Outswim türkçesi Outswim nedir

  • Yüzme konusunda daha iyi olmak.
  • -den daha hızlı yüzmek.
  • - den daha iyi yüzmek.

Outswim ingilizcede ne demek, Outswim nerede nasıl kullanılır?

Outswimming : Yüzme konusunda daha iyi olmak. -den daha hızlı yüzmek. - den daha iyi yüzmek.

Outswims : - den daha iyi yüzmek. -den daha hızlı yüzmek. Yüzme konusunda daha iyi olmak.

Outswam : Yüzme konusunda daha iyi olmak. - den daha iyi yüzmek. -den daha hızlı yüzmek.

Outswum : - den daha iyi yüzmek. Yüzme konusunda daha iyi olmak. -den daha hızlı yüzmek.

All the ins and outs of : Her yer. Tüm ayrıntılar (bir konunun veya işin). Her yeri (bir yerin). Girdisi çıktısı. Her tarafı (bir yerin). Her taraf.

Page outs : Giden sayfa.

The outs : Muhalefet. Muhalifler. Filmin son versiyonundan çıkarılmış bölümler.

Outs : Genellikle hata nedeniyle kayıttan çıkarılan bölümler. Bir kurgu sonunda geriye kalan film parçaları. Kırpıntı (film). Son aşamada dahil edilmeyen kısımlar (kaydın son versiyonundan çıkarılmış bölümler) (müzik, film ve televizyon terimi). Filmin son versiyonundan çıkarılmış bölümler. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

On the outs : Araları limoni. Araları şekerrenk.

Throw outs : Çöp atmak. Kovmak. Ortaya atmak. Çıkarmak. Fırlatıp atmak. Kapı dışarı etmek. Rahatlıkla söyleyivermek. Söylemek. Dışarı atmak. Reddetmek.

 

İngilizce Outswim Türkçe anlamı, Outswim eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Outswim ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Crush : İzdiham oluşturmak. Aptalca aşk. Sıkma meyve suyu. Sıkışıp tepişmek. İzdiham. Sıkmak. Zulmetmek. Abayı yakma. Kırılmak. Sıkıştırarak ezmek.

Outgo : Gider. Yenmek. Üstün gelmek. Sarfiyat. Geçmek. Masraf. Harcama. Aşmak.

Trounce : Azarlamak. Fırça atmak. Dayak atmak. Cezalandırmak. Bozguna uğratmak. Paylamak. Sopa çekmek. Pataklamak. Büyük bir yenilgiye uğratmak. Yenmek.

Beat out : Dövmek. Çalmak (tamtam vb.). Ritim tutmak. Çekiçlemek. Vura vura söndürmek.

Circumvent : Yana kaçmak. -den kaçmak. Bozmak. Atlatmak. Açığını yakalamak. Tuzağa düşürmek. Çevresini sarmak. Kurtulmak. Yenmek. Tekerine çomak sokmak.

Outperform : Geçmek. Daha iyi oynamak. Daha iyi çalmak. Üstün olmak. Aşmak. Daha iyi yapmak.

Outsmart : Hakkından gelmek. Daha akıllıca davranmak. Kurnazlıkla üstesinden gelmek. Zekice yenmek. Altetmek. Zekası ile altetmek. Yenmek. Zekası ile alt etmek. Kurnazlıkla yenmek.

Shell : Yarış sandalı. Topçu mermisi. Katman. Ayıklamak. Bina iskeleti. Topa tutmak. Kabuğunu çıkarmak. Koçanından ayırmak (kurumuş mısır tanelerini). Bir hayvanın, meyvenin, bazı yumurtaların, kalkerli, silisli, keratinsi ya da kitinli sert dış örtüsü. kavkı. Bilgisayar, biyoloji, fizik, kimya, nükleer enerji alanlarında kullanılır.

Outdo : Geçmek. -i geçmek. Yenmek. Üstün gelmek. -i bastırmak. -den üstün olmak. -i çok geride bırakmak. Üstün olmak. Fark atmak. Bastırmak.

Vanquish : Hakkından gelmek. Yenilgiye uğratmak. Mağlubiyete uğratmak. Mağlup etmek. Haklamak. Yenmek. Kırmak (kibir).

Outswim synonyms : outmatch, surmount, surpass, outstrip, exceed, outfox, overreach, beat.