Outbreaks türkçesi Outbreaks nedir
Outbreaks ile ilgili cümleler
English: Salmonella outbreaks blemished spinach importers' reputation for running clean factories.
Turkish: Salmonella salgınları ıspanak ithalatçılarının temiz fabrika çalıştırma itibarını lekeledi.
Outbreaks ingilizcede ne demek, Outbreaks nerede nasıl kullanılır?
Outbreak : Baş gösterme. Tezahür. Çıkma. Feveran. Patlak verme. Salgın. Patlama. Başlama. Ortaya çıkma (istenmeyen bir olay birdenbire). İsyan.
Outbreaking : Salgın. Patlak verme. Ortaya çıkma (istenmeyen bir olay birdenbire). Tezahür. Baş gösterme. Çıkma. Feveran. İsyan. Başlama. Patlama.
Outbreathe : Soluğu kesilmek. Soluğunu kesmek.
Outbred : Dış veya farklı soydan üremiş. Karşı döllenmiş. Yakın akraba olmayan farklı ebeveynden doğan soy veya dölüt.
Outbrave : Üstün gelmek. Cesurca karşı koymak. Daha cesur olmak.
İngilizce Outbreaks Türkçe anlamı, Outbreaks eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Outbreaks ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Outbreaking : Feveran. Patlama. Tezahür. Ortaya çıkma (istenmeyen bir olay birdenbire). Baş gösterme.
Epidemic : Genel. Salgın hastalık. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Epidemi. Kıran. Aynı zamanda çok büyük çapta bireyi etkileyen hastalık. epidemik. Belli bir coğrafik alandaki popülasyonda, rapor edilen yıllık vaka sayısı hızla artan hastalık durumu. Epidemik. Belli bir bölgede aynı anda birçok bireyde görülen hastalık, epidemik.
Recrudescence : Yeniden kötüleşme. Yeniden şiddetlenme. Açılma (yara). Yeniden olma. Nüksetme. Tekrarlama (medikal tıp terimi).
Coving : Kubbelenme. Kemer oluşturmak. Sundurma.
Eruption : İndifa. Coğrafya, veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır. Püskürme (yanardağ). Fışkırma. Püskürme. Yerin iç kesiminden gelen katı, sıvı ve gaz durumdaki kızgın özdeklerin bir yanardağ ağzından yeryüzüne çıkması. İsilik. Patlama. Erüpsiyon. Kızamık vb dökme.
Insurgent : Baş kaldıran. Asi. İsyancı. Kafa tutan. Direnişçi. İhtilalci. Ayaklanan. Başkaldıran.
Rebellion : Başkaldırma. Başkaldırı. Hükümet otoritesine karşı gelme. Baş kaldırma. Ayaklanma. Asilik.
Annotation : Not. Kamulaştırılması kararlaştırılan toprakların başka amaçlarla kullanılmasını, vurgunculuğa konu yapılmasını önlemek ve genel olarak taşınmazlar üzerinde başkalarının olan hakları belirtmek amacıyla, bu durumun, tapu kütüğüne işlenmesi. Şerh. Notlarla açıklama. Haşiye. Dipnot. Bilgi notu. Yorum.
Breakout : Firar. Hapisten kaçma. Toplu kaçış. Çıkış yakalama.
Bow window : Kavisli pencere. Kavisli çıkma pencere. Cumba. Kavisli cumba.
Outbreaks synonyms : occurrent, commencing, balconies, establishing a foothold, commencement, eruptions, corbeling, irruption, cantilevering, cantilevers, insurgencies, outburst, munity, initation, epidemics, mutinying, insurgence, inceptive, outbursts, balcony, epidemical, ingoing, corbel, endlessness, beginning, corbels, cantilever, initialisations, caret, insurrections, mutinied, outbreak, commencements.

Bu kısımda Outbreaks kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Outbreaks ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Outbreaks anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Outbreaks ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.