurallara uygun olarak birbiri üzerine etkilendirme yöntemi. Nakit veya menkul değerleri kullanarak alım satım, takas, borçlanma vb. piyasa hareketi. Ham veya ara malları ve maddeleri fiziksel, kimyasal değişikliklerle daha uygun, kullanılır duruma getirme, muamele. Madde üzerinde her türlü değişim yapma işi, muamele.

Diğer dillerde Ostenitleme anlamı nedir?

İngilizce'de Ostenitleme ne demek ? : austenitizing